Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Kıssalar & Hikayeler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et
Alt 06-06-2008   #1
Profil Bilgileri
Reklam
www.mumsema.com
Standart Alemin Sahibi Sensin Ey Yaradanım





Sahilde kayaların üzerine oturmuş, denizi seyrediyordu
Çocukluğundan kalma bir tiryakilikti onda, içinin sıkıntılarını sulara anlatmak Her ne kadar akar suları sevsede
Almanya'daki nehre, köyde ki küçücük dereye, benzemiyordu deniz Her zaman farklı, renkten renge bürünüyor, gökyüzünün halini yansıtıyordu
Ya berrak bir mavi, ya yeşilimsi köpüklü, ya da bulanık bir mavi Bazen durgun, dinlendirici, bazen çalkantılı, çoşkun, bazende böyle bulanık, bedbin
Bu değişkenliği ile kendine benzetirdi onu

Gözlerini dikmiş, denizin enginliğinden medet umar gibi, hüzünlü bir seyre dalmış Uzaklarda demir atmış gemiler var İki sandal kıyıdan açılmış, denizin enginlerine doğru adeta yarışıyorlar Taa uzaklarda birer nokta kalana kadar izledi onları Gitmek! Bir nokta olup, kaybolmak! Yıllarca bu hisse direnerek yaşamaya çalışmıştı İçinde bulunduğu her yerde, her ortamda gurbette gibi hissetti kendini Bu hissi içinden uzak tutabilmek için, neler denemedi ki Oysa doru değil mi? Bu dünya bizim gurbetimiz değil mi? Asıl yurdumuz ahiret

Başını kaldırıp gökyüzünü seyretti uzun uzun "Kaç asırdır orda duruyor, yeryüzünü koruyorsun? Neleri neleri seyretmek durumunda kalıyorsun? Nasıl çatlamıyor, nasıl yarılmıyorsun? Nasıl katlanabiliyorsun gördüklerine? Nasıl?"

Etrafına bakarak,kafasından olumsuz düşünceleri dağıtmaya çalıştı Bunu her zaman yapardı Bir nevi terapi uygulardı kendine Her zaman kendinin farkında olmak ve gerekenleri yapmak zorunluluğu duymak
Elli metre solunda iki sevgili sarmal- dolaş oturuyordu Delikanlı, ikide bir kızın kulağına birşeyler fısıldıyor, kız gülüyor, başını delikanlının göğsüne yaslıyor

Dezinin üzerinde, boş ped şişeler, kayalara çarpıyor Az ileride, bir içki şişesinin
ambalaj kağıdı, suyun üzerinde dans ediyor Tam karşısında demir atmış geminin ismini okuyor:"Orhan" Yanıbaşında bağlı olan filika, iplerini zorluyor deniz çalkalandıkça Evet çalkalanıyor Yayık sesi çıkarıyor sular:"Çakka cukka" diye Fakat yağ çıkmayacak bu yayıktan, ayranda Sadece çöpler yer değiştiriyor, tıpkı bir takım hayatlar gibi Bir sürü hummalı çabalar verilir, lakin ürün elde edilmez


İçini çekti
Akşam kızıyla yaptığı konuşma ve kızının gözyaşları gitmiyordu gözünün önünden

Düşündü düşündüolayları, sebepleri, çareleri Suçluları tespit etti, yargıladı, affetti , nasihat etti kendi kendince Bütün düğümler eşinde çözülecekmiş gibi geliyordu ona Onunsa söyleyecek pek yapıcı bir şeyi yoktu, tükürmekten, kınamaktan , suçlamaktan başka

Çocukların içinde yaşama sevinci kalmamıştı Her gün kavga, her gün tartışma
Evet, onunla ciddi ciddi konuşmanın zamanı geldi de geçiyordu bile Akşama kadar hem çalışmış, hem de bu konuşmanın üslubunu toparlamaya uğraşmıştı zihninde


Bu konuşma fikri çok zor geliyordu Zira eşinin tepkilerini ezbere biliyordu Olumlu bir sonuç alabilmek, çok düşük bir ihtimaldi Bu meselenin ağırlığı yüreğini daraltıyor, boğazı düğüm düğüm düğümleniyor, sırtında saplı bir bıçak duruyormuş gibi kasılıyordu Akşam iş çıkışı sahile inip, biraz rahatlamaya, kafasını dinlemeye karar vermişti Şimdi kayaların üzerinden, batan güneşin kızıllığına dalmış, çözüm üretmeye çalışıyordu
Evet evet onunla mutlaka konuşmalıydı! Haberi olsundu olup bitenden Fakat bu haberleri nasıl karşılayacağı malumdu işte! Bu malum sıkıyordu gırtlağını

Hayır hayır! Onunla yanlız konuşamazdı Ona anlatacağı şeyleri anlayabilecek, konuşmanın her zamanki gibi kavgaya, nefsi müdafaya dönüşmesini engelleyecek, eğitici , bilgilendirici bir sohbet havasını muhafaza etmeye yardımı olacak, hatırı sayılır bir çift olmalıydı yanlarında

 

herbstregen87 is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 06-06-2008   #2
Profil Bilgileri
Reklam
www.mumsema.com
Standart --->: Alemin Sahibi Sensin Ey Yaradanım

" Bak efendi! Şimdi kibiri, gururu, nefsi, şeytanı işimize karıştırmayalım Ben şu anda hepsinden sıyrılmış durumdayım Darılmaca, kızmaca yok! Ben konuşmak istiyorum Bu kardeşlerde hakemimiz olsun, Allah rızası için, kardeşlik adına
Yıllarca sustum Konuştuğumda beceremedim Meramımı anlatamadım Gururum engel oldu, nefsim engel oldu, şeytan müdahale etti, sen dinlemedin, konuştuklarımı ters anladın, anlamaya çaba harcamadın Beni dinlemekten kaçındın" Konuşurken haklı çıkıyorsun"deyip sanki aslında haksızmışım gibi dışladın beni "Konuşmakla olmaz!" deyip susturdun beni

Her zaman, her konuda, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım, dolayısı ile sana kızdım sustum Çok pahalıya mal oluyor susmak çok! İçim yanıyor Artık susamıyorum Bu cehennemi artık içimde söndüremiyorum Meselenin ucu çocuklara dayanıyor Susamıyorum artık!"

Şimdi ben sana ne diyeyim? Nerden başlayayım? Nasıl anlatayım? Korkuyorum!
Anlamayacağından korkuyorum Yine insafsız haksız yargılara başlayacağından korkuyorum Yine savunmaya geçip, meselenin özünü saptıracağından korkuyorum Ben saldırmazsam, sen savunmaya geçmezsin biliyorum Lakin içim yanıyor anlıyor musun? Benimkisi konuşmak olmuyor, çığlık atıyorum adeta bBni can çekişen ağır hasta kabul et Son dileğini vasiyet eden, günahkar bir kul kabul et! Öylesine sukunetle,tarafsız dinle! Olur mu? Kabil mi?"

Başını kaldırıp göğe baktı Kızının yaşlı gözlerini gördü yine, gökler dolusu Ahh analık! Yıllardır yüreğine doldurulmuş şevkatin gücüyle, içte kör geleneklerin, cahilliklerin, bağnazlıklarından, yanlışlarından, dışta ise, binbir türlü çirkeften korumaya çalıştı çocuklarını

Kolkola çiftler geçiyordu yoldan Uzun uzun baktı arkalarından Bir kez bile eşinin koluna girip yürümemişti böyle
Her manzara, her kıpırdanış, hüznünü biraz daha artırıyordu Yuvası dağılmış, etrafa saçılmış kuşlar gibi, bedbin bedbin, biraz daha büzüştü kayaların üzerine Ellerini dizlerinin üzerinde bağlayıp "lahavle" Çekti bütün ruhuyla


Umut etmek istiyordu Birşeylerin düzeleceğine inanmak istiyordu En mühimi yüreğindeki kırgınlıkları unutup, çocukları için yeniden toparlanmak istiyordu Aralıksız dua ediyordu Yaşadığı olaylar içindeki rolünü çözümlemeye çalışıyordu Evet kader! Her oluş Allah'ın taktiri Lakin bu oluşların içinde, cüz-i iradenin sorumluluklarını ayırdetmeye çalışıyordu"Elimden gelen her şeyi yaptım mı?" Diye sorguluyordu kendini
En büyük hatası olarak, eşiyle arasında aşılması imkansız farklılıklara rağmen, inatla bu evliliği sürdürmeye çalışmasını görüyordu şu an Kendine çok fazla güvenmişti Azmine, sabrına, bilgisine, gücüne çok fazla güvenmişti Başarırım zannetmişti Ama olmadı, olmuyor işte!


Kadın olması, her şeyi baştan kaybetmesi demekti zaten Kadın olmak! Kadın olduğu halde düşünmek,hayatta istigametler belirlemeye kalkmakhemde bu geleneklerle yetişmiş insanlarla
Hiç bir zaman bir bütünün iki yarısı olamadılarne onu yönlendirmeye gücü yetti,nede ona teslim olmaya
"Yuvayı dişi kuş yaparmış" " Ah nasıl?"

İster istemez başa dönüyordu Yuvanın kurulduğu yıllara Her öz eleştiri, onu başa götürüyordu Ona göre, tüm anlaşmazlıkların kaynağı en baştan başlıyordu

"Bak efendi! Evlendiğimizde ikimizde çocuktuk Gerçi ben ne isteyip ne istemediğimi birazcık biliyordum ya keşke hiç bilmeseydim değil mi? Bir yüreğim, bir beynim olmasaydı Hayatın içine bakıp, kendimce kendime yer seçmeseydim Sırf gönlümden geçirebildiğim,sadece günlüğüme anlatabildiğim isteklerim olmasaydı Yazamasaydım Herkes gibi, bir yanık türkünün sırtına vurabilseydim, sır edip gömseydim içime, hayata dair arzuları, istekleri
Keşke ablamla başbaşa verip çalmasaydı anan günlüğümü Keşke birileri çıka da diyebilseydi başkasına ait mahremlerin kurcalanmaması gerektiğini Keşke!
Ne çok keşkelerim var değil mi? Geçmişte kalan keşkeleri gömebilseydik geçmişe, bu gün burada en elzem mevzuların arasında işi olmazdı keşkelerin Keşke şeytandanmış! Şimdi bunları konuşmak yersiz diyeceksin, lakin bu gün geçmişin eseri değil mi? Yıllarca mahkum ettin beni, iki cümleciğe
Neler hissettiğini anlıyordum Onun için sebepsiz çıkışlarına, gereksiz aşağılamalarına, mesnetsiz suçlamalarına katlandım sabırla Onları aklından kazıyabilmek için neler denemedim! Kırgınlıklarımı içime gömdüm,
beklentilerimi susturdum Sizin istediğiniz gibi biri olmaya gayret ettim

Bütün çabalarım sonuçsuz kaldı Beni anlamaya hiç yanaşmadın Bana arka çıkmadın İsteyen istediği gibi davrandı Sen sustun Bende sustum Sessiz sessiz mücadeleme devam ettim Bir gün beni anlayacaksın ümidiyle yaşadım hep Sense beni hiç keşfedemedin Hala beni anlamıyor, beni tanımıyorsun Yada öyle gözüküyorsun

Gerçekten beni ne zannediyorsun?
Şimdiye kadar, bana karşı sarfettiğin kelimeleri yorumladığımda; Beni, vurdumduymaz, yol yordam bilmez, topluma uymaz, asi, yabani,gözü yükseklerde, beyni yıkanmış, batı kültürü ile dejenere olmuş biri olarak görüyorsun Sahi bunlar senin samimi yargıların mı? Yoksa sırf beni acıtmak için kullandığın rastgele kelimeler mi?
Oysa Almanya'dan bana yazdığın mektupta:"Buradaki hayatı görünce, seni daha iyi anladım Meğer ne kadar büyük bir uyum çabası vermeye çalışıyormuşsun Nelere katlanmaya çalışıyormuşsun" diye yazdığında, yeniden doğmuş gibi olmuştum Nihayet beni anladığını, artık beni itham etmeyeceğini zannetmiştim

Yüreğimde sır gibi sakladığım umutlarımı, bir nebzede olsa paylaşabileceğimizi ummuştum Benim kaçırdığım şeylere çocuklarım sahip olsun istemiştim Ahh istemek ve ben!"
Bakışlarını ufuklara dikti Ufuklar bulutlarla örtülü, görüş mesafesi kısalmış Tıpkı hayat gibi, ötelerde ne var bilinmiyor İyimser tahminlerle, öteler güllük gülüstanlık, mutlu hayatlar tahayyül edilebilinir Lakin mutlu olmak için, iyimserlik yeterli mi?

 

herbstregen87 is offline  
Alt 06-06-2008   #3
Profil Bilgileri
Reklam
www.mumsema.com
Standart --->: Alemin Sahibi Sensin Ey Yaradanım


Ah Ah! Bu iyimserlik! Bu azim! Bu anlayış, bu güç!
Ahh Ahh! Bilmek, anlamak, fakat anlatamamakanlatacak muhatap bulamamak Ne kadar zor!

Eşine yöneldi düşünceleri yine Anlatmalıydı, anlayana kadar anlatmalıydı!

"Bak efendi! Büyüdük, olgunlaştık Artık bize kendi öz nefsimiz adına birşey istemek, beklenti içine girmek yaraşmaz! Sen ben yokuz artık Çocuklarımız var Bir bak onlara! Büyüdüler farkında mısın? Her birinin farklı mizaçları var Farklı beklentileri var Onlar birer insan! Beyinleri, yürekleri var Duvar değiller , anladın mı? Ve o yüreklerinde sıkıntıları, umutları var O umutları desteklemeli, sıkıntılarını gidermeliyiz Onların yanlışlarına yanlış gibi bakmamalıyız Öğreniyorlar Öğrenecekler Bizim desteğimize ihtiyaçları var Yol göstericiliğimize, şevkatimize, anlayışımıza ihtiyaçları var "Sen kötüsün" demekle kimse iyi olmaz İyiyi göstermek lazım, örnek olmak lazım

Bak içim acıyor, senin gibi tükürüp geçemiyorum Hem neye tükürüyorsun? Onlar yazılmamış temiz sahifeler değil mi, bize verilen emanet edilen? "Çocuk yetiştirmek annenin vazifesidir" diyorsun Doğru değil ama doğru kabul edelim Ben onları, benim bilgilerim doğrultusunda yetiştirmeye çalışıyorum Sense anlamaya çalışmadan, eleştirmeye kalkıyorsun Bana dünyanın en ağır vazifesini yüklüyorsun, destek olacak,eksik gördüğün yerleri tamamlaman gerekirken,
eleştiriyorsun Film eleştirmeni gibi davranıyorsun Oysa yönetmen olman gerekirdi İşine gelen yerde yönetmen, işine gelen yerde eleştirmen Ben dolduruyorum, sen boşaltıyorsun Dolmuyorsa üzerini senin tamamlaman gerekmez mi?
Neyi nasıl vereceğimi biliyorum, lakin sen beni durmadan rencide ediyorsun, sözümü çürütüyorsun Ya al kumandayı eline, ne istiyorsan söyle yapalım Yada bırak ben yapayım Yardım etmeyip desteklemeyeceksen, bari eleştirip, çocukların kafasını karıştırma!


Ah efendi ah! Çocukken çocuk yetiştirilir mi? Biz çocuk yetiştirecek çağa gelinceye kadar, onlar büyüdüler bile Biz ise bir türlü büyüyemedik Eski alışkanlıklarımızı bir türlü bırakamadık Nefsi müdafaya geçmeyeceğim Elbette eksiklerim olmuştur Lakin sen beni tamamlamalıydın Eleştirmekle yetindin
Ben sana iaat etseymişim, onlarda bana itaat edermişler(!) Beni asi ilan ettin Sence bu senin nefsi müdafan değil mi?
Be müslüman! Sen hangi düsturu getirdinde ben itaat etmedim? Hangi emrine uymadım? Hangi isteğini geri çevirdim? Sana bir kere bile "Olmaz, hayır" dediğim bir isteğin var mı? Bu mesnetsiz, klişe suçlamalarını , inan çözebilmiş değilim

Beynimi çatlatasıya düşünüyorum, inan bana bir sebep bulamıyorum
Bu mesnetsiz suçlamalar, beni geliştirmiyor Sadece sana olan saygımı azaltıyor
Çünkü eminim bunlar dış kaynaklı "Bir karıya sahip olamıyorsun" diyorlar sana
Başkalarının sana karşı küstahlıklarını, benim sırtıma vuruyorsun Ben sırtına, sırtımı dayamışım, sana destek olmak için yıpranıyorum,

sense bizi çekemeyenlerin küstahça sözleriyle beni kamçılıyorsun Benimle yek vücut olacak yerde, bana karşı cephe alıyorsun Düşman mıyız biz Allah aşkına!

Evet yerimde duramıyorum Birşeyler yapmaya çalışıyorum Ailemiz için, yuvam için, çocuklarım için, sana destek olmak için Elalemin hayatımıza karışmaya ne hakkı var?

Al sana Almanya meselesi! Elalemin sözünü tuttuk, ne oldu?

Al sana dikiş hocalığım Herkes yıllarca kadroya giremezken, bir yıl sonra kadroya girecektim, elalemin sözünü tuttuk güzel oldumu?

Ve al sana dükkan İstanbul gibi bir yerde, sıfırdan başlayıp bir yere gelmeye çalışıyorum, en ufak bir tökezlemede, bir tekmede sen vuruyorsun, yıkıyorsun beni yerlere
Şimdi sonuçtan memnun musun? Her gün alacaklıları iş yerime göndermekten haz mı alıyorsun? Patronun, elemanların yanında alacaklıların bana hakaret etmeleri, tatmin ediyor mu seni?"


Başını göklere kaldırdı İiçinden bir alev geçti yine Gözlerine zehir gibi yaşlar hücum etti Yutmalıydı bu kısmı Çocuklar için yutmalıydı Geri aldı bu sözleri Almak istediği sonuca göre kelimeler seçmeliydi Ne sonuç almak istiyordu ki? Çocuklarının anlaşılması mı? Kim tarafından?

 

herbstregen87 is offline  
Alt 06-06-2008   #4
Profil Bilgileri
Reklam
www.mumsema.com
Standart --->: Alemin Sahibi Sensin Ey Yaradanım

Ellerini başının üstüne koydu Son yıllarda bu hareket tik olmuştu onda Sanki beyni kafatasını patlatıp fırlayacak ta, elleriyle bastırıp "yerinde dur " diye ikaz ediyordu onu
Kafası karıştı Makaslayacağı yeride, öncesinide unutuvermişti Biraz daha büzüştü kayaların üstüne Avına yumulmuş, kartala benzetti kendini Kartalda kendisiydi,
avlananda Didikledi durdu en derinlerine kadar içini Kanını emdi beyninin , pençelerini geçirdi nefsin boğazına

"Sen sus! Sana sıra gelene kadar Sen sus! Senin kendin için birşeyler isteyecek, bekleyecek sıran değil Belkide o sıra hiç gelmez sana Sen sus! Bekle, sırada yavruların var!"

Tek tek geçirdi çocuklarını gözlerinin önünden Gözlerini kuruladı Buruk bir gülümseme yayıldı yüzüne"Allahım! Onlar senin kulların, benim kudretim yetmiyor Sen sahip çık onlarada, banada"

"Hiç düşündün mü; Bu kadın ne diye bu kadar çırpınıyor? Düşün müşsündür Gözü yükseklerde, lüks düşkünü biri olarak düşünmüşsündür Boş ver beni! Ne istersen o olayım Bu saatten sonra sana kendimi anlatmaya çalışsam ne yazar? Muhakkak haklıya hakkının verileceği gün, tüm keşmekeşler çözüme kavuşacak Sen istersen beni cehenneme göndermeye devam et!
Fakat çocuklar! Onlara kıyma ne olur! Onları cehenneme yollama ne olursun!
Namahremden kaçar gibi kaçma kızlarından Onlar bizim kızlarımız Sarıl okşa şevkat göster Bir gülücüğün için, dünyaları feda edecek haldeler Bırak hata görme bir süre Mükemmel mişler gibi davran Allah rızası için! Bu yaşına gelmişsin, anan altına döşek üstüne yorgan hala Sen mükemmel misin ki yudumluyorsun bunca sevgiyi?


Dün gece kızlarla konuştuk, dertleştik, ağlaştık Sana ihtiyaçları var, ekmekten sudan daha çok Ne olurdu bir kez kucaklasan! Ne olurdu birkez yavrum desen!

Sıkıntılıyız, yorgunuz ama bunca didinme sonucu birşey çıksın ortaya Telef olup gidecek çocuklar Sen-ben tegannilerini bırakalım artık! Suçlamayı yargılamayı bırak! Bir güzel söz söyle Al bir gün dışarı çıkar

Sahile gittim dün Aileler gördüm, çocuklarıyla top oynayan, kızlar gördüm babalarıyla saklambaç oynayan Bunları bizim çocuklarımız da görüyor ve keşke başkalarının çocukları olsaydık diyorlar
Sende başka bir eşin, başka çocukların olsun isterdin değil mi? Ne hakla? Ailenin mimarı baba değil mi? Bizi beğenmemeye, aşağılamaya ne hakkın var?


Bizi sahiplenmen, bizimle gurur duyman için ne çaba verdin? Hangi çaban sonuçsuz kaldı? Hiç bir çaba harcamadan , beyninde kurguladığın aileyi istiyorsun, emek vermeden sahip olmak istiyorsun, ekmeden biçmek istiyorsun

 

herbstregen87 is offline  
Alt 06-06-2008   #5
Profil Bilgileri
Reklam
www.mumsema.com
Standart --->: Alemin Sahibi Sensin Ey Yaradanım

Sahile gittim dün Aileler gördüm, çocuklarıyla top oynayan, kızlar gördüm babalarıyla saklambaç oynayan Bunları bizim çocuklarımız da görüyor ve keşke başkalarının çocukları olsaydık diyorlar
Sende başka bir eşin, başka çocukların olsun isterdin değil mi? Ne hakla? Ailenin mimarı baba değil mi? Bizi beğenmemeye, aşağılamaya ne hakkın var?

Bizi sahiplenmen, bizimle gurur duyman için ne çaba verdin? Hangi çaban sonuçsuz kaldı? Hiç bir çaba harcamadan , beyninde kurguladığın aileyi istiyorsun, emek vermeden sahip olmak istiyorsun, ekmeden biçmek istiyorsun
Çocuklarını tanımıyorsun bile Ne kadar acı! Hiç birini tanımıyorsun Karakterlerini, güçlü yanlarını, zayıf yanlarını, yeteneklerini bilmiyorsun Bu ne biçim babalık böyle?
Oysa ben, herbirini tek tek içimde hissediyorum Üzüntülerini, beklentilerini, korkularını biliyorum Onun için yerimde duramıyorum Onun için; "Bir postum var atarım, nerde olsa yatarım"diyemiyorum senin gibi Onun için öz nefsim adına birşey isteyemiyorum, hayattan

Kimden nefret ediyorsun? Benden mi? Onlardan mı? Niye? Sevmiyorsan bizi,
benimsemiyorsan, hep dışlayacaksan böyle, imrendireceksen başkalarına, terket bizi! Yoksay! Horlama artık

Bana bir şey olmaz Ben ne olup ne olmadığımı biliyorum Lakin onlar yetişme çağında, kişilikleri oluşmamış insancıklar Ne hatası? Melek gibiler görmüyor musun? Kuzucuklarımız Korkuyorum bak Etrafta bir sürü kurt pusuda bekliyor, korkuyorum Niye biliyor musun? Bir gün bizden öyle bıkacaklar ki, gözü kapalı kurtların kucağına düşecekler"

Titredi Üşümeye başladı Üzerine bir şey almamış olmasına eseflendi: "Ne zaman kendimi düşündüm ki? Ah Allah'ım! Beni sen düşün! Senden başka kimsem yok!"
Düşünceleri dağıldı Eşiyle daha neler konuşacaktı? Unuttu

Yine kader meselesine takıldı düşünceleri Ne zaman olayların altında eziliyormuş gibi hissetse, Allah'a kaçıyordu hep

"Bu yaşadığım hayat benim değil! Bu hayatı yöneten kudret,benim değil Ben ezelde ebede akıp giden bu koca senaryonun içinde bir figuran bile değilim Basit bir dekorum sanki Kainatta ki rolüm ne ki?

Fakat bana verilmiş bir cüz-i irade var Seçim yapma hakkım var Seçim yapma hakkı? Ne zaman, neyi kendi irademle seçmişim ki? Bu toplumda kadının iradesinin rolü ne? Kadının iradesi? İradesini kullanan kadın , bunu hak yoldada kullansa, iteatsizlikle suçlanıyor

İtaat? Kime, ne kadar? Hangi şartlar altında?
Ah gaflet örtüsü! Yine örttü bütün benliğimi, ağır yapışkan, ıslak, çıkartıp atamıyorum Ey akıl ! Yine mi işlevini şaşırdın? Yine Rabbini unuttun, yine kulluğunu unuttun, Rabliğe mi soyundun?

Kader işte yazılmış, çizilmiş Madem her oluşun, bir olduranı var, madem bu vardan haberin var, bu nasıl bilmektir böyle? Yine dünyanın tüm yükünü sırtlanmışsın, azmetmişsin taşımaya Yine acıyan tüm yüreklerden, akan tüm gözyaşlarından kendini sorumlu tutmaya kalkıyorsun Bütün aksaklıkları tutuşturdun, bağrını yakıyorsun

Ey Rabbim! Beni bana bırakma! Beni benim insafıma terketme! Dağılıyorum Parçalanıyorum Anasından ayrılmış kuzular gibi, perişan perişan meleniyorum Bu benim halim, ne akılsız bir hal!
Her şey senin Rabbim! Her şey senin Dünya senin, üzerinde ki hayat senin , bütün bu insanlar senin kulların Kaderin sahibi sensin Sensin yürekleri evirip çeviren Gönlümü ferahlat!

Benim yerime sen söyle,eşime , çocuklarıma Sen söyle Rabbim Ben beceremiyorum işte!Anlatamıyorum Endişelerimi, korkularımı ancak sana arz edebiliyorum Mahzun etme beni! Hepimiz sana emanetiz Her şey senin , bana düşen sadece kulluğumu etmek değil mi?

Kulluk? Nasıl? Hayat seccadeden ibaret değil ki?
Böyle bir adamın karısıyım Böyle böyle çocuklarım var Şöyle bir aileden geldim Şöyle bir mahallede , şöyle ortamlarda, şöyle şöyle insanlarla beraber yaşıyorum

Sen biliyorsun zaten Rabbim Bildir bana Rabbim nasıl, nasıl kulluk yapayım?
Böyle bir beynim, böyle bir yüreğim, böylede bir nefsim var Bildirsen de anlamıyorum değil mi? Çünkü , kat kat gaflet perdelerim var İmanımı çalmak için , pusuda bekleyen , birde şeytan var İşte bütün bunlarla beraber, büyük büyük imtihanlarım var!!!
Ben nasıl yaşayayım? Hiç kuşkusuz , Sen beni, benden iyi biliyorsun Sorun benim beni bilmememde değil mi?"

Bakışlarını gökyüzüne kaldırdı, haşyetle arandı "Ben kimim? Ey Allah'ım! Ben ne haddini bilmez bir kulum böyle?" Rabbinden utandı Başını dizlerinin üzerine bıraktı, anasının kucağına sığınan suçlu çocuklar gibi

"Allah'ım! Beni bağışla, bana yol göster! İçimi yakan her şeyi Sana havale ettim Bu yüreğin mimarı Sensinderdini ilacını sen bilirsin Yüreğimi Sende sabit tut! Ana yüreğim de çocuklarım da Sana emanetiz!"

Bir müddet kendi dizleri üzerinde, secde halinde bekledi Onunla beraber her şey susmuştu sanki Boğazında ki düğüm, sırtındaki kasılma, yüreğindeki daralma Gitmişler!

Ağır ağır doğruldu Kayaların üzerinden atlaya atlaya, sahil yoluna indi Hava iyice kararmış olmasına rağmen, sahil yolu insanlarla doluydu Bakışlarını ayaklarınıa indirip, hızlı hızlı yürüdü İnsanları da, denizi de, üzerindeki çöpleri de görmüyordu artık

 

herbstregen87 is offline  
Alt 06-06-2008   #6
Profil Bilgileri
Reklam
www.mumsema.com
Standart --->: Alemin Sahibi Sensin Ey Yaradanım

çok güzel bir konu açmışsın allah gönlüne göre versin hepsini okuyamadım ama vakit bulursam okicam emeğine sağlık tşkler!!!! ++++repp

 

sensizim_02 is offline  
Alt 06-06-2008   #7
Profil Bilgileri
Reklam
www.mumsema.com
Standart --->: Alemin Sahibi Sensin Ey Yaradanım


Şairlere, ressamlara ilham kaynağı olan, günbatımının koyu kızıllığını da arkasını dönmüş, doğunun karanlığına doğru hızlı adımlar atıyordu

Bu yürüyüşle; Bütün dünyayı ve üzerinde ki her şeyi arkasında bırakıyordu adeta Ayakları, altlarındaki yolu tüketirken, onu eve götürdüklerini de düşünmüyordu Zira her akşam eve giderken, içinde duyduğu, endişelerle, kaçış hissini duymuyordu şu an
Hatta ona öyle geliyordu ki ayaklarının altındaki yol bile bir boşluktan ibaret Bu gidiş, ne kaçışı, ne de kavuşmayı ifade etmiyordu Öylesine bir gidiş, meçhule

Yüreği böylesine mutmainken, içinde, yüce bir kudrete sığınmanın, teslim olmanın rahatlığını hissediyordu

"Alemin sahibi sensin!" Dedi yüksek sesle

"Alemin sahibi Sensin!" dedi daha yüksek bir sesle

Gelip geçenler garip garip yüzüne bakıyorlardı_alıntı_
_herbstregen87_biraz uzun bir hikaye ama ben okurken gözyaşlarımı tutamadım acılar biraz daha saptandı sanki yüreğime ve sizlerle paylaşmak istedim mutsuz olmak nekadar kötü bir şey tüm hayatı mahvedecek kadar veya sizi anlayan en yakınlarınızın bile olmaması hikayenin içinde birden kendimi buldum şuanki zaman ve geleceğim okadar derinlere daldım ki bazen birilerini kırmamak için hayatımıza haddinden çok fazla sorumluluklar yüklüyoruz şimdi anladım ki düşünmem gerekiyor ve daha çok düşünmem akıllı bir karar almam gerekiyor Allah benim ve herkesin hakkında hayırlısını nasip eyler inşAllah_herbstregen87

 

herbstregen87 is offline  
Cevapla



Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap son Mesaj
Polis fahişe, alemin en popüleri çıktı HARBİKIZ Yurt Dısı Haberler 0 16-08-2008 11:16
Affeyle Ya Rabbel Alemin..! aysenur_erol Dua 0 26-04-2008 21:14
Sanal Alemin Komik Nickleri zzr1100 Komik Nickler 2 21-12-2007 01:58
Pes 5 - Alemin En Kral Oyunu übbergen Oyun-O-P 2 03-09-2007 15:28
Alemin delikanlısı interneti anlatıyor talha_efendi Komik Şeyler (Yazı Eklenebilir) 0 18-08-2007 16:10

Saat 04:44.

Web Site Ekle Pagerank Toplist Netfrm Frmalev Mumsema Frmacil Dantel Derya Modeller Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.