Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et
Alt 10-04-2008   #1
Profil Bilgileri
mum
Reklam
www.mumsema.com
Standart Zevk Nedir, Niçin Verilmiş?



ZEVK NEDİR, NİÇİN VERİLMİŞ?

Diyorlar ki: Dünyaya bir kere gelinir Sonun başlangıcı yok-tur Gülün, eğlenin, bir yıldırım hızıyla geçen ömrünüzü zevk ve safa ile geçirin îman, âhiret, ibâdet, helâl, haram, ölüm gibi size sorumluluğunuzu hatırlatacak ve zevklerinizi kısıtlayacak kavramları düşünmeyin Siz bir kelebek kadar hür ve kayıtsız olmalısınız "İç bade, güzel sev, var ise aklü şuurun Dünya var imiş, ya ki yok imiş ne umurun"
Bu bir hayat felsefesidir ve adına Hedonizm denir Dilimiz-de "Hazcılık" veya "Zevkçilik" diye ifade edilebilir Kökleri Eski Yunan'a kadar gider İlk filozofu Epikür'dür Felsefe tarihleri, her ne kadar Epikür'e "İlk" diyorlarsa da, bu beni tat-min etmiyor Kanaatime göre ilki şeytan, ikincisi nefistir; Epikür, ancak üçüncü olabilir! Daha sonra bu fikirlerin bir benzerini Ömer Hayyam'da görüyoruz
Felsefe, Nedim'in, "Gülelim, eğlenelim, kâm alalım dün-yadan," mısrasıyla sloganlaşır Günümüzün maddeci toplumla-rı; zevk kıskacının kurbanı oldular Bu salgın hastalık, bazı şer odaklarının marifetiyle, vatanımızı hedef almış durumda Genç-lerimizin beyinleri, sözde sanatlarla yıkanıyor; şarkı sözleri-ne kulak verin, kâfi


Hedonizm, Bir Azınlık Felsefesidir


Evvelâ, Hedonizm'in içyüzü üstünde durmak istiyorum Bir sistemin kabul görmesi için, toplumun tamamına, yahut ekseri-yetine hitap etmesi gerekir Oysa Hazcılık, kısmî bir azınlığı içine alıp, çoğunluğu dışarıda bırakıyor Çünki, cemiyetin ekse-riyetini çocuklar, hastalar, fakirler, ihtiyarlar ve musibete uğra-yanlar teşkil ederler Dilediği gibi eğlenmek, her arzusunu tat-min etmek, her zevki tatmak, ancak belli bir gruba vergidir Hem genç olacak, hem sağlıklı, hem zengin ki, keyif peşinde koşabilsin Karnını doyuramayan fakire, ızdıraplar içinde inleyen hastaya, kabir kapısında ölümü bekleyen ihtiyara "Ye, iç, eğlen, keyfine bak," demek gülünç olmaz mı? Fakir, ancak bu dünyada tadamadığı lezzetlere, âhirette kavuşacağını düşünüp, ümit ederek teselli olabilir Hastalar, aczini anlayıp, Yaradan'ına dua etmekle huzura kavuşur
Beli bükülmüş, fâni zevklerden elini çekmek zorunda kalmış ihtiyarlar ise, ölümün yokluk olmadığını, ebedi bir âleme git-mek için vasıta olduğunu düşünmekle tarifsiz kederlerden kur-tulabilir
Şark tefekkürünün âbidelerinden olan Sadi'nin de dediği gi-bi; "insanlar bir vücudun azalarıdırlar" Organların karşılık-lı yardımlaşmalarıyla hayat devam eder Toplum hayatı da, fert-lerin dayanışmasına ve birbirleriyle müsbet mânada ilgilenmesi-ne bağlıdır
Akıl, kalb ve vicdan sahibi her insan, şâir hemcinslerine merhamet eder, etmelidir Çevresindeki kişilerin dertlerine, ke-derlerine, ızdıraplarına kayıtsız kalabilenler, insanî özelliklerini kaybedenlerdir
Ağlayan yetimlere, kıvranan açlara, inleyen hastalara ve titreyen ihtiyarlara rağmen zevkini düşünenlere, sadece ke-yif için yaşayanlara insan mı denir?

Zevkçi Anlayış, Çalışma Şevkini Öldürür, Aile Müessesesini Yıkar


Hazcılar, çalışmayı da sevmezler Kazanmak için ter dök-mek istemezler İş, zamandan ve keyiften fedakârlık etmeyi ge-rektirir Şu halde zevk için harcanacak parayı nerden temin ede-cekler? Şüphesiz saf ve masum insanların sırtından Bu sebeple, cemiyette zevkçilik arttıkça, vurgunculuk da çoğalıyor Bir yanda gayrimeşru kazancı meslek haline getirenler, diğer yanda çalıştığı halde yeterince kazanamayanlar Dünya, zâlim asalak-larla, mazlum vatandaşların dünyası
Zevk, gaye olalı, aile müessesesi zayıfladı Çünki, cemiye-tin çekirdeği olan aile, ancak fedakârlıklarla ayakta durabi-lir Kadını, "yasak zevklerin aracı" kabul eden zihniyet, "şefkat kahramanı anayı" tanımaz Çocuk ise, keyif aracı olan parayı paylaşarak azaltan düşmandır; doğmadan öldürülmeli Yaşasın nüfus plânlaması!
Aşiretleri devlet yapanlar, kahramanlardır Esir milletleri, efendi haline getirenler, ideal adamlarıdır Ölüm uykusuna yat-mış cemiyetleri ayaklandıran, coşturan ve yüce hedeflere koştu-ranlar, alperenlerdir Şahsî arzuları peşinde sürüklenenler kahraman olamazlar Sefahat döşeğine rahat için yatanlar, fedakârlık edemezler Benciller, ölüme gülümseyen, mânâ için yaşayıp, dâva için ölenleri anlayamazlar Bunlardan meydana gelen toplum, içinden çürümüştür
Hayatın gayesini zevk zannedenlerin beyinleri, mideleri-ne inmiştir Maddî zevkten başka zevklerin de olabileceğine ihtimal vermezler Açı doyurmanın, yetimi okşamanın, düşküne yardım etmenin hazzına yabancıdırlar Gürültülü müzikten, ka-sıkları patlatan komediden, şehvet kokan edebiyattan hoşlanır-lar Ömürleri, yeni zevkleri hayâl etmekle geçer Zevkin sınırı yoktur Tekrarlanan hazlar, tad vermez olur O zaman yeni ve değişik zevklerin peşine düşerler Bulamayınca, sıra aklı uyut-maya gelir Yeni dostları afyon, eroin ve alkoldür artık Uyuyan, uyuşan ve sızan bir cemiyet ortaya çıkar Böyle bir toplum, dostu düşmandan ayırt edemez Hürriyet kapısı kapanmaya, esaret kapısı açılmaya başlar Ruhun cüzzamı olan bu korkunç hastalığa yakalananlar, manen ölüdürler Ölülerse, mülklerini koruyamazlar İşte bunun için materyalist dış odaklar ve onların içerdeki kuklaları, zevki ve hazzı gaye olarak gösteriyorlar!

Zevk, Niçin Verilmiş?


Zevk nedir? Zevk, vasıtadır Ferdî hayatın ve neslin devamı için yaratılmıştır Yiyeceklerde zevk olmasaydı, yemek yemek bir azap olurdu Yiyemez, içemez ve zarurî ihtiyacımız olan gı-daları alamazdık Hayat devam etmezdi Keza, evlilikte lezzet olmasaydı, aileler kuramaz, çoğalamaz, yeryüzünü şenlendiremezdik İnsan nesli kesilirdi Halbuki biz, îman ve ibâdet için yaratıldık Bu yüce vazifeleri yapmak için yaşamalı, neslimizi devam ettirmeliyiz Yanlış olan, vâsıtayı gaye yerine koymaktır Zevk için yaşayanlar, eşeğini doyurup, kendisi açlıktan ölenlere benzerler
Zevk ve lezzetin yaratılmasındaki bir hikmet de şudur: Biz bu dünyaya bir imtihan için gönderildik Burası ücret ve mükâfat yeri değildir Her pâdişâh gibi, şu dünya mülkünün mâliki olan Allah'ın da bazı emirleri ve yasakları var Haram zevkler de bu imtihanın bir parçası Bizden, meşru dairede kal-mamız isteniyor Hür bir irâdeyle yaratılmışız Helâl çizgisinde yaşayıp cenneti kazanmak da elimizde, haram zevklere kapılıp cehenneme gitmek de
Aslına bakarsanız, Allah'ı tanımayan, âhireti bilmeyen ve kulluk şuuruna ermeyen kişi, dünyada da mutlu olamaz Çünkü dünyanın lezzetleri geçicidir Zevkin bittiği yerde elem başlar Ölüme kadar sürer gider bu nöbet Hazların fâni olduğunu düşünmek bile, hayatı zindan etmeye yeter Hayattan tam zevk alanlar, ancak inananlardır Onlar bilirler ki, lezzetler geçici-dir, ama nimetleri veren Allah bakidir Tükenen nimetlerin devamını da yaratmaya muktedirdir Bu dünyada vermese bile, ebedî saadet yeri olan âhirette verebilir Şu halde lezzetin sonu-nu düşünüp kederlenmek manasızdır Evindeki bir sepet elma-nın biteceğini düşünerek üzülen fakir bir adam, öğrense ki, pa-dişah kendisini elmasız bırakmayacak, her ne zaman elması kal-masa o yine verecek, sevinir ve lezzetini tam alır


Akıl Yerinde Kullanılmazsa!


İnsanı hayvandan ayıran en mühim özellik, akıldır Fakat bu müstesna kabiliyet, yerinde kullanılmazsa belâ olur Çünkü, akıl sayesinde geçmişi ve geleceği düşünmek mümkündür İnanma-yan adam, geçip giden güzel günlerini hatırlayarak hayıflanır Gelecek zaman ise, meçhul tehlikelerle doludur Ölümü herşeyin sonu sanan için, mazi, bir yoklar ülkesidir İstikbâl ise, ken-disini yutacak bir ejderha ağzıdır Allah'a teslimiyeti olmadığı için, her olay ruhunu titretir Dış görünüşüne bakılırsa mutlu zannedilir, lâkin iç dünyası, acılarla cehenneme dönmüştür Oy-sa inanan kişi için ölüm yokluk değil, bir başlangıçtır Nuranî âhiret âlemine geçiş vasıtasıdır Gelecek ise, sonsuz merhamet sahibi olan Allah'ın emrindedir Dünya da, içindekiler de fani-dir, ama O daimîdir
Eğer insan bu dünyada ebediyyen kalacak olsaydı, belki zevkine gereğinden fazla önem verebilirdi Fakat yeryüzünde her an ölüm rüzgârları esiyor Çevremizde ölümlü hayatın kav-gasına şahit oluyoruz Her yaratıkta ölümün yüzünü görüyoruz Dün dalında gülümseyen çiçekler, bugün ayaklar altında Bahar ve yazın yeşil gelinleri olan ağaçlar, kışın kefenler içinde Mas-mavi göklerde serazat uçan kuşlardan artakalan, bir avuç tüy yumağı Elif gibi dik duran gençler, bir de bakıyoruz ki, dal gibi eğilmişler Zevk cilasıyla parlayan gözler toprakla doluyor Sevdiklerimiz bizi birer birer terkediyorlar Bütün yollar kabre çıkıyor Şeksiz şüphesiz biliyoruz ki, bizim de sonumuz ihtiyar-lık ve ölümdür Şu halde, hâkimiyet davasında hayattan hiç de geri kalmayan ölümün bizden bir isteği olmalı İşte, insa-nın en önde gelen meselesi budur ve hiç kimse bu gerçeğe ka-yıtsız kalamayacaktır Zevkperest, ölüm karşısında titrerken, müslüman rahattır Çünkü ölüm, toprağa girip çürümek değil, sevgili Peygamberine ve sair sevdiklerine kavuşmak demektir Başkalarını dehşete düşüren Azrail, güvenilir bir emanetçidir Ve onlar için cenaze merasimiyle, düğün alayı, aynı şeydir Gidiş Rahman ve Rahim'e olunca, kabir gülistana döner


Zevkçi Adamın Misali


Şu gelecek kıssa, zevk için yaşayanların hâlini ne güzel an-latıyor: Adamın biri seyahat ediyormuş Karşısına bir şahıs çık-mış ve onu evine davet etmiş Beraber gitmişler Seyyah bakmış ki, karşısında bir saray Şahane bağlar, bahçeler ve şadırvanlarla çevrili misafir odasına girmiş, orada geniş sofralarla karşılaş-mış Bazı adamlar saz çalıyor, bazı kadınlar ise şarkı söyleyip dans ediyorlarmış Oturmuş, güzel yemeklerden yemeye, şarap-lardan içmeye ve çevresindeki manzarayı seyretmeye başlamış Fakat o sırada yanına bir adam gelmiş ve "Sen de, yanında otu-ran diğer misafirler de, biraz sonra îdam edileceksiniz," demiş Adam araştırmış, bu sözün doğru olduğunu anlamış Kat'i kana-ati gelmiş ki, yemekten sonra öldürülecek Şimdi düşünelim: Acaba bu adam, hiçbir şey olmamış gibi, yeyip içmeye, gülüp eğlenmeye devam edebilir mi? Ölüm korkusu, lezzetleri acılaştırmaz mı? Bu şartlar altında hayattan zevk almaya imkân var mıdır? Asla! İşte dünya âşıklarının hâli budur
Hayatın gayesi zevk değildir, diyoruz Öyleyse niçin ya-ratıldık? Şimdi de bu sorunun cevabını arayalım:
"Çoklukta birlik" diye tarif edilen ahengin en mükemmelini kainatta görmekteyiz Her yaratık, kendisine düşen vazifeyi ek-siksiz olarak yerine getiriyor Cansızlar, hayata hizmet ediyor Hayatın en ulvîsi de insana verilmiş Hiç tereddüt etmeden di-yebiliriz ki, kâinat insan için çalışıyor Bitkiler hayvanların, hayvanlar ise insanların emrinde Her mahlûkun bir gayesi ol-duğuna göre, insan da bir maksat için yaratılmıştır Aksini dü-şünmek abes olur Şu halde bu nasıl bir gaye olmalı? Bu soru-nun cevabı, Rabbimizin kelâmıdır Bütün ilâhî kitaplar aynı noktaya parmak basarak diyorlar ki: Temel vazifeniz, sizi yok-tan var eden ve sayısız nimetlerle yaşatan Allah'ı tanıyıp, kulluk etmektir Sonsuz bir gençlik, ebedî bir saadet ve tükenmez zevkler isterseniz, O'nun emirlerine itaat edip, yasaklarından sa-kınınız Dünyanın zevkleri, aldatıcı seraba benzer Fâni lezzet-lerin cazibesine kapılarak gerçek hedefinizi unutursanız, azaba uğrayanlardan olursunuz İsyan ve küfür nankörlüktür
Misafir, ev sahibinin sözüne itaat etmelidir Kendisini yedi-ren, içiren, istirahatını temin eden zatı dinlemeyerek, içinden geleni yapan adam nankördür Vazifesi teşekkürken, misafirha-ne sahibini tanımak istemeyen misafir, kahra müstahaktır İşte, dünya misafirhanesine gelip de nimetlere mazhar olan, fakat Allah'ı bilmeyen kulun hâli bu misale benzer
Seyrettiğim bir bilim kurgu filmi, bana "Allah'a kul olmak," gerçeğini çok iyi anlatmıştı Nakletmek istiyorum: Zengin bir adam, robot üretmek için büyük bir fabrika kuruyor, milyarlarca lira para sarfediyor Gaye, onları bazı mühim işlerde çalıştır-mak Robotlar yapılıyor Her nasılsa, bazılarının kumanda ci-hazları bozuluyor Robotlar isyan ediyorlar İş yapmadıkları gi-bi zarar da veriyorlar Başıboş ve serserice yaşamak hevesine kapılıyorlar O zat, önce îkaz ediyor Durum düzelmeyince ro-botları feci şekilde tahrip ediyor O gelişmiş cihazları, biz insanlara benzetiyorum Kâinat fabrikası bizim için kuruldu Can-sız olsun canlı olsun bütün makinalar bize hizmet ediyor İbâdet gibi yüce bir gaye için yaratılmışız Nimetler, lezzetler ve zevk-lerle de imtihan olunuyoruz Bir hesap gününün bulunmadığını, ölümün yokluk olduğunu düşünmek abes olur Çünkü nice hik-metlerle yaratılan şu kâinat, boş yere çalışmış olur ki, bu durum abeslerin en büyüğüdür Şu halde, âhiret kurulacak, hesap günü gelecek Asîler ceza, inananlar da mükâfat görecek Kendi raha-tı için başkalarını vasıta yapanlar, er geç azaba duçar olacaklar


Nefsin İstekleri Ayrı, Ruhun İstekleri Ayrı


Yeri gelmişken bir konuya daha temas etmek istiyorum: Ba-tılı psikologlar, daima nefisle ruhu birbirine karıştırmak gi-bi affedilmez bir hataya düşüyorlar Pek tabiî, bizdeki tak-litçiler de aynı hatayı tekrar ediyorlar Sonuç, nefsin istekle-rini, sanki ruhun arzularıymiş gibi kabul etmek ve psikolo-jik sistemleri bu yanlış kabule dayandırmak oluyor İşte tav-siyeleri: "Hiçbir arzunuzu bastırmayın, içinize atmayın, bir an önce tatmin edin" Bu fikirler, kabul de görüyor Günahlar, ilmî kisvelere bürünerek meşrulaşıyor Böylece, azgın ihtiraslarına sınır koymayan "bilimsel sapıklar" ve "aydın zâlimler" ço-ğalıyor Zayıflar eziliyor, masumlar lekeleniyor, kuzular kurtla-ra peşkeş çekiliyor
Halbuki, ruh ayrı, nefis ayrı varlıklardır İkisi aynı kişide bu-lunmakla birlikte, mîzaçları taban tabana zıttır Birinin zevk al-dığından, diğeri tiksinir Nefis, kötülüklere meftundur Lügatinde "doymak" kelimesine yer yoktur Hep daha fazla-sını ister Şımarıktır, isyankârdır, yüzsüzdür Aldıkça daha çok kuvvetlenir Nihayet öyle bir raddeye gelir ki, insana "Hayatın gayesi zevktir," hükmünü verdirir Mesuliyetten kaçar Kaide-ler, yasaklar ve kanunlar, onun en sevmediği kavramlardır Dini ve ahlâkı da sırf bunun için sevmez Çünkü bunlar in-sana, başıboş olmadığını, hayvan gibi istediği yerde otlayamayacağını, ibâdet için yaratıldığını hatırlatır Ona, Allah'a isyanın nankörlük olduğunu söyler
Ruhun da kendine has gıdaları vardır O, ilimle olgunlaşır, ibâdetle teneffüs eder ve tefekkürle yücelere erer Yaratıklardaki harika sanatları görerek Rabbini düşünmek, muhatap olduğu nimetler için minnet duyarak şükretmek, en mühim gayesidir Bu yolla, geçmişin elemlerinden ve geleceğin endişelerinden kurtulur Teslimiyet ve tevekkülle huzura kavuşur Organlar, yaptıkları işe göre kıymet alırlar Sadece maddî zevkler için kullanılan kabiliyetler, değerlerini kaybederler Ruh, bu gerçeğin farkındadır Aklını ve diğer manevî cihazlarını midesine ve cinsî isteklerine hizmet ettirenlerin mutlu olmaları kabil mi-dir? Efendilerin uşaklara köle olduğu yerde, saadetten bah-sedilebilir mi?


Zevkçiliğin Sonu


Hazcılığın sonu Pesimizm, yâni karamsarlık felsefesidir Çünkü, "Devam etmeyen şeyde lezzet yoktur" Dünya ni-metlerinin ve kendisinin fâni olduğunu bilen insanın mesut ol-ması mümkün müdür? Aklı uyuşturan maddelerin sefahat top-lumlarında çoğalması da bu hakikati gösterir Yine, maddî hazlara doymuş Batı cemiyetlerinde intihar olayları daha çok görü-lüyor ki, bu durum, mutlu olamadıklarının en açık delilidir Me-sut bir insan niçin aklını uyutsun ve niye intihar etsin!
Şuna hep inanmışımdır; eğer zevkine düşkün olanlar, cen-netteki lezzetlere şüphesiz inansalar, herkesten ziyade ibâdetle meşgul olurlardı Çünkü her hazzın aslı oradadır Dünya zevkleri ise, bir gölgeden ibarettir Hedonistlere şunu söylemek isterdim: Zevk ve safa içinde sonsuza kadar yaşa-mak mı istiyorsunuz, hiç durmayınız; îman ab-ı hayatından ve ibâdet şerbetinden içiniz Yarın çok geç olabilir Öbür güne ise hiç güvenmeyiniz
Sözün kısası, "Hakiki zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet, yalnız îmandadır ve îman hakikatları dairesinde bulunur" Bundan dolayı zevk ve saadet is-teyenlere söylenecek söz şudur: "Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı îman ile hayatlandırınız ve ferâizle zinetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz"


Ömer Sevinçgül, Merak Ettiklerimiz, Cihan Yayınları, İstanbul 1998: 343

 

mum is online now  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Cevapla
Tags: , , ,




Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap son Mesaj
namaz nedir ve niçin kılınır Hakan Namaz 1 31-10-2008 16:01
sınavlarda verilmiş süper cvplar RAP Çİ KIZ Komik Şeyler (Yazı Eklenebilir) 3 04-10-2008 03:21
yazılı avatarlar(verilmiş olabilir) mynq Avatar Cenneti 2 16-02-2008 17:17
TV Yarışmalarında Verilmiş İlginç Cevaplar galatasarayy Komik Şeyler (Yazı Eklenebilir) 3 03-07-2007 17:38
Erime efekti verilmiş resimler elifizmir Wallpaper / Resim 0 27-04-2007 11:52

Saat 21:41.

Web Site Ekle Pagerank Toplist Netfrm Frmalev Mumsema Frmacil Dantel Derya Modeller Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446