Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Dini Sohbet

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et
Alt 02-09-2008   #1
Profil Bilgileri
Reklam
www.mumsema.com
Standart Münafıklar şeytanın Fırkasıdır



Şeytan onları sarıp-kuşatmıştır; böylelikle onlara Allah'ın zikrini unutturmuştur İşte onlar, şeytanın fırkasıdır Dikkat edin; şüphesiz şeytanın fırkası, hüsrana uğrayanların ta kendileridir (Mücadele, 19)
Yeryüzünde iki topluluk vardır: Allah'ın fırkası ve şeytanın fırkası
Şeytanın fırkası, kendilerini yaratan Allah'ı unutan ve yoldan saparak şeytanın 'adımlarını izleyen' bir topluluktur Bu topluluğu kendi içinde müşrikler, kafirler, münafıklar diye çeşitli gruplara ayırabiliriz Ancak bu gruplar içinde, Allah'ın ahirette en aşağılık azap ile cezalandırılacaklarını haber verdiği, MÜNAFIKLARDIR Münafıklar, şeytana ait tüm özellikleri üzerlerinde barındıran bir topluluktur Bunu incelemeden önce, şeytanın bu garip mantıklarına göz atmakta fayda vardır:
İlk olarak şeytanın en anlaşılmaz tavrı, yani 'esrarengiz isyanı' üzerinde durmak gerekir Araf Suresi'nde şöyle haber verilmektedir:
Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım" "Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın" (Araf Suresi, 16-17)
Şeytanın en büyük amacı, ayetlerde görüldüğü gibi insanların Allah'a karşı isyan etmelerini sağlamaktır Bu amacına ulaşmak için elinden gelen herşeyi yapar, sürekli bir çaba harcar Fakat bu yoğun çabasının yanında anlaşılmaz bir mantığı daha vardır Bu mantığı haber veren ayet şöyledir:
Ancak şeytanın durumu gibi; çünkü insana "İnkar et" dedi, inkar edince de: "Gerçek şu ki, ben senden uzağım Doğrusu ben, alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım" dedi (Haşr Suresi, 16)
Yukarıdaki ayette görüldüğü gibi şeytan, insanlara isyan etmelerini emrettiği halde, kendisi Allah'tan korktuğunu söyler Bu ifadeleri, taşıdığı 'çarpık mantığı' gözler önüne serer Hem Allah'a karşı isyan etmekte ve insanları da isyana teşvik etmekte, hem de Allah'tan korktuğunu iddia etmektedir Elbette bu ifadeler şeytanın akli yönden dengesiz bir varlık olduğunu göstermektedir
İşte münafıkların da şeytan ile benzerlik gösteren en belirgin vasıfları bu 'esrarengiz isyan'dır Münafıklar, bir yandan Allah'a karşı büyüklenmekte ve fitne çıkarmakta çaba harcarken, bir yandan da Allah'a, ahirete iman ettiklerini, Allah'ın dinine ve elçisine itaat gösterdiklerini iddia ederler Nitekim Allah münafıkların bu tavırları hakkında müminleri çeşitli ayetlerle uyarmıştır Bir ayette şöyle buyrulmaktadır:
Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten inandıklarını öne sürenleri görmedin mi? Bunlar, tağut'un önünde muhakeme olmayı istemektedirler; oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardır Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister (Nisa Suresi, 60)
Kuran'da, şeytanla münafıklar arasındaki bu en belirgin ortak yönün dışında da çeşitli benzerliklerden ve ilişkilerden bahsedilir Şimdi bunları inceleyelim
MÜNAFIKLAR ŞEYTANI DOST EDİNİRLER
Allah'a inananlar, "Sizin dostunuz (veliniz), ancak Allah, O'nun elçisi, rüku ediciler olarak namaz kılan ve zekatı veren mü'minlerdir" (Maide Suresi, 55) ayeti gereği, yalnızca Allah'ı ve kendileri gibi inananları dost edinerek önemli bir ibadeti yerine getirirler Güçlerinin en önemli nedeni budur
Müminler nasıl Allah'ı dost ediniyor ve her işlerinde O'na yöneliyorlarsa, münafıklar da şeytanı dost ve veli edinirler Şeytanı veli edinenlerin durumu ayetlerde şöyle bildirilir:
Çünkü o ve taraftarları, (kendilerinin göremeyeceğiniz yerden) sizleri görmektedir Biz gerçekten şeytanları, inanmayacakların dostları kıldık (Araf Suresi, 27)
Kimine hidayet verdi, kimi de sapıklığı haketti Çünkü bunlar, Allah'ı bırakıp şeytanları veli edinmişlerdi Ve gerçekten onları doğru yolda saymaktadırlar (Araf Suresi, 30)
Kim Rahman (olan Allah)ın zikrini görmezlikten gelirse, Biz bir şeytana onun 'üzerini kabukla bağlattırırız'; artık bu, onun bir yakın dostudur (Zuhruf Suresi, 36)
Zuhruf Suresi'nde geçen bu ayette de bildirildiği gibi münafıkların en belirgin özelliklerinden biri de Allah'ı zikretmemeleri, manen Allah'tan uzak olmalarıdır Bu durumda olmalarını teşvik eden ise yine şeytandır
ŞEYTAN ONLARA ALLAH'I UNUTTURUR
Şeytan onları sarıp-kuşatmıştır; böylelikle onlara Allah'ın zikrini unutturmuştur (Mücadele Suresi, 19)
Kişinin "münafık" olması için, öncelikle mümin topluluğunun içinde bulunması ve onlara gizli veya açık zarar vermeye çalışması gerekir
Münafık, müminlerin içine kadar gelmiş, -bir süre de olsa onların yaşam tarzına uyum sağlamış olmasından da anlaşıldığı gibi- müminlerle birlikte Allah'ı anmış, O'nun ayetlerini okuyup öğrenmiştir Bütün bunlara rağmen, imanından sonra inkara sapmıştır Münafıkların bu durumları bir ayette şöyle bildirilir:
Bu, onların iman etmeleri sonra inkar etmeleri dolayısıyla böyledir Böylece kalplerinin üzerini mühürlemiştir, artık onlar kavrayamazlar (Münafıkun Suresi, 3)
Peki nasıl olur da, Allah'ın varlığını ve birliğini kabul edip, Kuran'a itaat eden imanlı bir insan 'bir anda' Allah'a isyan edip sapar?
Bu elbette ki bir anda olmaz Münafıkların kalpleri, imandan ziyade inkara yatkındır Bu zayıf imanlı kişileri ayartmak ise, tabii ki yine şeytanın işidir Onları etkilemek, doğru yoldan alıkoyup kendi yoluna çekmek için çeşitli tuzaklar kurar Bunların en büyüğü de Allah'ı unutturmaya yönelik olanıdır
Allah'ı unutturmak isteyen şeytan, belli oyunlarla münafığa yaklaşır Oysa münafık kastedilen oyunları Kuran ayetlerinden çok iyi bilmektedir Dolayısıyla şeytanın tuzağına 'bile bile' düşer; bu da kalbinde -Kuran'da haber verildiği üzere- "hastalık" barındırması nedeniyledir Bu hastalık 'isyankarlık'tır Münafıkların bu durumları bir ayette şöyle haber verilir:
Kalplerinde hastalık vardır Allah da hastalıklarını artırmıştır Yalan söylemekte olduklarından dolayı, onlar için acı bir azap vardır (Bakara Suresi, 10)
Yalnız bu noktada unutulmaması gereken şey, şeytanın ancak zayıf imanlılara etki edebileceği; gerçek, samimi müminleri ise hiçbir şekilde tuzağa düşüremeyeceğidir Sapkın insanlarla hakiki müminler arasındaki fark bir ayette şöyle haber verilir:
Şüphesiz, kışkırtılıp-saptırılmışlardan sana uyanlar dışında, senin benim kullarım üzerinde zorlayıcı hiçbir gücün yoktur (Hicr Suresi, 42)
Münafığı tevekkülsüzlüğe, büyüklenmeye ve samimiyetsizliğe sürüklemeye çalışan şeytan, kısa zamanda başarılı olur Sahip olduğu zayıf inanç sebebiyle akıl almaz bir süratle ona ayak uyduran münafık, mümin tavrını taklit etmeyi artık bir kenara bırakıp, şeytani davranışlar sergilemeye başlar Müminlere o güne kadar hiç göstermediği olumsuz tavırlarını göstermeye başlar Örneğin aniden öfkelenir, paniğe kapılır, müminlere zarar vereceğini düşündüğü davranışlarda bulunur Özellikle zorluk anlarında veya kendisine gelen bir zarar karşısında şeytanın etkisi iyice belirginleşir Beklemediği şekilde zorlukla karşılaşan münafık bir anda başına gelen olayın Allah'ın kontrolünde gerçekleştiğini, tevekkül etmesi gerektiğini, Allah'ın duasına icabet edeceğini düşünemez ve bir müminin zorluk karşısında göstereceği tüm tavırların tersini göstermeye başlar İmanının sınandığı bir zorluk anıyla karşılaşan münafık, o ana kadar görülmemiş bir yüzle ortaya çıkar İşte Allah'ı unutmuş ve şeytana teslim olmuş bu yüz, münafığın gerçek yüzüdür
Açıkça anlaşılıyor ki münafığı doğru yoldan çıkarmak, şeytan için hiç de zor olmamaktadır Nitekim şeytan yalnızca kötü yola çağırır; onun peşinden sürüklenip giden, sonra da tevbe etmeyen ve bütün bunları tamamen kendi arzusuyla yapan, münafığın kendisidir:
Oysa onun, kendilerine karşı hiçbir zorlayıcı gücü yoktu; ancak Biz ahirete iman edeni, ondan kuşku içinde olandan ayırdetmek için (ona bu imkanı verdik) Senin Rabbin, herşeyin üzerinde gözetici-koruyucudur (Sebe Suresi, 21)
Şeytan ahirette, peşinden sürüklediği kimselere itiraflarda bulunur ve onları zorlamadığını, ardından gelenlerin kendi arzularıyla onu izlediğini bir kez daha açıkça söyler:
İş hükme bağlanıp bitince Şeytan der ki: 'Doğrusu Allah, size gerçek olan va'di va'detti, ben de size vaadde bulundum, fakat size yalan söyledim Benim size karşı zorlayıcı bir gücüm yoktu, yalnızca sizi çağırdım, siz de bana icabet ettiniz Öyleyse beni kınamayın, siz kendinizi kınayın Ben sizi kurtaracak değilim, siz de beni kurtaracak değilsiniz Doğrusu daha önce beni ortak koşmanızı da tanımamıştım Gerçekten şu ki, zalimlere acı bir azap vardır (İbrahim Suresi, 22)

 

Rebiulevvel is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 02-09-2008   #2
Profil Bilgileri
Reklam
www.mumsema.com
Standart --->: Münafıklar şeytanın Fırkasıdır

ŞEYTAN ONLARI KURUNTULARA DÜŞÜRÜR
Allah'a kesin bilgiyle inanan kişi imanında bir an bile kuşkuya kapılmaz; böyle bir suçtan Allah'a sığınır Münafık ise iman konusunda şüphededir Bu şüpheyi kalbine düşüren ise tabii ki yine dost edindiği, peşinden sürüklenip gittiği şeytandır
Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp-saptıracağım, en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini emredeceğim' Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost (veli) edinirse, kuşkusuz o, apaçık bir hüsrana uğramıştır (Nisa Suresi, 119)
Ayette belirtildiği gibi, şeytanın insanları düşürmeye çalıştığı kuruntular, hiç olmayacak tarzda boş ve saçmadır Ancak zayıf imanlı kişiler, bunları olağanüstü önemli görmekte ve kolayca benimsemektedirler Kuran'dan uzak oldukları için, "Eğer sana şeytandan yana bir kışkırtma (vesvese veya iğva) gelirse, hemen Allah'a sığın Çünkü O, işitendir, bilendir" (Araf Suresi, 200) ayetiyle, Kuran'da böyle bir durumda uygulanması tavsiye edilen tavrı da sergilemezler
Dolayısıyla müminler şeytana karşı başarı kazanırken münafıklar, kaçınılmaz olarak ona yenik düşerler
ŞEYTAN ONLARI VAATLERİYLE ALDATIR
(Şeytan) Onlara vaatler ediyor, onları en olmadık kuruntulara düşürüyor Oysa şeytan, onlara aldanıştan başka bir şey va'detmez (Nisa Suresi, 120)
Şeytan insana sadece boş vaatlerde bulunur Bu vaatlerin hepsi, geçici dünya hayatına yöneliktir Müminlere verilmiş bir nimet olan akla sahip olmamasına rağmen oldukça zeki olan şeytan, herkese zayıf yönlerinden ulaşmaya çalışır Bu zayıf yönler, kişinin Allah'ın rızasının yerine tercih ettiği 'put'lardır
'Put' denince, akla yalnızca insanların önlerinde secde ettikleri taşlar gelmemelidir Put, dinin yerine tercih edilen herhangi bir kavram ya da bir insan olabilir Hepsi de dünya hayatının geçici süsleri olan makam, mevki, zenginlik, şöhret, güzellik, gözde büyütülen bir insan veya insanlar da 'put' olabilirler Şeytanın vaatleri daha da çeşitlendirilebilir fakat hepsi de boş bir aldatmacadan başkası değildir Zira hepsi geçicidir ve insan toprak olup da yeniden diriltileceği gün, dünyada değer verip bel bağladığı hiçbir değeri veya hiçbir insanı yanında bulamayacaktır
Ancak 'derin' bir kavrayıştan uzak olan münafıkların bu boş vaatlere aldanmaları hiç de zor olmaz Dünyaya körü körüne bağlı olan münafıklar, şeytanın vaadlerinin mutlaka gerçekleşeceğini, ona uymakla kar elde edeceklerini zannederler Oysa şeytanın vaatleri, yalnızca insanı cehenneme sürüklemek içindir Dünyada ve özellikle de ahirette ona hiçbir fayda sağlamayacaktır Haşr Suresi'nde şöyle buyrulur:
Şeytanın durumu gibi; çünkü insana 'İnkar et' dedi, inkar edince de: 'Gerçek şu ki, ben senden uzağım Doğrusu ben, alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım' dedi" Sonunda onların akibetleri, şüphesiz ateşin içinde ikisinin de süresiz olarak kalıcı olmalarıdır İşte zalim olanların cezası budur (Haşr Suresi, 16-17)
Şeytana uymayan, vaatlerine aldanmayan tek topluluk müminlerdir Onlar, insanlara durmaksızın kötülüğü fısıldayan şeytanın aldatmacalarına, vermek istediği vesveselere açık değildirler Her olayı 'akıl ve vicdan' çerçevesinde değerlendirdiklerinden, bu asılsız vaatlere hiçbir şekilde inanmazlar
GERÇEK YÜZLERİNİ ŞEYTANA GÖSTERİRLER
Münafıklar, müminlere kendilerini 'samimi' tanıtmak için yoğun çaba harcarlar -Amaçlarını daha sonra detaylarıyla ele alacağımız- bu samimiyetsizliklerini menfaatleri zarar görene kadar ısrarla sürdürürler
Müminlerden ayrıldıkları süreye kadar kendilerini gizleyen münafıklar, bu süre zarfında gerçek yüzlerini de yalnızca şeytana gösterirler Allah bir ayette münafıkların bu durumlarını şöyle haber vermektedir:
İman edenlerle karşılaştıkları zaman: 'İman ettik' derler Şeytanlarıyla başbaşa kaldıklarında ise, derler ki: 'şüphesiz, sizinle beraberiz Biz (onlarla) yalnızca alay ediyoruz (Bakara Suresi, 14)
Burada önemli bir konuya dikkat etmek gerekir Şeytan münafıkların karşısına elbette ki, cismen çıkmaz Onun çeşitli kabiliyetleri vardır; insanların karşısına onlardan biri gibi, yani 'insan suretinde' çıkabilmesi de bunlardan biridir
'İnsan suretinde' çıkmasını biraz daha açıklamakta fayda var 'Şeytan gibi' sözü halk arasında da kullanılan bir benzetmedir Peki nasıl 'şeytan gibi' olunur? Bir insan şeytanın özelliklerini üzerinde taşıyorsa o insana 'şeytan gibi' demek çok yerindedir
Münafıklar da, daha önce bahsedildiği gibi şeytanın tüm özelliklerini üzerlerinde taşıdıkları için, tam yerinde bir benzetme ile 'şeytan gibi'dirler Üstelik kendileri gibi olan insanları da rahatlıkla teşhis edebilme yeteneğine sahiptirler Karşılarındaki kişide kendileri ile ortak bir yön görüyorlarsa bu kişiye karşı da gerçek yüzlerini gösterebilirler
İşte bu noktada münafıklar, müminlerin yanından ayrılıp kendilerine benzer kişilerin yanına gittiklerinde, 'şeytanlarıyla başbaşa kalmış' olurlar Ve kendi aralarında, ileride de bahsedileceği gibi, gizli toplantılar yaparak, gizli fısıldaşmalarda bulunarak peygambere düşmanlık, isyan gibi çeşitli sinsi planlar hazırlarlar

 

Rebiulevvel is offline  
Cevapla
Tags: , ,




Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap son Mesaj
Şeytanın Oyunu streetboy Kıssalar & Hikayeler 8 bir Hafta önce 12:13
şeytanın arkadaşlığı muamma.şair Kıssalar & Hikayeler 1 16-01-2008 22:00
şeytanın hileleri sayanor Dini Sohbet 9 07-09-2007 14:44
şeytanın üzüntüsü lunatic_girl İman 0 05-09-2007 22:41
Şeytanın Müridi ENGİN Kitap & Dergi 0 17-08-2007 00:25

Saat 11:48.

Web Site Ekle Pagerank Toplist Netfrm Frmalev Mumsema Frmacil Dantel Derya Modeller Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446