Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Namaz

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et
Alt 16-05-2008   #1
Profil Bilgileri
Reklam
www.mumsema.com
Arrow Okunan Vahiy “Kur’an” Ve Vahiy Pratiğinde Namaz (salat)



OKUNAN VAHİY “KUR’AN” VE VAHİY PRATİĞİNDE NAMAZ (SALAT)

Bilindiği üzere elimizde bulunan ve Rabbimiz’in kıyamet gününe kadar koruması altında bulunan Kur’an-ı Kerim, bir bütün halinde indirilmemiş, Muhammed (as)’ın 23 yıllık Tevhidi mücadele sürecine yayılmıştır Bu süreç göz önüne alındığında Arapça’da Kıraat olunan, okunan anl----- gelen Kur’an ve Allah Tarafından iletilen bu Vahy’in uygulaması olan “Rasul’ün Sünneti” (ya da “Kur’an Pratiği” ) her türlü Vahyi uygulamada biz mü’minler için bir bütünlük oluşturmaktadır
Dolayısıyla uygulamalı bir ibadet biçimi olan günlük farz dualarımız olan Namazlar da bu bütünlük içinde uygulanabilir Nitekim Rabbimiz bizlere içimizden Allah’ın ayetlerini okuyan, bizi arındıran, bize kitap ve hikmet’i (ince kavrayış yeteneğini)öğreten, ve bilmediğimiz şeyleri de Ayetler yolu ile bizlere belleten bir elçi gönderilmiştir (2/151)
Allah’ın Son Elçisi Muhammed (as) dan, üzerinde hiçbir tartışma olmadan ve rivayetlere gerek kalmaksızın nesilden nesile uygulanması ile kesinlik kazanan Rasul’ün namaz kılma şekli ortadadır Bu da günde toplam 17 rekat olmak üzere beş vakitte kılınan ayakta rukuda secdede ve oturuşta bir bütünlük arz ederek yapılan bir dua tarzıdır

NAMAZ’IN SON ELÇİ MUHAMMED (SAV) ÖNCESİ TARİHİ:
Muhammed (as)dan önce İbrahim (as) ve tüm elçiler namazı kılmışlardır (2/43, 3/43, 11/87, 19/31,59 20/14, 28/27, 31/17, 87/15,18-19)
Ayrıca kendilerini İbrahim (as)’ın takipçileri olarak gören (6/23, 39/3) Mekke Müşrikleri de Kabe’ye hürmet edip kutsal sayıyorlardı(9/19) Ortak koşan Mekke halkı Namazı, orucu ve haccı Tevhidi içeriğinden uzak bir biçimde şekilsel olarak uyguluyorlardı ( 2/183,199 8/35, 9/54, 107/4-6 )
Bu ritüellere indirgenmiş ibadetlerin çıkarlarına ters düşen kısımlarını da uygulamıyorlardı (Zekat gibi) (53/34)

SON MESAJ İLE ISLAH EDİLEN İBADET
Muhammed (as) ile birlikte, ayinleştirilmiş sosyal hayattan koparılmış ibadetler “sadece Allah has kılınarak” ıslah edilmişlerdirÇünkü Namaz sadece Allah için kılınmalı (20/14, 6/162) ve huşu içinde samimiyetle Rabb’e yönelinmelidir (4/101-103)Gün içinde mü’mini sürekli ıslah bilinci ile kuşatan namaz, müslümanları kötü işlerden sakındırır, sosyal ve siyasal hayatla inancı bütünleştirir(29/45)
ÖRTÜNME
Örtünme (setr-i avret) toplumsal bir gereklilik olup insan-insan ilişkisi bağlamında konmuş ilahi bir şarttır (24/31 vb) Rabb’e duanın zirvesi diyebileceğimiz namazda da doğal olarak mümin huşu ve edebinin gerektirdiği cismi ve manevi Takva örtüsünü kuşanacaktır(7/26, 27) Toplumsal alanlarda ise örtünme namazın kesin bir şartıdır (7/31) Rasulün fiili uygulaması da bu yönde olmuştur
ABDEST
Kur’an’dan öğrendiğimiz kadarıyla Namaz ve Muhammed (as) a nesilden nesile uygulamalı olarak ulaşan diğer İbrahimi ibadetler müşrikler tarafından bilinmekteydi Dolayısı ile Kur’an’da Araplarca bilinen ibadet uygulamalarının ayrıntıları üzerinde abes açıklamalar yapılmamıştırBunun tersine İbadetlerin içeriklerine ve tevhide vurgu yapılmıştır (20/14, 6/162 vb) Ancak Maide 5/6ayette görüldüğü gibi Araplarca bilinmeyen (tarihsel süreç içerisinde unutulmuş ta olabilir) uygulamalar tafsilatlı bir şekilde açıklanmıştır Buna göre Namaz kılmak için abdestli olmak gerekir(4/43, 5/6 ) Abdestin bozulma şartları da Kur’an’da belirtilmiştir(5/6) Kadınların özel halleri ise Allah (cc) tarafından bir eza, hastalık olarak tanımlanmaktadır(2/222)
Abdestte yüzler yıkanmalı, eller dirseklere kadar yıkanmalı, baş ise meshedilmelidir Ayaklarda ise koşullara (zaman, zemin, sıcaklık, hastalık vs) göre yıkama ve meshedilme seçeneklerinden birisi kullanılmalıdır(5/6) su bulunamıyorsa temiz bir yüzeyle teyemmüm şarttır (5/6) Allahın Rasulü Hz Muhammed (as) de yukarıda zikredilen kesin uygulamaları yerine getirerek ümmetine örneklik teşkil etmiştir Rivayetler yolu ile ulaşan diğer zanni uygulamalar ise ancak dini, olmazsa olmaz bir şart sayılmamak şartı ile yerine getirilebilir
Kıble
Rasulullah (sav) Bakara 2/143-150ayetler nazil olmadan önce Mescid-i Aksa’yı kıble edinmişti Fakat Rasul’ün uygulaması, sünneti bu ayetlerle doğrultusunda İbrahim (as)’ın inşa ettiği Kabe olmuştur Bundan böyle de bütün müslümanlar Kabe’ye yönelerek namaz kılmak zorundadırlar(2/125, 143-150, 22/26) Elbette bu kıble sadece fiziksel bir yöneliştir Ümmetin ibadet birliğini amaçlar Yoksa bütün yönelişler Bir olan Allah’adır(7/29)
Kılınış şekli
Namaz dört ana erkandan oluşur Kıyam, Ruku, Secde ve oturuşNamazda ayakta durulmalı ve namaza bu duruşla başlanmalıdır (2/238, 3/39, 4/102 ) Bu duruş ise iftitah tekbiri olarak ta tanımlayabileceğimiz tekbirle başlamalıdır(87/15) Ayrıca namazda ruku ve secde yapılmalıdır(2/43, 3/43, 4/102, 22/26,77 38/24, 48/29)
Özel bir durum dahilinde namaz kılan kişi bulunduğu yeri değiştirebilir Ancak bu durumlar dışında sabitlik şarttır(2/239) Allah Rasulü’nün uygulamaları da bu yöndedir Bizlere yazılı kitabın uygulamasını yaparak vahyi şahitlik görevini yapan Rasulullah (sav)’ın bizlere kesin bir biçimde ulaşan uygulamalı sünneti tüm ümmeti bağlayan namazın kılınış şeklidir O da Kıyamda Rukuda ve secdede ve oturuşta Rabbi hamd ile tesbih etmektir
Okuyuş (Kıraat)
Namaz, namazı kılan ile yöneldiği Rabbi arasındaki bir ilişkidir Dolayısıyla kişi namaz kıldığı anda içinden nasıl geliyorsa öyle Rabbine yakarabilir, dua edebilir Bu dua eyleminin içeriği sadece Allah’ı ilahlığına has kılınarak yapılmalıdır(6/162, 20/14, 29/45) Namaz içinde Allah yüceltilmeli ve sadece Ondan yardım istenmelidir(1/1-7, 20/14, 17/111)
Allah Rasulü’nün pratiğinde de “Kur’an’ın özeti” “Kitab’ın anası” olarak ta nitelenen Fatiha suresi (1/1-7)’nin namazlarda her zaman en az bir kez okunduğu bize ulaşmaktadır Ayrıca Sübhaneke (duası olarak formulize edilen dua gibi dualarda okunabilir Namazdaki kıraat konusunda Rabbimizin ayetleri gayet açıktır:
İsra suresi 17/ 107- 111:
107 De ki: Siz ona ister inanın, ister inanmayın; şu bir gerçek ki, bundan önce kendilerine ilim verilen kimselere o (Kur'an) okununca, derhal yüz üstü secdeye kapanırlar 108 Ve derlerdi ki: Rabbimizi tesbih ederiz Rabbimizin vâdi mutlaka yerine getirilir 109 Ağlayarak yüz üstü yere kapanırlar (Kur'an okumak) onların saygısını artırır 110 De ki: "İster Allah deyin, ister Rahman deyin Hangisini deseniz olur Çünkü en güzel isimler O'na hastır" Namazında yüksek sesle okuma; onda sesini fazla da kısma; ikisinin arası bir yol tut 111 "Çocuk edinmeyen, hakimiyette ortağı bulunmayan, âcizlikten ötürü bir dosta da ihtiyacı olmayan Allah'a hamdederim" de ve tekbir getirerek O'nun şanını yücelt!
Müzemmil 73/20:
(Resûlüm!) Senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, (bazen) yarısını, (bazen de) üçte birini yatmadan (ibadetle) geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını) Rabbin elbette biliyor Gece ve gündüzü (içinde olup bitenleri iyiden iyiye) ölçüp biçen ancak Allah'tır O sizin, bunu sayamayacağınızı bildiği için, sizi bağışladı Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun Allah bilmektedir ki, içinizde hastalar bulunacak, bir kısmınız Allah'ın lütfundan (rızık) aramak üzere yeryüzünde yol tepecekler, diğer bir kısmınız da Allah yolunda çarpışacaklardır O halde Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a gönül hoşluğuyla ödünç verin Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükâfatça daha büyük olmak üzere Allah'tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir
Cemaat namazlarında imamın okuduğu ayetler dinlenilmeli imam cemaatin duyabileceği ancak çok yüksek olmayan bir ses tonu ile orta bir sesle ayetleri okumalıdır Kişisel namazlarımızda da dualarımızı içimizden değil kendi duyacağımız tonda çok ta yüksek olmamak şartıyla sesli olarak okumamız vurgulanmıştır ( 7/204, 17/110-111)
Allah Rasulü’nün uygulamalı Kur’an pratiği de 17/111 Ayet emrince bu yönde olmuştur
Namazda Vahiy metni ümmetin ortak ve asıl kabul ettiği Arapça orijinal dilinden okunmalı ancak okunan ayetlerin anlamı bilinmelidir

NAMAZDA TAHİYYAT
Namazda okuna gelen Tahiyyat ve Allahumme salli ve barik duaları da Rasulün kesin uygulamasında yer almayan ancak tarih içinde Müslümanların kalıp bir dua formuna soktukları salih dua çeşitlerindendirler Peygamber (as) bu dualarda 3 Kişi konumundadır Peygamberin kendi kendine bu duayı yapması dil ve mantık açısından mümkün değildir Ancak namaz içinde yapıla gelen bu dualar Namazın ilk uygulayıcısı İbrahim (as) ve diğer Resuller’e ve namazın tevhidi ıslahçısı Muhammed (as)’a dua niteliği göz önünde bulundurulduğu müddetçe salih ameller dahilindedir Adeta bu dualar Fatiha Suresindeki “Bizi Nimet verdiklerinin yoluna ilet” (1/5) ayetinin başka bir tarzda dile getirilmesidir Aynı zamanda Tevbe suresinin 84ayetinden Muhammed (sav)’in de ölmüş insanlar için dua ettiğini öğreniyoruz (9/84)

SALATU SELAM
Ayrıca Allah’ın ve Meleklerin Muhammed (sav)’e salat u selam etmeleri ve iman edenlerden de aynı şeyin istenmesi (33/56) Ayetin öncesi ve sonrası iniş ortamı ve Kur’an bütünlüğü göz önünde bulundurulduğunda Muhammed (as)’a hem lafzen hem de fiilen hayatımızda dua edilmesi, “destek olunması” olarak anlaşılmaktadır Bu destek olma emri Muhammed (as) ın getirdiği Vahyi Mesajı anlamak ve yaşamak, Tevhidi Mücadeleyi omuzlamak ta demektir

NAMAZ ÇEŞİTLERİ
Kur’an’da müminlere belirtilen en önemli namaz kuşkusuz günlük namazdır Ancak Kur’an’da bu günlük namazlar dışında da namazlara rastlamaktayız

GECE KIYAMI
Rabbimizin Allah Rasulüne zorunlu kıldığı Gece Kıyamının (17/79-80) önemli bir kısmını oluşturan Gece (teheccüd) namazı dini bir zorunluluk barındırmasa da Önde giden (sabiqun) mü’minler için bir gerekliliktir

KORKU NAMAZI SAVAŞTA ve SEFERDE NAMAZ
Kur’an’da bir tehlike durumunda korkulduğunda sabitlik ve kıble şartları aranmaksızın namaz kılınabileceği bildirilmiştir (2/239 4/101) Aynı izin Sefer halinde tehlikeyle karşılaşıldığında da geçerlidir (4/101)

CENAZE NAMAZI
Tevbe Suresi 84 Ayette Rasulullah (as)’ın bilmediği halde münafıkların cenazesinde dua ettiği belirtilmiş ve Allah Rasulü bundan men olunmuştur Bu ayetten anlaşıldığı gibi Allah Rasulü Cenaze namazı kılmıştır Ve Müminler ancak müminlerin cenazeleri için cenaze namazı kılmalıdırlar (9/84)

BAYRAM NAMAZI
Allah’ın Elçisi (sav) Kevser Suresindeki emirle birlikte Bayramları da Bayram namazı ifa etmiştir (108/2)

GÜNLÜK NAMAZ VAKİTLERİ

SABAH VAKTİ:
17/78,
78 Güneş’in zevalinden gecenin karanlığı bastırıncaya kadar (belli vakitlerde) namaz kıl; bir de sabah namazını Çünkü sabah namazı şahitlidir
24/58
58 Ey müminler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler Bunlar, mahrem (kapanmamış) halde bulunabileceğiniz üç vakittir Bu vakitlerin dışında ne sizin için ne de onlar için bir mahzur yoktur Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz İşte Allah âyetleri size böyle açıklar Allah, (her şeyi) bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir
11/114
114 Gündüzün iki ucunda, gecenin de ilk saatlerinde namaz kıl Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir Bu, öğüt almak isteyenlere bir hatırlatmadır
20/130
130 (Resûlüm!) Sen, onların söylediklerine sabret Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de Rabbini övgü ile tesbih et; gecenin bir kısım saatleri ile gündüzün etrafında (iki ucunda) da tesbih et ki, sen, Allah'tan hoşnut olasın, (Allah da senden!)
ÖĞLE VAKTİ:
17/78
78 Güneş’in zevalinden gecenin karanlığı bastırıncaya kadar (ki süre içerisinde) namazı kıl
24/58
58 Ey müminler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler Bunlar, mahrem (kapanmamış) halde bulunabileceğiniz üç vakittir Bu vakitlerin dışında ne sizin için ne de onlar için bir mahzur yoktur Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz İşte Allah âyetleri size böyle açıklar Allah, (her şeyi) bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir
İKİNDİ VAKTİ:
20/130
130 (Resûlüm!) Sen, onların söylediklerine sabret Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de Rabbini övgü ile tesbih et; gecenin bir kısım saatleri ile gündüzün etrafında (iki ucunda) da tesbih et ki, sen, Allah'tan hoşnut olasın, (Allah da senden!)
AKŞAM VAKTİ:
11/114
114 Gündüzün iki ucunda, gecenin de ilk saatlerinde namaz kıl Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir Bu, öğüt almak isteyenlere bir hatırlatmadır
(buradaki iki uç günün başı ve sonu yani sabah ve akşam, “Gecenin ilk saatleri” ise Yatsıdır)
17/78 Güneşin zevalinden gecenin karanlığı bastırıncaya kadar namaz kıl; bir de sabah namazını Çünkü sabah namazı şahitlidir
YATSI VAKTİ:
20/130
130 (Resûlüm!) Sen, onların söylediklerine sabret Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de Rabbini övgü ile tesbih et; gecenin bir kısım saatleri ile gündüzün etrafında (iki ucunda) da tesbih et ki, sen, Allah'tan hoşnut olasın, (Allah da senden!)
11/114 Gündüzün iki ucunda, gecenin de ilk saatlerinde namaz kıl Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir Bu, öğüt almak isteyenlere bir hatırlatmadır

 

YapRock is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 16-05-2008   #2
Profil Bilgileri
Reklam
www.mumsema.com
Standart --->: Okunan Vahiy “Kur’an” Ve Vahiy Pratiğinde Namaz (salat)

ORTA NAMAZ (SALAT’UL VUSTA) TABİRİ
Bakara Suresi 238 Ayette geçen “Salat’ul Vusta” Orta Namaz tabiri müphem bir ifadedir Salat’al Vusta belirli bir vakte değil bir ilkeye tekabul etmektedir Namazlarda devamlı olmak, terk etmemek,huşu içinde günün her anında Allah’a yönelmek, namazı günün yirmi dört saatine yaymak anlamında kullanılmıştırBu tabir ile aşırı ibadetten ve ibadetleri terk etmekten müminler men edilmiş, ruhbanlık ve fasıklık yolları kapatılmıştır İbadetin ruhu vurgulanmıştır M Esed de 2/238 ayetine şöyle meal vermektedir: ”namazı en uygun biçimde ifa etmeye dikkat edin” Esed devamla ayetteki tabirin “en mükemmel” “orta” olarak anlaşılabileceğini belirtmiştir Ayrıca bu tabir hakkındaki en makul diğer görüş ise Orta Namaz’ın ikindi namazı olduğu görüşüdür

NAMAZ SONRASI
İbadetlerin kazaları (örneğin Oruç gibi bknz 2/184) bizzat Kur’an’da Rabbimiz tarafından müminlere bildirilmiştir Ancak Allah hükmü gereğince namazlar Hacc gibi vakitlerinde yerine getirilmesi gereken ibadetlerdendirler (4/103, 2/238)
Müminler namaz sonrası da Allah’ı anmaya devam etmeliler Kur’an okuyup anlamaya ve Ayetler üzerinde düşünmeye devam etmelidirler Namazlarını hayatlarına yansıtmalıdırlar (4/103) Allah’ın Rasulü Muhammed (as) ve ashabınında her namaz sonrası ayetler okudukları ve fikri alış verişte bulundukları bize ulaşmaktadır
Bu ayetlerden ve Rasulün pratiğinden de anlaşıldığı gibi namaz sonrası tesbihat ve zikir ain formunda bir lafzi kelime tekrarı değil Allah’ın ayetlerini düşünmeyi merkeze alan fikri bir zindelik alanıdır Saltanat dönemiyle içeriği boşaltılarak ayinleştirilen tesbihat muhammedi sünnet ışığında değerlendirilmelidir

AYRINTILAR VE BİD’ATLER
Bid’at dinden olmadığı, Allah’ın bir hüküm indirmediği (ki hüküm sadece Allah’a aittir Yusuf 12/ 40) halde bir inancı ya da uygulamalı bir konuyu dinden bir meseleymiş gibi değerlendirmeye denir Dolayısıyla namazlarda elleri bağlamak ya da salmak ayakların açıklık mesafesi gibi Allah’ın bir hüküm koymadığı ayrıntıları namazın şartıymış gibi değerlendirmek Allah ve Rasulü’nün vaaz etmediği bir şeyi insanlara dayatmaktır Bu ayrıntılar dinden bir gereklilik olarak değerlendirilmediği müddetçe Allah’a yönelen müminin tercihine bırakılmıştır Allah’ın Rasulü de bu konularda kişileri serbest bırakmış, kendisi de farklı zamanlarda farklı şekillerde bu ayrıntıları uygulamıştır Ancak hiçbir ayrıntıyı dini bir vecibe telakki etmemiş ve ümmetine böyle bir gereklilik vaaz etmemiştir Zaten bu ayrıntılar bizlere kesin olarak uygulama yolu ile değil zannilik taşıyan rivayetler yolu ile ulaşmaktadır
SONUÇ
Rasulün Ümmetine olan örnekliği Allah’ın okunarak indirilen ve şu anda elimizde yazılı olarak bulunan Kur’an ayetlerini açıklaması ve yaşamlaştırarak şahitliğini yapması işle mümkün olmuştur
Rasulün şahitliği yani Kur’anın pratize edilmesi bize mütevatiren üzerinde hiçbir tartışma olmaksızın uygulanarak nesilden nesile aktarım sonucu ile ulaşmıştır Bu ulaşan Kur’an pratiği konusunda hiçbir mü’min erkek ve mü’min kadının farklı bir söz söyleme ya da uygulama hakkı yoktur Sünnetin nasıl kesin bir bilgi ve bağlayıcı bir uygulama olma şartı olacağı başka bir makale konusu olmakla beraber tarih boyunca birbirleri ile hiç de iyi geçinmemiş onlarca fırka ve mezhebin hiçbir tartışma yapmadan Rasulün uygulamasını ortak bir biçimde nesilden nesile aktarmaları uygulamanın temelinin Kur’an’da bulunması şartı ile tüm müslümanları uyulması gerekli kılar Sonuç olarak Kur’an’da geçen namazı Kur’anın ilk muhatabı ve açıklayıcısı Muhammed (as) nasıl uyguladı ise tüm müslümanlar da öyle uygulamak zorundadır Rasul’ün yaptığı gibi tüm müminler beş vakitte sabah 2 öğle 4 ikindi 4 akşam 3 ve yatsı 4 rekat olmak üzere Allah için namaz kılmakla yükümlüdürler Bu rekat uygulamalarının kaynağı bizzat Allah’ın Rasulüdür Bu uygulama ise tartışmasız olarak bize ulaşmıştır İslam tarihi boyunca Rasulün farz bağlayıcı olarak kıldığı namazların dışında da namaz kıldığı bilinmektedir Bu ibadetler kesinlik taşımadıkları için (örneğin hiçbir sünni ve şii akşamın farzı konusunda farklı bir uygulama yapmaz ama sünniler akşamın sünneti (nafile)sini 2 şiiler ise 4 rekat kılarlar Benzeri farklılıklar Sünniler içerisinde de mevcuttur ) içtihadi alana bırakılmışlardır Namaz konusundaki incelememizin asıl amacı kalıplaştırılmış bir ayin ritüelinin teknik yönünü 1400 yıldır yapıldığı gibi bir polemik malzemesi olarak kullanmak değildir Çünkü Rabbimizin bize bildirdiği gibi Namaz günahları giderir(11/114) Kalplerin ancak Allah’ı anmak ile mutmain olacağını söyleyen Kur’an-ı Kerim Namazın en büyük zikir olduğunu belirtmektedir (29/45) Çünkü dosdoğru kılınmış (9/71, 30/31, 31/17) ruhundan uzaklaştırılmamış her namaz şüphesiz her türlü kötülükten fahşadan mümini alı koyar (29/45)
Yazımızı Namazını sosyal hayattan koparmayan ve Allahın ayetleri üzerinde akleden, tam bir huşu içinde Rablerine yönelen salih kullar’a Rabbimizin seslenişi ile bitiriyoruz:
“Allah’a tevbe eden, Kulluk eden, Hamd eden, (Rabbinin ayetlerini düşünmek ibret almak için) seyahat eden, boyun eğen, secde eden, iyilikleri emreden, kötülüklerden alı koyan, Allah’ın yasaklarını koruyanları müjdele!” (9/112)

 

YapRock is offline  
Cevapla



Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap son Mesaj
peygamber efendimize ilk vahiy nerde geldi. muratsonkaya Dini Resimler 2 27-05-2008 23:19
Nebi, Resul, Vahiy, Mûcize FataL Sünnet & Hadis 0 26-05-2008 16:40
Vahiy Geldi Dedi; Eşini Bıçakladı!!! Gölge AdaM Garip ve Esrarengiz Olaylar 0 27-03-2008 22:15
İlk Vahiy - video anlatım dark.water Dini Videolar 0 07-01-2008 04:25
İlk Vahiy Obicam Te Dini Videolar 0 29-07-2007 05:30

Saat 08:57.

Web Site Ekle Pagerank Toplist Netfrm Frmalev Mumsema Frmacil Dantel Derya Modeller Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.