| |||||||
| Forum Kuralları | İletiler | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| | #1 |
![]() Şu karanlık kalabalıklar içerisinde, nurdan birer şelale gibi akıp duran ‘gariplere’ merhaba! ![]() ![]() Dinini, namusunu, iffetini korumak için türlü sıkıntılara, mahrumiyetlere katlananlara merhaba! ![]() ![]() Herkesin cehennemi bir çılgınlığa kapılıp günah ateşlerine atıldığı bir zamanda, takva ipine sımsıkı sarılıp, Yüce ALLAH’a doğru gitmeye çalışanlara merhaba! ![]() ![]() Enes bin Mâlik -radıyALLAHu anh-den rivâyet edildiğine göre, Resulullah -sallALLAHu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: “Müslümanlık garip olarak başladı, başladığı gibi garip olarak avdet edecektir Ne mutlu o gariplere!” (Müslim) Garipler kimdir?” diye sorulduğunda şöyle buyurmuşlardır: “Garipler o kimselerdir ki, halk tarafından bozulmuş olan sünnetimi ıslah ederler, öldürülmüş olan sünnetimi de ihyâ ederler ” (Tirmizî)Evet, ne mutlu Sünnet-i Seniyye bürhanına sımsıkı sarılıp, onu ihya eden gariplere… Ve onlar gibi olamasalar da o garipleri taklit etmeye çalışanlara! ![]() ![]() “Garipler sayıları pek az olan sâlih kişilerdir Bu kişiler sâlih olmayan bir topluluk içinde yaşarlar Yaşadıkları bu topluluk içinde kendilerini seven az, buğz eden ise çoktur ” (Ahmed bin Hanbel)Alimlerin ittifakla, ‘o zaman bu zamandır’ dedikleri, ‘karanlık gece parçaları gibi fitneler’in dört bir yanı tuttuğu, şu ahir zamanı delip geçercesine yaşayanlar… Şu hadis-i Nebeviyi, gözlerine sürme yapsınlar; “Muhakkak ki sizin arkanızda karanlık gece parçaları gibi fitneler vardır O fitneler içerisinde, sizin üzerinde bulunduğunuz inancın benzerine sımsıkı yapışan bir kimse için, sizden elli kişinin sevabı kadar sevap vardır ”Ashâb-ı kiram: “Yâ Resulellah! Onlardan elli kişinin sevabı kadar sevabı vardır değil mi? (Yani sizden kelimesi yanlışlıkla mı kullanıldı?)” diye sorduklarında buyurdu ki: “Hayır! Sizden elli kişinin sevabı kadar sevap alır Çünkü siz iyiliklerde yardımcı bulursunuz, fakat onlar bulamazlar ” (Ebu Dâvud - Tirmizî - İbn-i Mâce)Ne büyük bir müjde! Bir tanesine bile asla ulaşılması mümkün değilken, ‘elli Sahabenin sevabı kadar’ sevap kazanmak! ![]() ![]() Evliyaya göre garip; ya hâl itibariyle veya örf itibariyle olan gariplerdir Hâlen garip olan kimseler, fâsid olan ve günahların bolca işlendiği bir zamanda sâlih olan kimselerdir İlmen garip olan kimseler, cehaletin diz boyu olduğu zamanda, âlim olan kimselerdir Veya münafık bir kavim içerisinde, dosdoğru olan kimselerdir İşte kendilerine ‘müjdeler olsun’ ifadesinin ve müjdesinin sunulduğu kimseler bunlardır ” Cahiliye misali bir topluluk içerisinde yaşarken, dinin izzetini muhafaza edenler ![]() Kınayanın kınamasına aldırış etmeyenler… Meraklı ve küçümseyici bakışlar altında kalsa da, örtüsüne bürünüp övülmeyi Rabbinden bekleyenler…Ne mutlu! ![]() İki cihanda da saadeti arzulayanlara…Ne mutlu!![]() ![]() Selam , Sevgi ve Saygılarımla ![]() ![]()
| |
| |
| Dantel | Mumsema | Frmacil |
| | #2 |
| | Allah razı olsun ![]() ![]() ![]() Ne mutlu gariplere![]() Garip Din Garip Müslüman "İslâm, garip başladı Ve (günün birinde) tekrar başladığı gibi garip kalacaktır Ne mutlu o gariplere!" (Müslim) Müslüman, hangi asırda olursa olsun, içinde yaşadığı toplum tarafından garip karşılanır Bu, mukadderattır Hz Adem (as)'dan son peygamber Hz Resul-i Ekrem (sas)'e gelinceye kadar, peygamberler ve getirdikleri ile ilgili bir referandum yapılmış olsa idi, azınlık hep inananlar, çoğunluk ise ehl-i küfür olurdu Allah dostlarının ümmetlerine bakılınca bu durum daha net ortaya çıkar Küfür, her dönemde sayısal olarak üstünlük göstermiş; inananlar fakir, köle ve azınlık olarak teşekkül etmiştir Sayısal olarak çoğunluğu ellerinde bulunduranlar, her fırsatta inananları ezmek, ortadan kaldırmak ve tek olarak hakimiyetlerini daim kılmak için binlerce metot uygulamış lakin hiç bir şekilde muvaffak olamamıştır Olabilmeleri de mümkün değildir Cenab-ı Hakk'ın vaadi açıktır Bahusus bu durum karşısında müslümanlara düşen vazifeler vardır: Allah'ın ipine sımsıkı sarılmak; bir an için bile olsa Allah Rasulü'nün yolundan ayrılmamak; birlik olmak; küfre karşı bir hareket etmek vs Bunlar yapılmadığı zaman, şu mevcut durumda olduğu gibi problemlerle karşılaşılması kaçınılmaz olmaktadır Muhakkak ki Allah her şeyin en iyisini bilmektedir Allah Resulü'nün zamanında olduğu gibi, batılın (boş, beyhude, yalan, çürük) hakim unsur olduğu, sapık fikir ve düşünce, uydurma sistem ve nazariyelerin tahakkümüne maruz kaldığı, cahiliyyenin güçlenip hakimiyet kurduğu dönemlerde İslâm, nasıl ki garip karşılanmış, günümüzde de durum hemen hemen aynıdır Sözlüklerin "Garip" maddelerini, 1 Yabancı, yurdundan ayrılmış, yolcu, gurbete çıkmış 2 Alışılmamış, tuhaf acayip 3 Kimsesiz, zavallı vb izahlar doldururken, Allah Resulü bu "garipler" için şu açıklamayı yapıyor: "Halkı kötülüklere mağlup olmuş ve isyankârları itaat edenlerden daha çok bir toplum arasında kalan Salih kişiler olarak tanımlamaktadır (Müsned) Bizden öncekilerin başlarına gelenler, elbet bizim de başımıza gelecek Garipliğimiz gibi Acı sözler, darbeler, yakınların dahi düşmanlığı, medya baskısı, rejim tasallutu, aslı olmayan haberlerle iftiralar, çamur atmalar, batıla iştirakten uzak olunca alaya almalar, dudak bükmeler İnandıkları gibi yaşamak isteyenleri, kendi inandıkları yaşam çizgisine çekmek istemeleri bunun bariz örnekleridir Mevcut zulüm, sadece belli veya bizim dışımızdaki insanlara "has" kılındığı vakit, üzerimize alınmayarak, görmezden gelerek, umursamayarak vaziyeti idare ettiğimiz sürece "Garip" değil belki zalimlerden daha zalim hale geldiğimiz unutulmamalı Müslüman, hangi asırda olursa olsun, içinde yaşadığı toplum tarafından garip karşılanmaya başlanınca, İslâm'ı yaşamaya başlamış demektir Öyleyse Garip olmak, Garip karşılanmak için ne durusun Müslüman?
|
| |
| | #3 |
| | Ne Mutlu Gariplere “Garîb” uzak olan demektir Güneş, bizden uzaklaşıp kaybolduğu için “güneş gurub etti” denilir Gurbet, vatandan uzaklaşmaktır Gurubda, kaybolma, gitme, bir köşeye çekilme vardır Anlaşılmayan söze, anlayıştan uzak olduğu için “garib” denir Esmer bir kimsenin ak çocuğunun olması “garib” olur Çünkü karalıkla aklık birbirinden uzak iki şeydir Uzak sefere çıkmak tağrible ifade edilir Vahşi kuşların uzaklarda olan yuvalarına gitmesi de tağribdir (1) “Garib” kendi cemaatı, kavmi arasında olmayan, kendi beldesinde bulunmayan kimsedir İlk müslümanlar kendi vatanlarında, kendi kavimleri arasında görünseler de gariptiler Çünkü Nübüvetle mümin olmuşlardı Küfürle iman, akla kara, görmekle körlük(2), bilmekle cehalet kadar zıt ve uzaktı Bu sebepten onlarla diğerleri arasında mekana bağlı olmayan bir uzaklık, hatta zıtlık sözkonusu idi Bu sebeple onlar toplumda imanları dolayısiyle gariptiler Artık müşrik toplum onların toplumu, kavmi kabilesi değildi Kardeşleri onları kardeş, babaları onları oğul, akrabaları onları yakın kabul etmiyordu İslamiyet de müşriklikle ve müşriklerle kardeşliğe, yakınlığa soğuk bakıyordu Ancak Müslümanları bir toplum, bir kavim görüyordu “Ancak bütün müminler kardeştir” ayeti, kabile ve kavim kardeşliğinin yerine akide kardeşliğini koyuyordu Bu sebepten onlar artık kendilerine mensub olmayan müşrik toplum, müşrik Kureyş arasında ve cahiliye zihniyetli kimseler içinde Gariplerdi Mekan açısından, içi putlarla dolu Harem gerçekte müminin müslümanın yurdu olamazdı Mekke o hali ile onlara vatan olmaktan çok uzaktı Mekke onların olsaydı, onlar oranın evlatları olsalardı, orada işkence görürler miydi? Kendi imanları ile kendi beldelerinde hür, hakim olmazlar mıydı? Artık Mekke İman yurdu(3) olmadığı, tepeleme müşriklerin dolduğu orada müsrikler at oynattığı için onlara vatan olmaktan çok uzaktı Müminlerin yurdu ancak dâr-ı iman ve dâr-ı islam olabilirdi Düne kadar, Kureyş onların kavmi, kabilesi, hemşehrisi Mekke yurdları iken, onlar mümin olunca, Kureyşle onlar arasında küfürle iman, karanlıkla aydınlık kadar bir uzaklık olmuştu Şimdi Mekke onların değil, içinde hakim olan müşriklerin yurduydu Onlar şimdi burada “Ğuraba” idiler Bu haliyle Mekke onlardan uzak, onlar Mekkeden uzaktı Özellikle Mekkede, İslam garip, iman garip, müslümanlar gariptiler Bir yabancı beldede gibi, yardımsız, uzak bir ülkede gibi çaresizdiler Onlar bu ülkeden, bu ülke insanlarından cismen olmasa da manen, iman, zihniyet, hayata bakış açısı, eşyaya, kainâta mana verme yönünden, müşrik medeniyetten çok uzaktılar “Her uzak olana uzaklaşana, kendi cinsin benzerleri olmayana” garib deniyorsa(4) onlar da gariptiler İslam Nasıl Garip Başladı? Yukarıdaki sebeplerden Allah Rasulü (gariplikleri sadece Mekke-i Mükerreme de son bulmayan) garip ashabı ve garip başlayan islam için şöyle buyurmuştu: “İslam garip başladı, başladığı gibi (bir hale) dönecektir Ne mutlu gariplere!” (5) Alimler, cahil çoğunluk yanında gariptirler(6), Az olan müminler, çok müşrik arasında gariptirler Kötülerin ve şerlerin çokluğu yanında hayırlar ve hayırlılar az olunca garip olurlar Fıskın, maasinin, büyük günahların içinde takva, amel-i salih gariptir Ayrıca zıtlıkların birbirinden uzaklığı, mağlub ve mahkum olanını garip eder Böyle kötü bir çevrede ve zamanda, iman ve amel-i salihin ehemmiyeti pek büyüktür İçinde yaşanılan çevrede, fısk, kebair, şer, maasi ne kadar çoksa, orada barınabilen müminin, imanın, salih amelin, takvanın değeri o derece artmaktadır İslam ve iman ilminin kalktığı, (7) müminin, müslümanın olmadığı veya çok az olduğu bir toplumda “garib” olmak, amellerin sevaplarını olabildiğince arttıracaktır Müminin zelil, hakir edildiği, facirin yüksek tutulduğu, fıskın çok olduğu bir toplumda, imanın ve amellerin keyfiyeti çok büyüktür Orada, din gariptir müminler ğurabâdır Bu hadis-i şerife göre: a) islam garip başlamıştır Başlangıcı tarih kitaplarında anlatılır Bu işi ilk başlatanlar da bu bakımdan gariplerdir b) Sonra islam, deniz dalgaları gibi zuhur etmiş(8), hak, iman, Ahkâm-ı ilahi galib olmuştur Bir zaman gelecek, islam ilk başladığı duruma gelecek, toplumda garip hale dönecektir Elbette bu, islamla müslümanların birbirlerinden uzaklaşmasından, islamın öğrenilip anlaşılamamasından, onun hükümlerinin toplumda dışlanmasından ve kaldırılmasından dolayıdır Böyle bir durumda genel bir bozulma, ekseriyette bu menfi halin bulunması, bidatların, gayr-ı islamiliğin ve cahiliye zihniyetinin toplumda yer etmesi ile olacaktır Artık ilk garipler dönemi gibi son garipler dönemi de başlamıştır İslamın başlangıcında müşrikler tarafından ashaba reva görülen şeyler; tahkirler, terziller, küçümsemeler, müslümanları hafife almalar vardır Toplumda onlara hayat hakkı tanımama, onları, zihniyetlerini ve hayat anlayışlarını ortadan kaldırmağa çalışma sözkonusudur İlk Gariplerin yaşadığı cemiyette, günahlar, isyanlar, maasi, fısk nasıl diz boyu ise, şimdi de adı müslüman olan bir cemiyette, toplumda günahkârlar ve günahlar vardır Hatta toplumda günahkârların, fasıkların, kötülerin zihniyeti hakimdir Yine ilk devirde olduğu gibi bu fâsid çevrede bozulan ümmet içinde, az olan bir takım garipler bulunur Onlar çoğunluğu teşkil edenler karşısında azlık olmalarına rağmen imanlarına yapışırlar, çoğunluğun akıp gittiği mecradan farklı bir yönde yürürler, kafaları, hayata bakışları, anlayışları, diğerlerine uymaz Sanki o toplumun insanı değillerdir Fasid Ümmet fertlerinin onlara yaptıkları türlü işkencelere sabrederler, zaten karşı koymaya güçleri de yoktur Maddi mağlubiyet ve mahkumiyetlerine rağmen, manen kuvvetlidirler Dinlerine temessük ederler, dinde bütüne sahip çıkıp tavizlere yanaşmazlar İşte bunlar ümmetin sonunda gelen “Ğuraba” dır Son gariplerin yaşadığı fasit ümmet cemiyetlerinde ne gibi kötü haller zuhur edeceğini Rasulüllah (SAV) hadis kitaplarının fitne ile ilgili bölümlerinde anlatmış, ümmetini çok önceden uyarmıştır Onun için sahabelerin ilk devirde dinlerinde fitnelendikleri gibi ümmetin sonlarında da fitne pek büyük bir rol oynayacaktır Son Gariplerin zamanı da ilk gariplerin zamanı gibi pek şiddetli, tehlikeli, fitneli olacaktır Rasulüllah (SAV) ahir zamandan haber verirken genel hatları ile o zamanı bize tasvir etmiştir Allah Rasülünün zaman zaman çeşitli şekillerde bize tablolaştırdığı ümmetin fesadı zamanında, din ilk çıktığı başladığı hale dönecektir Dindarlar da çektikleri sıkıntılardan dolayı, amellerindeki sevap bakımından onlara benzeyeceklerdir Fakat ilk gariplerle son gariplerin önemli bir farkı vardır İlk Garipler müşrik bir toplumda mucadele etmiş gariplerdir Ahir zamanda ümmetin sonlarında gelen son garipler, fesâd-ı ümmet zamanında, bozulmuş islam cemiyeti içinde gelen gariplerdir Bu noktadan da ilk gariplerle son garipler arasında derece farkı olacağı açıktır Birinciler hem ilk, hem müşrik cemiyet içinde olmuşlar İkinciler, uzun devirler islam hakim olduktan, şanlı bir maziden, bütün dünya islamı duyduktan sonra ve islamdan uzaklaşan müslüman çoğunluk içinde gelmişlerdir Son gariplerin işi, ilk gariplere göre daha kolay olmalıdır Zahmetleri daha azdır Bu sebepten sevapta hayırda, külli fazilette ilk garipleri, sahabeleri geçmeleri mümkün değildir İlerlemeden sonra gerilemekle, işe ilk başlamanın zorluğu bir değildir Kaynaklar: 1 el-Müfredât, s 359, el-Mucemul-Vasît, s 647; el-Kâmûsul-Muhît I, 107-108 2 Ayet-i kerimede “Görenle Görmeyen bir mi?” buyrulur Rad 13/16 3 Kurân-ı Kerîm de ensar övülürken kendilerinin Mekkeli Muhacirlere, Dâr-ı İslamı ve İman yurdunu hazırladıkları beyan edilir (Bk Haşr 59/9) 4 el-Mufredât S 359; el-Kâmûsul-Muhît I, 109, el-Mucemul-Vasît s 648 5 el-Câmi li Ahkâmîl-Kurân IV, 172, Ayrıca bk Sahîhul-Müslim 232, 251 Hadisler, Sunenu İbn-i Mâce II, 1319 (no: 3987, 3988) 6 el-Câmili Ahkâmil-Kurân IV, 172; Ayrıca bk Sahîhul-Müslim 232, 251 Hadisler, Sunenu İbn-i Mâce II, 1319 (no: 3987, 3988) 7 el-Mufredât s 359; el-Kâmûsul-Muhît I, 108 Ayrıca bk Tevîlü Muhtelifil-Hadîs s 107-108; el-Aclunî Ali b Muhammed Keşful-Hafâ, I-II, Kahire ty 887 (islamın garip başlaması ile ilgili hadis-i şerif için bk) 8 Râmûzul-Ehâdîs s 366; Sunenu İbn-i Mâce II, 1331 (no: 4015), 1339 (no: 4036: boş adamlar nutuk atacaklar) 1344 (no: 4047: İlim ve Kurân yani onu anlama azalacak) 1335 (no: 4050-4052: ilim kalkacak cehalet yeryüzüne inecek, o hakim olacak Burada ilimden maksat, gün geçtikce gelişen teknik, fen ilimleri, değil, dini ilimlerdir) Ayrıca bk el-Buhârî, Muğire b Berdubeh, Sahîhul-Buhârî, I-VIII, İstanbul, ty VIII, 89; Murat Sarıcık (ProfDr)
|
| |
![]() |
| Tags: gariplere, merhaba |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | son Mesaj |
| merhaba | kara_bela58 | Konu Tekrarları Buraya | 0 | 28-10-2008 21:11 |
| O Gariplere Mujdeler Olsun - Halid Yasin | Gölge AdaM | Dini Sohbet | 3 | 12-05-2008 18:31 |
| O Gariplere Müjdeler Olsun | Gölge AdaM | Dini Videolar | 0 | 12-05-2008 18:20 |