| |||||||
| Forum Kuralları | İletiler | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| | #1 |
| Bir ayet-i kerimede Cenab-ı Hak, Efendimize(SAV) hitaben, “Kullarım Beni senden soracak olurlarsa, bilsinler ki Ben pek yakınım”(1) buyuruyor Bununla ilgili başka bir ayet-i kerimede ise şöyle buyruluyor: “İnsanı Biz yarattık Onun için, nefsinin kendisine neler fısıldadığını, neler telkin ettiğini de Biz pek iyi biliriz Çünkü Biz ona şahdamarından daha yakınız ”(2)Bu ayetlerden de anlaşılacağı gibi Cenab-ı Hak, her an her yerde hazırdır ve kullarını görüp gözetmektedir İnsanlara çok yakındır Fakat mekândan münezzeh, yani hiçbir mekânda değildir Bu gerçek pek çok insanın kafasını kurcalıyor Akla, “Allah nasıl hem her yerde, hem de mekândan münezzeh olabiliyor? Allah insana yakın olduğu halde, insanın Allah’a uzak olması ne demektir?” gibi sorular getiriyor![]() İlim ilerledikçe bu tür soruları cevaplandırmak daha da kolaylaşıyor Çünkü günümüzde bir şeyin çok yerde bulunmasının pek çok misallerine şahit olabiliyoruz Mesela televizyonu ele alalım Haber spikeri stüdyoda olduğu halde televizyon vasıtasıyla televizyon olan her evde sesi ve görüntüsüyle hazır bulunmaktadır![]() Bir diğer misal: Bir cisim, çevresinde bulunan birçok ayna içerisinde aynı anda görünebilir Ayna adedi arttıkça, aynadaki görüntüler de artacaktır Cisim bir iken binler hükmüne geçebilecektir Mesela gökyüzünde asılı olan kandilimiz, ısı ve ışık kaynağımız olan güneş bir olduğu halde yeryüzünde bulunan milyarlarca, parlak ve şeffaf eşyada, hatta su damlacıklarında ışığı ve ısısıyla, yedi rengiyle bulunabiliyor Güneş bir tek ve milyonlarca kilometre uzakta iken, ısı ve ışığıyla bize çok yakın olabilmekte ve yansıdığı şeylerde milyarlarca hükmüne geçebilmektedir![]() Madem güneş gibi aciz ve hizmetçi olan bir yaratık ısı, ışık ve yansımasıyla pek çok yerde bulunabiliyor ve az bir iradeyle pek çok işleri yapabiliyor Acaba madde olmaktan uzak ve yüce, kayıt altına girmeyen ve bütün ışık saçan şeyleri ışıklandıran Zat, irade, ilim, kudret, rahmet ve diğer isimleriyle, sıfatlarıyla her yerde hazır olamaz mı? Kullarını her an görüp gözetemez mi? O’nun ilim, kudret ve rahmeti haricinde en küçük bir şey düşünülebilir mi? Evet, Allah ilmiyle en gizli ve yardıma muhtaç olan şeyleri biliyor, rahmet ve kudretiyle onların imdadına koşuyor Rahman, Rahim ve Rezzak isimleriyle bütün yaratıklarının yanında bulunan Allah rızklarını yetiştirdiği gibi, Şafi ismiyle de dertlilere şifa dağıtıyor![]() Allah her şeye çok yakın olduğu halde, her şey O’ndan sonsuz uzaktır Nasıl güneş madde olmayan yansıması vasıtasıyla, nuru, ısı ve ışığıyla insana göz bebeğinden daha yakın olduğu halde, insan madde ile bağımlı olduğundan güneşe gayet uzaktır İnsanın güneşe yakın olabilmesi çok bağlardan sıyrılıp milyonlarca kilometre yol kat etmesi gerekir Bunun gibi Allah da insana yakındır, fakat insan Allah’a son derece uzaktır (3)(alıntı)
| |
| |
| Dantel | Mumsema | Frmacil |
| | #2 |
| | Allah’ı niçin göremiyoruz? Allah’ı göremeyişimizin pek çok sebebi vardır Bunları dört madde halinde özetlemek mümkündür:1 Yaratılış kapasitemizin Allah’ı görebilecek bir güçte olmaması,2 Allahu Teâlâ’nın benzer ve zıddının olmaması,3 Zuhurunun şiddetinden gizlenmesi,4 İmtihan dünyasının böyle gerektirmesi![]() Şimdi bu maddeleri kısaca açmaya çalışalım: Yaratılış kapasitemiz, Allah’ı görebilecek bir güçte değil Görme, ihâta yani her şeyiyle kuşatma, içine alma meselesidir Meselâ, vücudumuzda mikroplar vardır Hatta dişimizin dibinde belki bir kaç milyon bakteri bulunur Bunlar kendi ellerindeki imkân ve aletlerle, dişimizi yontmaya, yıpratmaya, aşındırmaya çalışırlar Halbuki biz, ne bunların gürültüsünü duyarız, ne de mevcudiyetlerinden haberdarızdır Onlar da tamamıyla bizi göremez ve hele katiyyen ihâta edemezler Esasen, onların insanı görüp tam ihâta edebilmeleri için, onun dışında ve tamamen müstakil olmaları ve aynı zamanda onu görebilecekleri teleskop gibi bir göze sahip bulunmaları lâzımdır Demek ki, ihâta edemeyişleri görmelerine mâni oluyor Onlar ise, o anda neyin karşısında bulunuyorlarsa ancak onu görüyorlar![]() Mikro âlemdeki bu misâle benzer bir misâl de, makro âlemden verelim Bulunduğumuz noktadan dünyanın en gelişmiş teleskopuyla gökyüzüne baksak bile kâinatın çok küçük bir kısmını görebiliriz Çünkü kâinat o kadar büyüktür ki, en gelişmiş teleskoplar bile onun çok küçük bir bölümünü gösterebilmektedir Dolayısıyla biz, bu durumda kâinatın idâresini, umumi şeklini, muhtevâsını ve mâhiyetini göremeyecek ve idrâk edemeyeceğiz Çünkü, mikro âlemde olduğu gibi, makro âlemde de tam bir ihâtaya sahip değiliz Bir de, Allah’ı düşünelim Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: “Allah’ın kürsisine nisbeten, bütün âlemler çöle atılmış bir halka gibidir ”(1) Bu büyüklük ve azamet, insanın başını döndürecek keyfiyettedir Şimdi, kâinatlara nisbeten mikroskobik bir hüviyetde olan bizlerin, bütün âlemleri anlayabilme iddiamız, nasıl abes bir iş ise, aynen bunun gibi bütün mekânlar Rabbimize nisbeten mikroskobik bir varlık hâline gelen; Arş-ı A’zam’ı anlama gayretimiz de o derece abes bir iştir Kaldı ki, Arş-ı Âzam da ancak, Allah’ın emirlerinin icrâ yeridir Böyle olunca, Allah nasıl ihata edilip kavranabilir ki?![]() ![]() Onun için Kur’an-ı Kerim’de “O’nu gözler ihata edemez; O (nun ilmi) ise bütün gözleri ihâta eder ”(2) buyurulmaktadır Evet, gözler O’nu idrâk ve ihâta edemez Görmek için ihâta lâzımdır (3)Benzer ve zıddının olmaması Allah’ı göremeyişimizin ve idrak edemeyişimizin diğer önemli bir sebebi de, Allah’ın benzer ve zıddının olmayışıdır Biz varlıkta neyi görüyor ve neyi biliyorsak, bu, onların benzerlerinin ve zıtlarının varlığı sebebiyledir Meselâ, bizler, soğuk olmasaydı, sıcağın, acı olmasaydı tatlının, ışık olmasaydı karanlığın ne demek olduğunu asla bilemezdik Ve yine biz insanlar, hiç görmediğimiz bir şey bize anlatıldığı zaman anlatana “Yani nasıl, neye benziyor?” gibi sorular yönelterek, anlatılan şeyin mahiyeti hakkında ipuçları elde etmeye çalışırız![]() Bütün bunlar gösteriyor ki, insanların eşyayı tanıyabilmesinin iki yolu vardır Bunlardan birincisi, bilmediğimiz ve görmediğimiz bir şeyi benzerlerinden hareketle tanımaya çalışmak; diğeri ise, daha önce görmediğimiz ve bilmediğimiz bir şeyi zıddından hareket etmek suretiyle anlamaya çalışmaktır![]() İşte bunun içindir ki, biz insanların Allah’ı kavrayabilmesi mümkün değildir Çünkü O’nun varlıkta ne bir benzeri ne de bir zıddı vardır Nitekim Cenab-ı Hak da kendisini bize İhlâs suresinde böyle tanıtır Başka bir ayette ise şöyle buyrulur: “Onun benzeri hiçbir şey yoktur ”(4)Zuhurunun şiddetinden gizlenmesi Allah’ı göremeyiz, çünkü O, zuhurunun şiddetinden gizlenmiştir Bunun ne demek olduğunu güneş örneğiyle anlamaya çalışalım: Eğer güneşi bütün gökyüzünü kuşatacak, dünyanın dört bir yanına ışıklarını verecek derecede büyütmek mümkün olsaydı, artık onu görmemiz mümkün olmazdı Çünkü güneşin sürekliliğiyle, gece ortadan kalkıp her an gündüz olacağı için, güneşin ne olduğunu bilmemiz, ışıktan söz etmemiz de mümkün olmayacaktı Hem güneş, hem de ışığı, zuhurunun şiddetinden (yani varlığını an be an ve yoğun bir biçimde göstermiş olması sebebiyle dikkatlerden kaçıp) gizlenmiş olacaktı![]() Tasarrufu dışında bir anın dahi düşünülemeyeceği Allah da, varlığını kâinatta kesintisiz olarak her an, her saniye, hayat, ilim, rahmet, irade ve kudret gibi sıfatlarıyla öyle şiddetli hissettirmektedir ki, varlığı, -gaflet sahiplerinin nazarında- düşünülemez ve hatıra getirilemez oluyor ![]() İmtihan dünyasının böyle gerektirmesi Allah’ı göremeyişimizin diğer bir önemli sebebi de, bu dünyanın imtihan dünyası olmasıdır Şayet Allah bizi -mevcut yapımızdan farklı olarak- kendisini görüp seyredebilecek bir kıvamda yaratmış olsaydı, o zaman imtihan sırrı bozulmuş olurdu Şöyle ki, herkes -O’nu baş gözleriyle göreceği için- istisnasız imana gelirdi, o zaman da imtihandan maksat hâsıl olmazdı Bu, imtihan yapan bir öğretmenin, soruları sorduktan sonra cevabını yazdırmasına benzerdi Maksat inananla inanmayanın, iyiyle kötünün ortaya çıkması değil midir? Bu itibarla, Allah, imtihanın gereği olarak kendisini, baş gözlerimizden gizlemiş, ama yarattığı eserlerle, yani kâinat fuarında sergilediği sanat eserleriyle ve gönderdiği kitap ve peygamberlerle varlığını akıl gözlerimize göstermiştir O halde -okuyup incelemesi için- önüne serilmiş bulunan eserlere bakıp sanatkârını görebilen ve de bu eserlerin var ediliş gayesini açıklayan rehberlere/peygamberlere kulak verenler imtihanı kazanacak, göremeyen veya görmek istemeyenler ise imtihanı kaybedeceklerdir![]() KAYNAKLAR 1-Tecrid-i Sarih, 9/7 ![]() 2-En’am, 103 ![]() 3-M Fethullah Gülen, Asrın Getirdiği Tereddütler, 1/26-27![]() 4-Şûra, 42/11 ![]()
|
| |
| | #3 |
| | Dini sağlam Müslüman kardeşlerimizden tek ricam bu ve buna benzer konuları tartışma konusu aman ha tartışma konusu haline gelmesin Zira O'nun varlığı nerde olduğu konusunda tartışma olmaz![]() Allah hepimizi Şefaatiyle Cennetine kabul etsin inşallah ![]()
|
| |
| | #4 |
| | evt kardeş haklısın inş kabul eder![]()
|
| |
| | #5 | |||||||||||||||||||||||
| |
![]() amin![]() sadece bilgilenelim diye koydum sakın tartışmayalım arkadaşlar okuyup öğlenerim inş ![]() uyardın için Allah razı olsun kardeşim ![]()
| |||||||||||||||||||||||
| |
| | #6 |
| | Allah Razı Olsun ftm11
|
| |
| | #7 |
| | amin ![]() ![]() cümlemizden fecr
|
| |
| | #8 |
| | Sizce tartışma nedir ? Yanlış düşünüyorsunuz İnsanı Allah yarattı Aklı ona Allah verdi Önümüze gelen bir nesneyi bir varlığı anlamak için tutaruz dokunuruz ,görürüz ve bu hislerden yararlanarak düşünürüz Bu düşündüklerimizi yanımızdakilerle paylaşırız Yanımızdakilerde düşünür ve paylaşır ve bir iken bilgi bin olur Bir konuyu anlamak için sormak gerek sen şöyle dedin böyle düşünsek, şu sonuç çıkıyor diye fikir mübadelesi yapılır Konu daha iyi anlaşılır Veyahut konuyu anlatanın iyi bir şekilde anlatamadığı ortaya çıkar Tartışmak tartmaktan gelir Fikirler düşünceler tartılır en iyi şekilde idrak edilir Siz diyorsunuz ki bilgi var okuyalım kabul edelim Hayır Böyle olmaz Allah ın verdiği aklı Allah ı idrak etmek için de kullanmalıyız Bu alıntı RNK dan alınmış Ben burayı daha önce de okudum düşündüm aklıma gelen soruları sordum ALLAH bir dir diyorsak bunu Sorgulamalı düşünmeli ve idrak etmeliyiz Sadece inandım demek İmanın alçak mertebelerindendir Sizin haklı olduğunuz kısım şu insanlarımız tartışmasınıda bilmiyor malesef inat etmek üstünlük kurmak olarak alğılıyorlar tartışmayı ![]()
|
| |
| | #9 | |||||||||||||||||||||||
| |
kardeşim kimsenin tartıştı yok ben yannız bilgilenirim koydum daha öncede cvpında bildirdim düşüncene saygı duyuyorum okuyalım bilginelim ![]()
| |||||||||||||||||||||||
| |
![]() |
| Tags: allah, heryerde, nasil |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | son Mesaj |
| Allah Nasıl Misafir Edilir? | Kobe23 | Dini Sohbet | 1 | 11-10-2008 00:03 |
| Cinlerin şerrinden Allah’a sığınma nasıl olmalıdır? | mum | Sorular ve Cevaplar | 0 | 05-10-2008 11:04 |
| Allah Dostları Ramazanı Nasıl Yaşıyorlardı ? | Kobe23 | Oruç | 4 | 29-08-2008 17:31 |
| Bir olan Allah aynı anda her şeyi nasıl bilir ve yapar? | Kadir | Sorular ve Cevaplar | 0 | 05-07-2008 15:25 |
| Aşk Heryerde.. | Gönülce | Aşk Resimleri | 6 | 26-07-2007 18:53 |