| |||||||
| Forum Kuralları | İletiler | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| | #1 |
| Öncelikle insanı yaratan ve onu sevdiklerine veren Cenâb-ı Allah'tır Ölümle de insanın ruhunu kabzeden yine Allah olduğuna göre, Allah'a inanan bir mü'min böyle bir musibet karşısında cahili bir takım duygu ve alışkanlıklarını yok etmesini bilmelidir Hz Peygamber (s a s ) her hususta olduğu gibi ölüm karşısında da müminlere sabırlı olmalarını tavsiye etmiştir Rivayete göre Resulullah'ın kızı Hz Zeyneb'in can çekişen çocuğunun ölmek üzere olduğunu babasına bildirince Hz Peygamber kızına şu haberi göndermişti: "Allah'ın aldığı da verdiği de kendinindir Onun katında her şey belli bir ecele bağlıdır Sabret ve sevabını Allah'tan bekle " Enes b Mâlik'ten şöyle rivayet edilmiştir: Resulullah ile birlikte oğlu İbrahim'in süt annesi olan Ebû Seyf Berra' b Evs'in zevcesinin evine gittik Resulullah, oğlu İbrahim'i kucağına aldı, öptü, kokladı İkinci kez o eve gittiğimizde İbrahim can çekişiyordu Nihâyet ruhunu teslim etti Resulullah'ın iki gözü yaş dökmeye başladı Bunun üzerine Abdurrahman b Avf: "Ya Resulullah! Halk musibet anında sabretmeyebilir, fakat sen de mi?" diye hayretini ifade etti Bunun üzerine Hz Peygamber (s a s ): "Ey Avf'ın oğlu! Bu durum, bir babanın çocuğuna karşı beslediği rikkat ve şefkat*tir Yoksa sabır* ve tevekkülü* zedeleyen bir haykırış ve ağıt yakma değildir " buyurdu Sonra Resulullah'ın bu göz yaşlarını diğer damlaların izlediği görüldü Bunun üzerine de Resulullah (s a s ) şöyle buyurdu: "Göz ağlar ve kalb mahzûn olur Biz, Rabbimiz'in razı olacağı sözden başka bir kelime ile kederimizi ifade etmeyiz Ey İbrahim, senin ayrılığınla çok mahzun ve kederliyiz " (Buhârî, Cenâiz, 44; Ebû Davud, Cenâiz, 24; İbn Mâce, Cenâiz, 53, 60; Ahmed b Hanbel, III, 193) "Nihaya"; nevh kökünden alınmış olup, "ağlarken sesi yükseltmek" demektir Hadîsler bağırıp çağırmanın haram olduğunu açıklamışlardır Ebû Mâlik el-Eş'ari (r a )'den rivayete göre Resulullah (s a s ) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimde, cahiliyet işlerinden olup, terketmedikleri dört şey vardır: Geçmişleriyle övünmek, kişilerin neseplerine ta'n etmek, yıldızlardan yağmur beklemek ve ölünün ardından bağırıp çağırmak " Yine şöyle buyurdu: "Bağırıp çağıran, ölmeden önce tövbe etmezse kıyamet günü üzerinde katrandan bir gömlek ve yırtık bir deri olduğu halde kalkar " " İmam Ahmed b Hanbel'in Enes (r a )'den rivayet ettiğine göre, Enes (r a ) demiştir ki: "Resulullah (s a s ) kadınlarla bey'atleştiği zaman, bağırıp çağırmamaları hakkında onlardan söz aldı " Kadınlar: "Ya Resulullah, cahiliyet döneminde bazıları bizimle beraber ölülerimize ağlaştılar Şimdi biz de onların ölülerine ağlamayalım mı?", Resulullah (s a s ): "İslâm'da ölünün arkasından bağırarak ağlaşmak haramdır" buyurdu Resulullah'ın: "Ölüye akrabalarının ağlaması onun azabını arttırır " (Buhârî, Cenâiz, 32; Meğâzi, 8; Müslim, Cenâiz, 16, 17 vd ; Ebu Davud, Cenâiz 54) buyurduğu bilinmektedir Ancak Hz Âişe (r a )'ya bu hadis hakkında görüşü sorulunca, Hz Peygamber'in bununla, kâfir kimse için akrabaları ağlarken kendisinin de azap edildiğini kasdettiğini söylemiştir Hadisin manası: "Ölü acı duyar, ehlinin ölü için bağırıp çağırması onu üzer Çünkü o ağlamalarını işitir Yaptıkları işler ona arz olunur " demektir Yoksa "âilesinin ağlamasından dolayı azap ve ceza görür" anlamında değildir Çünkü hiçbir kimse diğerinin günahını yüklenemez İbn Cerir'in Ebû Hureyre (r a )'den rivayet ettiğine göre, o şöyle demiştir: "Yaptığınız işler yakınlarınızdan ölenlere arz olunur Eğer bir hayır görülürse, buna sevinirler; kötülük görürlerse hoşlanmazlar " Ölü arkasından yas tutma durumuna gelince; kadının, ölen yakınları için, kocası izin verdiği müddetçe üç gün yas tutması caizdir Üç günden fazla yas tutması ise haramdır Ancak ölen, kendi kocası ise iddet boyunca yas tutması gerekir İddet müddeti ise, dört ay on gündür Ümmü Atiyye (r a )'den rivayete göre, Hz Peygamber (s a s ) şöyle buyurmuştur "Kadın üç günden fazla ölüye yas tutamaz Ancak ölen kendi kocası ise, dört ay on gün yas tutar Yas elbisesi hariç boyalı (nakışlı elbise giymez, sürme çekmez, koku sürünmez, kına yakmaz, yıkanma dışında taranmaz Hayızdan temizlenip yıkandığında ise güzel koku sürülü bir bez parçasını kullanması caizdir " Fakat sadece sessiz ağlayarak bağırıp çağırmadan, yüzüne gözüne vurmadan, elbisesini yırtmadan ah ve feryad etmeden kederini açığa vurmasında bir sakınca yoktur Fakat böyle bir anda müslümanın kendinden geçip âdeta Allah'ın verdiği bu canı almakla ona isyan* edercesine ah ve figan ederek, üstünü başını yırtıp yüzünü gözünü tırmalaması asla caiz* değildir İbn Mâce, Ebû Ümâme'den rivayet edilen bir hadisi şöyle kaydetmektedir: "Ölüm karşısında ölü için yüzünü tırmalayan, yakasını yırtan ve mahv ve helâkini isteyen kadına Allah gazab eder " (İbn Mâce, Cenâiz 52) Bu duruma göre ölüye ah ve figan ederek, elbisesini yırtıp, bağırıp çağırarak ağlamak haramdır
| |
| |
| Dantel | Mumsema | Frmacil |
![]() |
| Tags: agit, yas |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | son Mesaj |
| Dilime Ağıt.... | rengigül | Türkçe ve Türkçe Kullanımı | 0 | 24-10-2008 16:27 |
| bahçete ağıt | BuCaList | Şiir-Şiirler | 0 | 17-04-2008 22:14 |
| Her Ağıt Bir Defa Yakılır Derler... | Mattet | Resimli Şiirler | 0 | 11-04-2008 21:14 |
| Ağıt | P®øƒєﻛﻛíøиαL | Edebi Türler | 0 | 07-03-2008 17:12 |
| Atatürk'e Aşık Veysel'den ağıt (video) | Börtecine | Mustafa Kemal Atatürk | 0 | 05-12-2007 22:24 |