Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Kıssalar & Hikayeler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et
Alt 09-09-2008   #1
Profil Bilgileri
Reklam
www.mumsema.com
Wink Öyle Çok Pazarlik Ettim Ki Rabbim Seninle:(



Öyle çok pazarlık ettim ki Seninle ey Rabb’im Sen çağırınca, kendime ayırdığım vakitlerden çalındığını düşündüm Ezan okununca, sevdiklerimle geçirdiğim zamanların azalmasından korktum Vakit girince, içim “cız” etti hep Odamdan uzaklaştım, bıraktım işimi, bozdum keyfimi; öylece namaza durdum Ayak diredim, “az sonra kılsam da olur!” dedim “Az sonra”larım “çok sonralar”a döndü, geç kaldım, geç kalmaktan utanmadım Sonunda ayaklarımı sürüye sürüye vardım huzuruna Pazarlığımı vaktin daralmışlığını bahane ederek yeniden ileri sürdüm Kaçıyordu namaz ya; o yüzden çabucak kıldım, selam verdim, hemen kalktım, rahatladım Oysa rahatlığı Sana borçluyum Ağrımayan her bir dişim kadar huzur borçluyum Sana Damarlarımın her bir noktasında pıhtılaşmayan kanım kadar sükûnet borçluyum Sana Tenimin kaşınmayan her bir noktası kadar rahatlık borçluyum Sana Dişlerim ağrıyacak olsa her biri için harcayacağım zaman Senin Kanım pıhtılaşıp damarlarım tıkanacak olsa, her defasında ızdırap ve korkuyla geçireceğim saatlerin hepsi Senin Tenim her noktasında yırtılacakmış gibi acıyacak olsa, kendi kendime dar geleceğim huzursuz günler Senin
Gün oldu; usandım Sabrımı tükettim; tükendim Kendimi yontmaya heveslendim Benden istediğin zamanı çok gördüm Benden istediğini, benim için istediğini bile bile, huzurunda huzursuz durdum Fazla buldum namazın rekatlarını; kısaltmak için bahaneler aradım Günümü delik deşik etmeni, işimin arasına kesintiler sokmanı, hayatımın ortasına duraklar koymanı, uykumu bölmeni lüzumsuz gördüm “Beni bana bırak!”larla durdum huzuruna; içim başka bir yerlerin türküsünü söylerken, ben seccadende, belki sadece bedenimle, mıhlı kaldım Oysa Sen, dileseydin dar edebilirdin zamanı bana! Bir uçurumun dibine savrulmuş bir arabada çaresizce Sana yalvartıyor olabilirdin beni Korkulu bir savaşın orta yerinde ateş ve kan kusan bombaların altında günümü de, işimi de, uykumu da, hatta rüyalarımı da delik deşik etmelerini takdir edebilirdin Düşmeyen bombalar kadar, uçuruma savrulmayan arabalar kadar genişlik borçluyum Sana
İçten pazarlıktı benimkisi Öyle içten ki kendime bile söyleyemedim Gözlerimle birlikte gönlümü de secdene kilitlemeyi çok gördüm Kendimi sıfırlamayı, benliğimi hiçe indirgemeyi beceremedim Ensemde kaderin sıcacık nefesini hissedecek o teslimiyetin vadisine inemedim Acelem vardı; alnımı koyduğum gibi kaldırdım seccadeden Bütün benliğimle aşağı inemedim İşim vardı, secdemi işime zaman kazandı Secdeye kalbimi de sığdırmaya çalışmadım Uykum vardı, secdemi sığ bırakıp uykumu derinleştirdim
İtirafımdır: Bencilliğimi de sırtıma alıp rükûlarda eritemedim Bedenim eğilirken huzurunda, “emrolunduğum gibi dosdoğru olma”nın ağırlığını sırtıma almayı erteledim “Sırası değil!”di; “hele dur; sonra da olur!”du En Sevgili’ni bir gecede ihtiyarlatan emri üzerime alınmadım

Sen dileseydin, çocuğumun cılız nabızlarının eşliğinde, loş ve neşesiz bir yoğun bakım odasında, gözümü de gönlümü de, umutsuzca, çaresizce, ürpertiyle, korkuyla bir monitörün ekranına kilitleyebilirdin Dileseydin, yeryüzünün sükûnetini bir anda kesip, küçücük bir duvar kıpırtısının gölgesinde, mini mini bir sarsıntının beklentisi içinde saçlarıma aklar düşürebilirdin
İçten pazarlık mı denir buna? Sen bilirsin Seninle ettiğim pazarlığı Kendime sakladığım ve hatta kendimden de sakladığım sır bu Dilime bile değdirmekten korktuğum, ağzıma almaktan utandığım öyle bir sır işte Fısıldaması bile acı veriyor ya… Meselâ, uzayınca Fatiha, uzayınca sûre, heceler sanki özgürlüğe giden yolu taşlar gibi kestikçe, “bitmez şimdi bu namaz!” dediğim çok oldu Ama içimden Kimseler duymadı Bir Sen duydun beni ey Rabb’im Sırrımı bir Sen bildin Kendimi lüzumsuz hissederken seccadenin üzerinde, dudağım anlamına yetişemediğim kelimeler için oynarken, Sen beni söylediğimden fazlasıyla duydun, söyleyemediğimi de, dile getiremediğimi de bildin Ruhumu alıp uzaklara gittiğim halde, bir bedenimi bıraktığım halde huzurunda, kovmadın beni, yakınlığında tuttun
İtirafımdır; öyle anlatıldığı gibi özleyebilmeyi beceremedim henüz namazı… “Aradan çıkarmaya çalıştığım” oldu namazı Geçiştirdim namazı Bir “sorun”du çözdüm, hallettim Selam verip sonra yaşamaya başladım… Yaşamayı namazın içinde aramalıydım Namazı yaşamanın içine sızdırmalıydım oysa Bilemedim Kafa tuttum, ayak diredim, pazarlık ettim; ama Sen utandırmadın, yine yine yine huzuruna aldın beni Her secdede rahmetinle okşadın alnımı Her rükûda “aferinler” fısıldadın gönlüme Her vakitte yeni bir sayfanın aklığına çağırdın ruhumu Yüzüme vurmadın Azarlamadın Aşağılamadın Hepten umut kesmedin benden Yok saymadın Utandırmadın

Pazarlık ettiğimi Seninle bir Sen bildin ey Rabb’im Kimselere söylemedin Sırdaşım Sensin, bir Sana açabilirim içimi, bir Senin beni ayıplamandan korkmam Ben işte böyleyim; yine “bana ait”lerin hesabındayım Başka kime söyleyeyim? Başka kimin anlayışından medet umayım

 

Hyoscyamus is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Cevapla



Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap son Mesaj
ÖyLe Küçükken ÖyLe Kocaman UmutLarLa BaşLamıştım ki Aşka.. Toprak Aşk-Sevgi-Evlilik 3 09-07-2008 17:23
Öyle çaresizim ki Rabbim, NesriN Dua 0 11-04-2008 13:24
seninle başladı seninle bitsin (yudtube team) oguz05 Türkçe Müzik Videoları 0 05-04-2008 13:18
Öyle Yalnız , Öyle Bir Başıma , Öyle Allah'La !! YapRock Wallpaper / Resim 1 21-02-2008 19:22
Öyle küçükken öyle kocaman umutlarlan baslamıstım ki aska... PiSik0 Güzel Aşk Sözleri 1 06-01-2008 00:29

Saat 23:03.

Web Site Ekle Pagerank Toplist Netfrm Frmalev Mumsema Frmacil Dantel Derya Modeller Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.