| |||||||
| Forum Kuralları | İletiler | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| | #2 |
| Deniz Türküsü Vala'ya Dolu rüzgarla çıkıp ufka giden yelkenli! Gidişin seçtiğin akşam saatinden belli, Ömrünün geçtiği sahilden uzaklaştıkça Ve hayalinde dolan aleme yaklaştıkça, Dalga kıvrımları ardında büyür tenhalık, Başka bir çerçevedir, gitgide, dünya artık ![]() Daldığın mihveri, gittikçe, sarar başka ziya; Mavidir her taraf, üstün gece, altın derya ![]() ![]() ![]() Yol da benzer hem uzun, hem de güzel bir masala O saatler ki geçer başbaşa yıldızlarla ![]() ![]() ![]() Lakin az sonra leziz uyku bir encama varır ![]() Hilkatin gördüğü rüya biter Etraf ağarır![]() Som gümüşten sular üstünde, giderken ileri, Ta uzaklarda şafak bir bir açar perdeleri ![]() ![]() ![]() Musikîyle bir alem kesilir çalkıntı! Ve nihayet görünür gök ve deniz saltanatı! Girdiğin aynada geçmiş gibi diğer küreye, Sorma bir saniye, şüpheyle sakın: Yol nereye? Ayılıp neş'eni yükseltici sarhoşluktan, Yılma korkunç uçurum zannedilen boşluktan! Duy tabiatte biraz sen de ilâh olduğunu! Ruh erer varlığın zevkine duymakla bunu ![]() Çıktığın yolda bugün yelken açık, yapayalnız, Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervasız Yürü! Hür maviliğin bittiği son hadde kadar! İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar ![]()
| |
| |
| | #3 |
| İstanbul'u Fetheden Yeniçeriye Gazel Vur Pençe-i Âlî'deki şemşîr aşkına Gülbang-i âsmâni tutan pîr aşkına Ey leşker-i müfettihü'l-ebvâb vur bugün Feth-i mübîni zâmin o tebşîr aşkına Vur deyr-i küfrün üstüne rekz-i hilâl içün Gelmiş bu şehsüvâr-i cihângîr aşkına Düşsün çelengi Rûm'un, eğilsün ser-i Firenk Vur Türk'ü gönderen yed-i takdîr aşkına Son savletinle vur ki açılsın bu sûrlar Fecr-i hücûm içindeki tekbîr aşkına
| |
| |
| | #4 |
| İstanbul'un Fethini Gören Üsküdar Üsküdar bir ulu rüyâyı görenler şehri, Seni gıptayle hatırlar vatanın her şehri, Hepsi der: "Hangi şehir görmüş onun gördüğünü? Bizim İstanbul'u fethettiğimiz mutlu günü ![]() Elli üç gün ne mehâbetli temâşa idi o ![]() Sanki halkın uyanık gördüğü rüyâ idi o ![]() Şimdi beş yüz sene geçmiş o büyük hatıradan Elli üç günde o hengâme görülmüş buradan, Canlanır levhâsı hâlâ beşer ettikçe hayâl O zaman ortada, her saniye gerçek bir hâl ![]() Gürlemiş Topkapı'dan bir yeni şiddetle daha ![]() Şanlı namıyle "büyük top" denilen ejderha ![]() Sarf edilmiş nice kol kuvveti gündüz ve gece ![]() Karadan sevk edilen yüz gemi geçmiş Haliç'e Son günün cengi olurken, ne şafakmış o şafak ![]() Üsküdar, gözleri dolmuş, tepelerden bakarak, Görmüş İstanbul'a yüzbin meleğin uçtuğunu, Saklamış durmuş, asırlarca, hayâlinde bunu ![]()
| |
| |
| | #5 |
| Süleymaniye'de Bayram Sabahı Artarak gönlümün aydınlığı her saniyede Bir mehâbetli sabah oldu Süleymâniye'de Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati, Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketi Yer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan, Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan ![]() Gecenin bitmeye yüz tuttuğu andan beridir, Duyulan gökte kanat, yerde ayak sesleridir ![]() Bir geliş var! ![]() Ne mübârek, ne garîb âlem bu!![]() ![]() Hava boydan boya binlerce hayâletle dolu ![]() ![]() ![]() Her ufuktan bu geliş eski seferlerdendir; O seferlerle açılmış nice yerlerdendir ![]() Bu sükûnette karıştıkça karanlıkla ışık Yürüyor, durmadan, insan ve hayâlet karışık; Kimi gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya, Giriyor, birbiri ardınca, ilâhî yapıya ![]() Tanrının mâbedi her bir tarafından doluyor, Bu saatlerde Süleymâniye târih oluyor ![]() * Ordu-milletlerin en çok döğüşen, en sarpı Adamış sevdiği Allah'ına bir böyle yapı ![]() En güzel mâbedi olsun diye en son dînin Budur öz şekli hayâl ettiği mîmârînin ![]() Görebilsin diye sonsuzluğu her yerden iyi, Seçmiş İstanbul'un ufkunda bu kudsî tepeyi; Taşımış harcını gâzîleri, serdârıyle, Taşı yenmiş nice bin işçisi, mîmâriyle ![]() Hür ve engin vatanın hem gece, hem gündüzüne, Uhrevî bir kapı açmış buradan gökyüzüne, Taa ki geçsin ezelî rahmete ruh orduları ![]() ![]() Bir neferdir, bu zafer mâbedinin mîmârı ![]() * Ulu mâbed! Seni ancak bu sabah anlıyorum; Ben de bir vârisin olmakla bugün mağrûrum; Bir zaman hendeseden âbide zannettimdi; Kubben altında bu cumhûra bakarken şimdi, Senelerden beri rüyâda görüp özlediğim Cedlerin mağfiret iklîmine girmiş gibiyim ![]() Dili bir, gönlü bir, îmânî bir insan yığını Görüyor varlığının bir yere toplandığını; Büyük Allah'ı anarken bir ağızdan herkes Nice bin dalgalı Tekbîr oluyor tek bir ses; Yükselen bir nakaratın büyüyen velvelesi, Nice tuğlarla karışmış nice bin at yelesi! * Gördüm ön safta oturmuş nefer esvaplı biri Dinliyor vecd ile tekrar alınan Tekbîr'i Ne kadar saf idi sîmâsı bu mü'min neferin! Kimdi? Bânisi mi, mîmârı mı ulvî eserin? Taa Malazgirt ovasından yürüyen Türkoğlu Bu nefer miydi? Derin gözleri yaşlarla dolu, Yüzü dünyâda yiğit yüzlerinin en güzeli, Çok büyük bir iş görmekle yorulmuş belli; Hem büyük yurdu kuran hem koruyan kudretimiz Her zaman varlığımız, hem kanımız hem etimiz; Vatanın hem yaşayan vârisi hem sâhibi o, Görünür halka bu günlerde teselli gibi o, Hem bu toprakta bugün, bizde kalan her yerde, Hem de çoktan beri kaybettiğimiz yerlerde ![]() * Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri, Koyu bir kırmızılık gökten ayırmakta yeri ![]() Gökte top sesleri var, belli, derinden derine; Belki yüzlerce şehir sesleniyor birbirine ![]() Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı? Üsküdar'dan mı? Hisar'dan mı? Kavaklar'dan mı? Bursa'dan, Konya'dan, İzmir'den, uzaktan uzağa, Çarpıyor birbiri ardınca o dağdan bu dağa; Şimdi her merhaleden, taa Bâyezîd'den, Van'dan, Aynı top sesleri birbir geliyor her yandan ![]() Ne kadar duygulu, engin ve mübârek bu seher! Kadın erkek ve çocuk, gönlü dolanlar, yer yer, Dinliyor hepsi büyük hâtırâlar rüzgârını, Çaldıran topları ardınca Mohaç toplarını ![]() * Gökte top sesleri, bir bir, nerelerden geliyor? Mutlaka her biri bir başka zaferden geliyor: Kosova'dan, Niğbolu'dan, Varna'dan, İstanbul'dan ![]() ![]() Anıyor her biri bir vak'ayı heybetle bu an; Belgrad'dan mı? Budin, Eğri ve Uyvar'dan mı? Son hudutlarda yücelmiş sıra dağlardan mı? * Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor? Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor! ![]() ![]() Adalar'dan mı? Tunus'dan mı Cezayir'den mi? Hür ufuklarda donanmış iki yüz pâre gemi Yeni doğmus aya baktıkları yerden geliyor; O mübârek gemiler hangi seherden geliyor? * Ulu mâbedde karıştım vatanın birliğine ![]() Çok şükür Allaha, gördüm, bu saatlerde yine Yaşayanlarla beraber bulunan ervâhı ![]() * Doludur gönlüm ışıklarla bu bayram sabahı ![]()
| |
| |
| | #6 |
| Mehlika Sultan Mehlika Sultan'a aşık yedi genç Gece şehrin kapısından çıktı ![]() Mehlika Sultan'a aşık yedi genç Kara sevdalı birer aşıktı ![]() Bir hayalet gibi dünya güzeli Girdiğinden beri rü'yalarına; Hepsi meshur, o muamma güzeli Gittiler görmeye Kaf dağlarına ![]() Hepsi, sırtında aba, günlerce Gittiler içleri hicranla dolu; Her günün ufkunu sardıkça gece Dediler: "Belki bu son akşamdır" Bu emel gurbetinin yoktur ucu; Daima yollar uzar, kalp üzülür: Ömrü oldukça yürür her yolcu, Varmadan menzile bir yerde ölür ![]() Mehlika'nın kara sevdalıları Vardılar çıkrığı yok bir kuyuya, Mehlika'nın kara sevdalıları Baktılar korkulu gözlerle suya ![]() Gördüler: "Aynada bir gizli cihan ![]() ![]() ![]() Ufku çepçevre ölüm servileri ![]() ![]() "Sandılar doğdu içinden bir an O, uzun gözlu, uzun saçlı peri ![]() Bu hazin yolcuların en küçüğü Bir zaman baktı o viran kuyuya ![]() Ve neden sonra gümüş bir yüzüğü Parmağından sıyırıp attı suya ![]() Su çekilmiş gibi rü'ya oldu! ![]() ![]() Erdiler yolculuğun son demine; Bir hayal alemi peyda oldu Göçtüler hep o hayal alemine ![]() Mehlika Sultan'a aşık yedi genç Seneler geçti, henüz gelmediler; Mehlika Sultan'a aşık yedi genç Oradan gelmeyecekmiş dediler! ![]() ![]()
| |
| |
| | #7 |
| Sessiz Gemi Artık demir almak günü gelmişse zamandan Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan ![]() Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol ![]() Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli, Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu! Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu ![]() Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; Bilinmez ki giden sevgililer dönmeyecekler ![]() Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden, Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden ![]()
| |
| |
| | #8 |
| Rindlerin Akşami Dönülmez akşamin ufkundayiz, vakit çok geç; Bu son fasildir ey ömrüm, nasil geçersen geç ![]() Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile, Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle ![]() Geniş kanatlari boşlukta simsiyah açilan Ve arkasindan güneş dogmiyan büyük kapidan Geçince başliycak bitmeyen sükunlu gece ![]() Gruba karşi bu son bahçelerde, keyfince, Ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül ![]() Ya lale açmalidir gögsümüzde yahut gül ![]()
| |
| |
| | #9 | |||||||||||||||||||
Bu arada ilk şiiri ve özellikle Mehlika Sultan şiirini de İstanbul için düşünebilirsin ![]() ![]() Ödev için lazımsa eğer "Mehlika Sultan"daki yedi gencin İstanbul'un yedi tepesindeki yedi kapısından çıktığını belirtebilirsin ![]()
Konu ugurbaki tarafından (10-12-2007 Saat 21:48 ) değiştirilmiştir.. | ||||||||||||||||||||
| |
| | #10 |
| SESSİZ GEMİ ![]() Artık demir almak günü gelmişse zamandan, Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan ![]() Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol ![]() Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli ![]() Biçare gönüller Ne giden son gemidir bu![]() Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu ![]() Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler ![]() Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden ![]() Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden bendende 1 tane ![]()
| |
| |
![]() |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | son Mesaj |
| Yahya Kemal Beyatlı Ölümünün 50. Yılında Üsküp'te Bilgi Şöleniyle Anıldı | jncll | Kültür Sanat Haberleri | 0 | 3 Hafta önce 21:36 |
| Yahya Kemal Beyatlı | FataL | Yazarlar ve Şairler | 0 | 16-06-2008 03:28 |
| Yahya Kemal Beyatlı New York'ta anıldı | |YaBaNCı| | Kültür Sanat Haberleri | 0 | 03-05-2008 13:28 |
| Yahya Kemal Beyatlı | P®øƒєﻛﻛíøиαL | Biyografi & Otobiyografi | 0 | 18-12-2007 00:31 |
| Yahya Kemal Beyatlı (1884 - 1958) | AGMEHMET | Biyografi & Otobiyografi | 0 | 03-09-2007 13:33 |