| |||||||
| Forum Kuralları | İletiler | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| | #1 |
![]() Rabbinizden olan bir mağfirete ve cennete (kavuşmak için) 'çaba gösterip-yarışın,' ki (o cennet) genişliği gök ile yerin genişliği gibi olup Allah'a ve Resûlü�ne iman edenler için hazırlanmıştırBirçok kimsenin hayalinde cennet, bulutların içinde, bir sis perdesinin ardında, beyaz rengin hakim olduğu, aydınlık, fakat puslu bir rüyalar alemidir Cennete girmeye hak kazanan insanlar ise yüzlerinde saf bir tebessüm ve uykulu gözlerle bulutların üstünde uçuşan ve bununla mutlu olan insanlardır Bazı kişilere göre ise yalnızca yeşilliğin, kırların ve çayırların bulunduğu, kuzuların otladığı, insanların ağaçların altında oturup önlerinden akan dereleri seyrettikleri yeşilliklerdir Bu cahilce anlayışa göre cennet, her ne kadar huzurlu, sakin, güvenli de olsa, sonsuz bir hayat düşünüldüğünde monoton ve sıkıcı bir yer olarak düşünülmektedir Bu kavrayış yetersizliğinin en önemli sebebi, kişinin Kuran'da anlatılan gerçeklerden ve Kuran'ın müminlere kazandırdığı akıl ve ferasetten yoksun olmasıdır Hem bilmeyen hem de akledemeyen bir insan ise, kuşkusuz konuları derinliğine düşünemez, birtakım incelikleri kavrayamaz, gerekli bağlantıları zihninde kuramaz Sonuçta da sağlıklı ve gerçekçi değerlendirmeler yapamaz Dolayısıyla dünyevi konularda olduğu gibi, ahiretle ilgili konularda da, Kuran ayetlerini bilmeyen ve müminlere has akletme kabiliyetine sahip olmayan gaflet ehlinin zihnindeki cennet anlayışı yukarıda verdiğimiz örneklerin ötesine geçemez Elbette böyle puslu ve Kuran'da bildirilen gerçeklerden uzak bir ahiret anlayışı, Kuran'da kastedilen "ahirete iman"a benzememektedir Dikkat edilirse bu çarpık inanca sahip olanları inkarcı değil, "gaflet ehli" olarak tanımladık Çünkü inkarcının zaten, çarpık veya normal herhangi bir ahiret inancı yoktur Gafletteki insan ise kendini Müslüman olarak görebilir Ahiretin, cennetin, cehennemin varlığını da hiç düşünmeden, çevresinden duyduğu şekliyle kabul edebilir Fakat böyle bir iman, Kurani bir bilinç, sağlam bir tefekkür ve manevi bir derinliğe dayanmadığı için ufak bir farklı düşünce, fitne, vesvese ya da şüphede sarsılıp, kolaylıkla yıkılabilir Müslümanlığı bir namus meselesi veya bir ulus ya da aile geleneği şeklinde algılayan ve kendilerini inançlı bir insan olarak gören pek çok kimsenin durumu da bundan farklı değildir Ayetlerde bu sapkın anlayışa sahip insanlar hakkında pek çok örnekler verilmiştir Bu tür kimseler,Kuran'da "kesin bilgiyle inanmayanlar", "Allah'a bir ucundan kulluk edenler" ve "kalplerinde hastalık olanlar" şeklinde tanımlanırlar İnkarın insanlar arasında yaygınlaşmasını ve Kuran'da anlatılan gerçeklerden uzaklaşmalarını arzu eden bir kısım inkarcılar da, toplumda yaygın olan bu tür çarpık ahiret anlayışlarını, özellikle de cennet hakkındaki ilkel bakış açılarını derleyip, din ve Müslümanlar aleyhinde kullanırlar Bu kişiler kıyamet, cennet, cehennem gibi konuları, toplum içinde yaygın olan kanaatler doğrultusunda, ilkel ve batıl kalıplara sokarak bir alay ve eğlence konusu haline getirirler İnsanları Kuran ahlakından uzaklaştırmak için Müslümanları, sonsuz hayatları için yukarıda tarif ettiğimiz şekilde bir cennet beklentisiyle mutlu olan küçük ve basit zevklere sahip, estetik, sanat, zenginlik, ihtişam, teknoloji, konfor, refah, lüks gibi kavramlardan habersiz, yeme, içme, cinsellik, giyinme, eğlenme gibi konulardaki zevkleri belli sınırlarda olan dar kalıpları aşamayan, geri kalmış kimseler olarak lanse ederler Bu suretle insanları İslam'dan ve Müslümanlardan mümkün olduğunca soğutmaya çalışırlar Halbuki bu düşünceler, toplum içinde hakim olan yanlış anlayışlara, geleneklerden gelen çarpık düşünceleri yansıtmaktadır Çünkü Allah'ın Kuran'da inanan kullarına vaat ettiği cennet, insan aklının kavramakta zorlanacağı bir güzelliğe sahiptir Kitabın ilerleyen bölümlerinde de Kuran ayetleri doğrultusunda inceleyeceğimiz gibi, cennet inkarcıların bu yakıştırmalarından çok uzaktır Ahiret de, inkar edenlerin zihinlerinde canlandırdıkları ve kendi akılsızlıklıklarının ürünü olan ilkel düşüncelerinin çok ötesindedir Ancak asıl önemli olan Allah'ın varlığına ve ahiret gününe iman ettiklerini söyleyip, inkar edenlerinkine benzer cennet, cehennem ve ahiret anlayışlarına sahip insanların varlığıdır Şu iyice bilinmelidir ki, Kuran'dan habersiz, kulaktan dolma, "atalarından gördüğü" bir dine uyan kimsenin dini ne kadar bu gerçeği kendine kondurmak istemese de gerçek İslam dini değildir İnsanların ürettikleri, yıllardan beri süregelen çarpık düşüncelerin şekillendirdiği farklı bir dindir ve bu din de İslam aleyhinde propaganda yürüten inkarcılar tarafından Müslümanların aleyhinde kullanılmaktadır Bu dini gerçek İslam gibi göstererek, İslam'a yönelik asılsız iddialarda ve saldırılarda bulunmaktadırlar![]() Cennet dünyaya çeşitli yönlerden benzemekle birlikte dünyanın kat kat daha üstün kusursuz ve eksiksiz olanıdır Üstelik ölümden sonra insanı bekleyen iki sonuçtan biridir ve hiç şüphesiz bunun elde edilmesi için büyük bir uğraş gerekmektedir O halde kişinin yapması gereken, samimi bir kalple Rabbine teslim olması, sahip olduğu tüm batıl inançları terk edip Kuran ayetlerini eksiksizce yaşaması ve tüm hayatını Allah'ın razı olacağı şekilde geçirmeye çalışmasıdır Aynı zamanda cennetin varlığı ile ilgili düşüncelerini de iyice netleştirmeli ve Kuran ayetlerinde cennet hakkında bildirilen doğru bilgileri bir an önce öğrenmelidir![]()
| |
| |
| Dantel | Mumsema | Frmacil |
| | #2 |
| | Nimet ve Bolluk Kitabın ilerleyen bölümlerinde Kuran'da tarif edilen cenneti inceleyecek, ayetlerde yapılan tasvirlerden yola çıkarak, bu muhteşem mekanı kavrayabildiğimiz kadarıyla gözümüzde canlandırmaya çalışacağız Ancak bundan önce değinilmesi gereken bazı önemli noktalar var Cennet konusundaki bazı yanlış inanışlar ve izlenimler birçok insanın aklında ya da bilinçaltında bu konuya doğru bakmalarını önleyen engeller oluşturmuş durumda Bu engeller nedeniyle, asıl anlamlarından saptırılmış bazı temel İslami kavramları Kuran'a göre yeniden tarif etmek gerekiyor Burada bu amaçla yapılması gereken ilk iş, nimet ve sefahat kavramlarını birbirinden ayırt etmektir ![]() İlerleyen sayfalarda, Kuran'da tarif edilen cennetin son derece "lüks" ve ihtişamlı bir mekan olduğunu göreceğiz İçinde yaşanan hayatın, olabilecek en konforlu, en göz alıcı, en müreffeh hayat olduğuna şahit olacağız![]() Oysa bugün bazı insanların pek çok insanın gözünde, bu tür bir hayat pek de "İslami" bir hayat değildir Aksine, bu tür bir yaşam tarzının, Allah'tan ve dinden uzaklaşmanın doğal bir sonucu olduğunu düşünürler En açık ifadeyle, bu hayat "sosyetik" bir hayattır Bu nedenle de lüks içinde yaşayan toplum kesimine "sosyete" adı verilir Bu "sosyete"nin, toplumun dine en uzak kesimlerinden biri olduğu ise açıktır![]() İşte toplumda hakim olan bu yanlış anlayış nedeniyle, pek çok kişi, konforlu, lüks, gösterişli bir yaşamı ve bu yaşamın unsurlarını "gayriİslami" bulur Bunlar, örneğin; kaliteli giyecekler, zengin ve gösterişli sofralar, eğlenceler, şölenler, ihtişamlı ve süslü evler, dekoratif mekanlar, değerli sanat eserleri vs , dinden kopmuş gafil insanlara ait şeyler olarak görülür Bunlarla dolu bir hayat da, genellikle "sefahat" olarak tanımlanır ve bu şekilde yaşayan kişiler yerilirken "sefahat içinde azgınca yaşayanlar" olarak adlandırılırlar Sefahat, Arapçada "sefih" kelimesinden türemiştir ve bu kelime, bir tercümeye göre, "servet ve refah içinde sorumsuzca yaşamaktan dolayı azma, şımarma, aklın zaafa uğraması" anlamına gelir İşte aşılması gereken bir yanlış anlama, bu noktada ortaya çıkmaktadır Halk arasında, hatalı olarak, "sefih" kavramıyla bir tutulan bazı şeyler, örneğin lüks ve gösterişli evler, kıyafetler, sofralar, eğlenceler, şölenler cennetin temel özellikleri arasındadır Oysa Allah'ın kulları için seçip beğendiği cennet hayatı her türlü lüksü, konforu, gösterişi içinde barındırmakla birlikte, olabilecek en güzel, en asil, dine en uygun olan hayat tarzıdır![]() Yanlış anlamaya yol açan şey, sefahatin tanımının yanlış yapılmasıdır Sefahat, yani Allah'a isyan ederek azıp şımarmak, insanın zihninde gerçekleşen bir şeydir Kelimenin çağrıştırdığı maddi ortamla ise doğrudan bir ilişkisi yoktur Bir başka deyişle, birtakım insanları "sefih" kılan özellik, içinde yaşadıkları zengin ve gösterişli mekanlar değildir Sorun, giysilerde, gösterişli evlerde, estetik mekanlarda, kısacası maddi zenginlikte değil, insanların zihnindedir![]() Bu durumun doğal sonucu ise şudur: Bir insan, eğer Kuran ahlakını yaşıyorsa ve güçlü bir imana sahipse, son derece büyük bir zenginlik ve ihtişam içinde bulunabilir, ama bu asla onu "sefih" kılmaz Aksine, karşılaştığı herşeyi Kuran ahlakıyla ve Kuran kıstasları doğrultusunda değerlendirdiği için etrafındaki güzellikleri birer "nimet" olarak görecektir Bir şeyin nimet olarak görülmesi demek, onu Allah'ın verdiğinin farkında olunması demektir Dolayısıyla bir Müslüman çevresindeki zenginlikleri, güzellikleri, gösterişi ve ihtişamı Allah'ın verdiğini bilirse, doğal olarak bunun karşılığında Rabbimiz'e şükredecektir Bu genel mantığı, günümüz toplumlarına uyarlarsak şunu söylememiz gerekir: Bugün Allah'ın hükümlerine yüz çevirerek sefih bir hayat sürenler, ellerinde bulundurdukları imkanları birer nimet olarak görmedikleri için sapmış durumdadırlar Eğer onları birer nimet olarak görselerdi, bu onların Allah'a şükretmelerini sağlardı Ve o zaman bu nimetlerin kullanımında da Allah'ın gösterdiği yolu izler, yani israftan kaçınır ve Allah'ın rızasına uygun biçimde harcama yaparlardı Dolayısıyla, karşımıza iki ayrı zenginlik tanımı çıkmaktadır Bir kısım zenginler iman etmişlerdir ki, ellerindeki imkanları birer "nimet" olarak görürler Bir kısım zenginler de fasıklardır ki, ellerindeki imkanları sahiplenir, Allah'ı unutur ve sefahate dalarlar Allah'ın tüm mümin kulları için tavsiye ettiği model ise, birincisindeki zenginliktir Ancak zenginlik de fakirlik de müminler için dünya hayatında bir denemedir Müminler bir imtihan vesilesi olarak dünyada fakirlik de çekebilirler Allah Kuran'da, "Biz ise, yeryüzünde güçten düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve mirasçılar kılmak istiyoruz" (Kasas Suresi, 5) şeklinde buyurmaktadır Allah'ın bu vaadi, dünyada da gerçekleşebilir, ancak ahirette kesin olarak gerçekleşecektir![]() İşte tüm bunlardan ötürü bazı Müslümanların ihtişamlı, lüks ve gösterişli bir yaşamı suçlayarak, ondan çekinerek, hareket etmeleri son derece yanlış olur Çünkü söz konusu yaşamın tüm maddesel içeriği -güzel kıyafetler, lezzetli yiyecekler, ihtişamlı evler, sanat eserleri vs - zaten iman edenler için yaratılmıştır Allah Araf Suresi'nde bu gerçeği iman edenlere şöyle bildirmektedir: �De ki: �Allah�ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kılmıştır?� De ki: �Bunlar, dünya hayatında iman edenler içindir, kıyamet günü ise yalnızca onlarındır� ![]() ![]() � (Araf Suresi, 32)Nitekim Kuran�da iman edenlere örnek olarak Hz Süleyman�ın zenginliği verilmektedir Hz Süleyman�a Allah çok büyük bir mülk vermiştir Kuran�da, Hz Süleyman�ın sarayındaki ihtişam ve sanat eserleri çok ayrıntılı olarak tarif edilmektedir (Sebe Suresi, 12-13, Neml Suresi, 44)Ancak önemli olan, Hz Süleyman�ın tüm bu mülk ve ihtişam içinde Allah�a sürekli şükretmesi ve tüm bunların Rabbimiz�den gelen birer lütuf olduğunu bilmesidir Kuran�da, Hz Süleyman�ın �Gerçekten ben, mal sevgisini Rabbimi zikretmekten dolayı tercih ettim![]() ![]() � (Sad Suresi, 32) şeklindeki sözü haber verilirken, bu derin kavrayışa dikkat çekilmektedir![]() Hz Süleyman�ın hayatının anlatıldığı kıssalar bize göstermektedir ki, �mal sevgisi� kavramı, yani zenginliğe ve zenginliğin her türlü çeşidine karşı istek duymak, Allah�ı zikretmeye vesile olduğu sürece, meşrudur Kuşkusuz bu tür bir �mal sevgisi�ne sahip olan mümin, o malı Allah�ın gösterdiği yolda kullanmaktan ve harcamaktan da çekinmeyecektir Çünkü mal bir nimettir ve sahibi de Allah�tır; dolayısıyla Allah Kuran�da nasıl emretmişse, sahip olunan tüm mal ve zenginlikler de o şekilde kullanılacaktır Ancak eğer mal, bir nimet olarak görülmez ise, o zaman sefahat başlar Kuran�da Allah, fasıklara ait olan bu zenginlik anlayışına pek çok ayette örnek verir �Bu, bende olan bir bilgi dolayısıyla bana verilmiştir![]() ![]() � (Kasas Suresi, 78) diyen ve �Şımararak sevince kapılan![]() ![]() � (Kasas Suresi, 76) dönemin zenginlerinden Karun bu yanlış zihniyete bir örnektir Karun�daki gibi bir mal sevgisi insanı Allah�a yaklaştırmaz, aksine O�nun yolundan saptırır Kuran�da, insanı Allah�a imandan ve elçilerin bildirdiği gerçeklerden uzaklaştıran mal sevgisinden şu şekilde bahsedilmektedir: �Gerçekten insan, Rabbine karşı nankördür Ve gerçekten, kendisi buna şahiddir Muhakkak o, mal sevgisinden dolayı (bencil ve cimri tutumundan) çok katıdır � (Adiyat Suresi, 6-8)İşte bu nedenle de Müslümanların zenginliğe bakış açıları, Kuran�da bildirilen bu ölçülere göre olmalıdır Müslüman Allah rızası için ve Allah�ın dinine hizmet için zenginliği talep etmeli, Allah�ın var ettiği tüm nimetlere karşı istekli davranmalıdır Çünkü dünya hayatındaki nimetler Allah�ın rızası için çaba sarf eden, samimi ve ihlas sahibi kulları için yaratılmıştır İman edenlerin yapması gereken, tüm bu nimetlere sürekli şükür halinde olmak, Kuran�da �![]() ![]() O, ne güzel kuldu, çünkü o, (daima Allah�a) yönelip-dönen biriydi� (Sad Suresi, 30) ifadesiyle tarif edilen Hz Süleyman�ı örnek almaktır Bir insan Kuran ahlakını gerçek manasıyla yaşayıp, yukarıda tarif edilen bakış açısını elde ederse, cennete girmeye de �layık ve ehil� olmuş olur Cennetin en önemli özelliklerinden biri, sonsuz bir ihtişama, göz kamaştırıcı bir zenginlik ve estetiğe sahip olmasıdır Mümin, bu güzelliklerin içinde Sad Suresi�nde haber verildiği üzere, �![]() ![]() gerçekten ben, mal sevgisini Rabbimi zikretmekten dolayı tercih ettim![]() ![]() � (Sad Suresi, 32) diyen Hz Süleyman gibi düşünecek ve hissedecek olan insandır![]()
|
| |
| | #3 |
| | Emeginize Sağlık ![]() Teşekkürler![]() ![]()
|
| |
![]() |
| Tags: bolluk, cennet, diyaridir, nimetler |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | son Mesaj |
| Cennet | seco00006 | Fıkra | 0 | bir Hafta önce 14:13 |
| Cennet, Cennet Nimetleri ve Cennetliklerin Sıfatı | FataL | Sünnet & Hadis | 0 | 26-05-2008 12:36 |
| Cennet... | herbstregen87 | Kıssalar & Hikayeler | 0 | 06-05-2008 00:13 |
| Cennet e-kitap... | Mattet | Çöp Kutusu | 1 | 12-07-2007 10:48 |
| Cennet | Mattet | Dini Sohbet | 0 | 28-03-2007 20:59 |