Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Namaz

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et
Alt 26-05-2008   #1
Profil Bilgileri
Reklam
www.mumsema.com
Standart Mescitler Ve Namaz Kılma Yerleri



Ebu Zerr (ra) şöyle anlatır:
Ey Allah'ın Resulü! Yeryüzünde (ibadet için) yapılan ilk mescit hangisidir? diye sordum "Mescid-i Haram" buyurdu Ben: Sonra hangisi? dedim Allah Resulü: "Mescid-i Aksa" buyurdu Ben: Bu iki mescidin kuruluşu arasında ne kadar zaman vardır? dedim Allah Resulü: "Kırk sene vardır Namaz sana nerede yetişirse namazı orada kıl İşte orası bir mescittir" buyurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 808

Cabir b Abdullah Ensari'nin (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as) şöyle buyurdu: "Benden evvel hiçbir kimseye verilmedik beş (şey hep birden) bana verilmiştir: Her Peygamber özellikle kendi kavmine gönderilirken ben kırmızı siyah bütün insanlara gönderildim Ganimetler bana helal edildi, halbuki benden evvel kimseye helal edilmemiştir Yer (yüzü) bana temiz, temizlik sebebi ve mescit kılındı Onun için kim olursa olsun namaz vakti gelip çatmış ise bulunduğu yerde namazı kılıversin Önümdeki bir aylık yola kadar (düşmanlarımın kalbine) korku (salmam) için bana yardım edildi ve bana şefaat (etme hakkı) verildi"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 810

Ebu Hureyre'nin (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as) şöyle buyurdu: "Diğer Peygamberlere verilmeyen altı şey bana verilmek suretiyle üstün kılındım: Bana az sözle çok mana ifade etme gücü verildi (Düşmanlarımın kalbine) korku salmam hususunda bana yardım edildi Ganimetler bana helal kılındı Yer (yüzü) bana bir temizlik vasıtası ve bir mescit kılındı Tüm insanlığa Peygamber gönderildim Benimle Peygamberler sona erdi"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 812

Enes b Malik (ra) şöyle anlattı:
Allah Resulü (as) Medine'ye geldi ve Medine'nin yüksek tarafında Amr b Avf oğullarının bulundukları yerde (yurtta) konakladı Onların içinde 14 gece kaldı Sonra (dayıları olan) Neccar oğullarına haber gönderdi Onlar da kılıçları boyunlarında asılı olarak geldiler Devesi (Kusva) üstünde Allah Resulü (as) ile terkisinde Ebu Bekr ve çevresinde Neccar oğulları cemaatı (ile beraber yola çıkışları) hâlâ gözümün önündedir Nihayet Ebu Eyyûb'un (Halid b Zeyd Ensari) bahçesinda devesini çökertti Allah Resulü (as) nerede namaz vakti girerse oracıkta namazı kılardı Bazen davar ağıllarında da namaz kıldığı olurdu Sonra kendisi mescidin inşa edilmesini emretti Neccar oğulları takımına (adam) gönderip: "Ey Neccar oğulları! Arsanızın değerini bana söyleyin (de karşılığını ödeyeyim) " buyurdu Onlar ise: Vallahi olamaz, biz onun (bedel) kıymetini ancak Allah'tan isteriz, dediler (O çevrilmiş bahçenin) içinde söyleyeceklerim vardır: (Bir kere) müşriklerin kabirleri vardı (Sonra) oyuk ve tümsek, bakılmamış harap yerler vardı (Bir de) hurma ağaçları vardı Allah Resulü emretti, müşriklerin kabirleri(ndeki kemikleri çıkarılıp başka yere) taşındı Sonra (o bakımsız) harap yerler düzeltildi Sonra hurma ağaçları (diplerinden) kesildi Hurma ağaçlarını (direk olarak) mescidin kıble tarafına sıra ile dizdiler ve kapının yan söğelerini taştan ördüler Ashap kasideler söyleyerek taş taşımaya başladılar Allah Resulü (as) da onlarla birlikte olarak hep beraber şöyle diyorlardı:
"Ey Allahım! Muhakkak Ahiret hayrından başka hayır (denecek bir şey) yoktur
Öyle ise Ensar ile Muhacirlere yardım et!"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 816

Berâe b Azib (ra) şöyle anlattı:
Hz Peygamber (as) ile beraber 16 ay Beytu'l-Makdis'e doğru namaz kıldım Nihayet Bakara suresindeki şu ayet nazil oldu: Yüzünü çok kere göğe doğru çevirdiğini görüyoruz Şu anda seni arzu ettiğin kıbleye döndüreceğiz Artık namazda yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir Siz de (ey müminler) nerede bulunursanız namazda yüzünüzü o yana çevirin Şüphesiz ki kendilerine kitap verilenler, bunun, Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu çok iyi bilirler Allah onların yaptıklarından habersiz değildirBu ayet nazil olup Peygamber namazı tamamladıktan sonra cemaatten biri gitti ve Ensardan namaz kılmakta olan bir cemaate uğradı Onlara kıblenin değiştirildiğini söyledi Bunun üzerine (namazlarını bozmadan oldukları gibi) yüzlerini Beytullah tarafına döndürdüler
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 818

İbn Ömer (ra) şöyle anlattı:
İnsanların Kuba mescidinde sabah namazını kıldıkları sırada kendilerine birisi geldi ve: Bu gece Allah Resulü'ne vahiy indirilmiş ve Kâbe'ye yönelmesi emredilmiştir Artık bundan sonra siz de Kâbe tarafına yöneliniz, dedi Kuba halkı da yüzleri Şam'a doğru iken Kâbe tarafına yöneldiler
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 820

Aişe (rah) şöyle anlatır:
Ümmü Habibe ile Ümmü Seleme, Habeşistan'da gördükleri, içinde resimler bulunan bir kiliseden Allah Resulü'ne bahsettiler Allah Resulü (as): "Onlar içlerinde iyi bir kimse zuhur edip vefat ettiğinde onun kabri üzerine bir mescit bina ederler ve bu resimleri yaparlar İşte onlar Kıyamet gününde Allah katında yaratılmışların en şerlileridirler" buyurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 822

Aişe (rah) şöyle anlatır:
Allah Resulü (as) bir daha kalkamadığı (vefat ettiği) hastalığında: "Allah, Yahudi ve Hıristiyanları rahmetinden uzak kılsın! Bunlar Peygamberlerinin kabirlerini birer mescit edindiler" buyurdu Hz Aişe der ki: Bu endişe olmasaydı Allah Resulü'nün kabri açık bulundurulurdu Fakat onun da bir mescit edinilmesinden korkulmuştur
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 823

Ebu Hureyre'nin (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as) şöyle buyurdu: "Allah Yahudileri helak etsin Çünkü onlar Peygamberlerinin kabirlerini birer mescit edinmişlerdir"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 824

Aişe (rah) şöyle anlattı:
Allah Resulü (as) son hastalığında (çektiği zahmetten dolayı) yanında bulunan bir abayı (ikide bir) yüzüne örter dururdu Aba kendisine sıkıntı verdikçe yine atıp yüzünü açardı İşte bu halde iken: "Yahudi ve Hıristiyanlara Allah lânet etsin Çünkü onlar, Peygamberlerinin kabirlerini (kendilerine) birer mescit edindiler" buyurdu Bu sözleri ile onların yaptıklarından (ümmetini) sakındırıyordu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 826

Hz Osman b Affan'ın (ra) rivayet ettiğine göre: Kendisi (Osman b Affan)
Allah Resulü'nün (as) Mescidini yeniden inşa ettiği zaman halkın dedikoduları üzerine şöyle dedi: Siz çok söylenmeye başladınız Halbuki ben Allah Resulü'nün şöyle buyurduğunu işittim: "Her kim Allah Teala için (ravilerden Bükeyr Bununla Allah'ın rızasını kastederek dediğini sanıyorum, dedi) bir mescit inşa ederse Allah Teala da ona Cennette bir ev inşa eder"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 828

Sa'd b Ebu Vakkas'ın (ra) rivayet ettiğine göre:
Musab b Sa'd şöyle dedi: (Bir defa) babamın yanında namaz kıldım Rüku esnasında diz kapaklarımın önünde iki avucumu birbirine kapattıktan sonra ellerimi ikisi arasına koydum Babam bana ellerini diz kapaklarının üzerine koy, dedi Sonra diğer bir defa babamın yasakladığı o hareketi tekrar yaptım Bu sefer babam ellerime vurdu ve: Biz öyle (ellerimizi birleştirip dizlerimizin arasına) koymaktan nehyedildik Ve avuçları diz kapakları üzerine koymakla emredildik, dedi
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 832

Abdullah b Mesûd (ra) şöyle anlattı:
Allah Resulü (as) namazda iken biz ona selam verirdik de kendisi bizim selamımızı alırdı Necaşi'nin yanından döndüğümüz vakit kendisine (yine namaz içinde) selam verdik fakat bu sefer selamımızı almadı Ey Allah'ın Resulü! Evvelce biz size namaz içinde bulunduğunuz sırada selam verirdik, siz de selamımıza karşılık verirdiniz, dedik "Namazda muhakkak bir meşguliyet vardır (yani namaz başka işe bırakmaz) " buyurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 837

Zeyd b Erkam (ra) şöyle dedi:
Biz, (ilk zamanlar) namazda konuşurduk Kişi namazda bulunduğu halde yanındaki arkadaşına laf atardı Nihayet Namazlara dikkat edin, özellikle orta namaza; Ve Allah'a derin bir saygı ve korku içinde el bağlayıp divana durun!ayeti nazil oldu Bunun üzerine susmamız emredildi ve konuşmamız yasaklandı
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 838

Cabir b Abdullah (ra) şöyle anlatır:
Allah Resulü (as) beni bir iş için göndermişti: Sonra ona yolunda yürür halde yetiştim (Ravi Kuteybe Namaz kılarken, demiştir) Ve kendisine selam verdim O da işaretle selamı aldı Namazı bitirince beni çağırdı ve: "Biraz önce sen selam verdin, halbuki ben namaz kılıyordum" buyurdu O zaman kendisi yüzünü ve bineğini doğu tarafına yöneltmiş durumdaydı
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 839

Ebu Hureyre'nin (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as) şöyle buyurdu: "Cin taifesinden bir İfrit dün gece namazımı bozmak için bana ansızın hücum etti Fakat Allah Teala beni ona karşı (istediğimi yapmaya) kuvvet ve imkan verdi de hemen onu boğazından yakaladım Sabah olunca hepiniz onu göresiniz diye mescidin direklerinden birinin yanı başına bağlamak istedim Sonra kardeşim Süleyman'ın şu duasını hatırladım: Ey Rabbim! Beni bağışla, bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver Şüphesiz sen, daima bağışta bulunansınBunun üzerine Allah onu kovarak reddetti"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 842

Ebu Katâde'nin (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as) kızı Zeynep ile damadı Ebu'l-As b Rabi'in kız çocuğu Ümame'yi taşıyarak namaz kılar idi Doğrulduğu zaman onu taşır, secdeye vardığında yere koyardı Ravi Yahya b Yahya dedi ki: Malik'e, bu hadisi sana Âmir b Abdullah mı rivayet etti? diye sordum Malik: Evet, dedi
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 844

Sehl b Sa'd'dan (ra) gelen bir rivayette Sehl şöyle anlatmaktadır:
Minberin hangi ağaçtan yapıldığında ihtilaf eden bir takım kimseler Sehl b Sa'd'a gelip ona sordular Sa'd: "Vallahi ben, onun neden yapıldığını da yapanı da bilirim Allah Resulü'nün (as) üzerine oturduğu ilk günde de Allah Resulü'nü görmüşümdür" Ravi dedi ki: Ben ona ey Ebu Abbas! Bize anlatsana dedim Kendisi şöyle dedi: Allah Resulü (Ensar kadınlarından) birine (Ebu Hazım dedi ki: Sehl o zaman bu kadının ismini söylemiştir) haber gönderip şöyle buyurdu: "Marangoz köleni gör de benim için insanlara hitap ettiğim zaman üzerinde durabileceğim tahtadan bir yer yapsın" Bunun üzerine o zat şu üç basamağı yaptı Sonra Allah Resulü minberle ilgili emrini verdi de işte şu yere konuldu O, Ğabe'nin ılgın ağacından yapılmıştır Ben Allah Resulü'nün onun üstüne çıktığını gördüm İftitah tekbirini aldı Arkasındaki insanlar da tekbir aldılar Kendisi minber üzerinde bulunduğu halde sonra rükudan başını kaldırdı ve gerisin geriye giderek indi Nihayet minberin dibinde secde etti Sonra minber üzerine döndü Namazının sonunu getirinceye kadar böyle yaptı Sonra insanlara dönüp şöyle hitap etti: "Ey insanlar! Benim böyle yapışım bana uyasınız ve namazımın nasıl olduğunu öğrenip anlayasınız diyedir"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 847

Ebu Hureyre'nin (ra) naklettiğine göre:
Hz Peygamber (as) insanı, ellerini kalçasının üzerine koyarak namaz kılmaktan nehyetmiştir
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 848

Muaykıb (ra) şöyle dedi:
Hz Peygamber (as) mescitte secde yerlerindeki ufacık çakıl taşlarını elle düzeltmekten bahsetti ve "Eğer bunu muhakkak yapacaksan bari bir defa yap!" buyurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 849

Abdullah b Ömer'in (ra) anlattığına göre:
Allah Resulü (as) kıble duvarında bir tükürük gördü ve onu kazıdı Sonra insanlara döndü ve şöyle buyurdu: "Herhangi biriniz namaz kılarken sakın önüne doğru tükürmesin Çünkü namaz kıldığı zaman Allah, yüzünün geldiği taraftadır"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 852

Ebu Saîd Hudrî'nin (ra) anlattığına göre:
Hz Peygamber (as), Mescidin kıblesinde bir tükürük gördü ve onu bir taş parçasıyla kazıdı Sonra kişiyi sağına yahut önüne tükürmekten nehyetti Şayet (zaruret varsa) soluna yahut sol ayağının altına tükürsün, buyurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 853

Ümmül-Müminin Aişe (rah) şöyle anlatır:
Hz Peygamber (as) kıble duvarında bir tükürük yahut bir sümük veyahut bir balgam gördü de onu kazıdı
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 854

Enes b Malik'in (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as) şöyle buyurdu: "Her biriniz namazda olduğu zaman şüphesiz Rabbi ile konuşur O halde (hiç biriniz) ne önüne ne de sağına tükürmesin Mecbur kalırsa sol tarafına, ayağının altına tükürsün"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 856

Enes b Malik'in (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as) şöyle buyurdu: "Mescitte tükürmek bir günahtır, kefareti ise o tükürüğü toprağa gömmektir"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 857

Enes b Malik (ra) rivayet ettiğine göre, Saîd b Yezid şöyle anlattı:
Enes b Malik'e, Allah Resulü (as) ayakkabıları ayağında iken namaz kılar mıydı? Diye sordum O, evet cevabı verdi
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 862

MESCİTLER VE NAMAZ KILMA YERLERİ
Müminlerin annesi Aişe (rah) şöyle anlatır:
(Bir defa) Hz Peygamber (as), üstünde damgalar bulunan bir aba içinde namaz kıldı ve arkasından: "Şunun damgaları (resimleri ve şekilleri) beni meşgul etti Binaenaleyh bunu Ebu Cehm'e götürün de bana onun Enbicanîsini (süssüz ve desensiz elbisesini) getirin" buyurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 863

Enes b Malik'in (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as) şöyle buyurdu: "Akşam yemeği hazırlanmışken namaz için de kamet edildiğinde evvela yemeğe başlayınız"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 866

İbn Ömer'in (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as) şöyle buyurdu: "Herhangi birinizin yemeği konulup, namaz için de kamet edildiğinde yemeğe başlayınız Sakın yemeği bitirinceye kadar acele etmeyiniz"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 868

İbn Ömer'in (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as), Hayber gazvesinde: "Şu yeşillikten yani sarımsaktan her kim yediyse mescitlere gelmesin" buyurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 870

Enes (ra) şöyle anlattı:
Enes'e, sarımsaktan soruldu da o, şöyle dedi: Allah Resulü (as): "Her kim şu yeşillikten yedi ise bize yaklaşmasın ve bizimle beraber namaz kılmasın" buyurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 872

 

FataL is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Alt 26-05-2008   #2
Profil Bilgileri
Reklam
www.mumsema.com
Standart --->: Mescitler Ve Namaz Kılma Yerleri

Cabir (ra) şöyle dedi:
Allah Resulü (as), soğan ve pırasa yemeyi yasaklamıştı Bir yerde mecbur kaldık ve biz de bunlardan yedik Bunun üzerine Allah Resulü: "Her kim şu koku yayan yeşillikten yediyse mescidimize yaklaşmasın Çünkü melekler de insanların eziyet çektikleri seylerden eziyet çekerler" buyurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 874

Ömer b Hattab (ra) dedi ki:
Ben Allah Resulü'ne kelâle hususundaki müracaatım kadar hiçbir şeyde müracaat etmiş değilim Hiçbir şey hususunda bana kelâlede olduğu kadar haşin davranmadı Nihayet parmağıyle göğsüme dürttü ve: "Ey Ömer! Nisa suresinin sonundaki ayetu's-sayf (yazın nazil olan ayet) sana kâfi gelmiyor mu?" buyurdu Ve ben eğer yaşarsam, kelâle hususunda Kur'an'ı okuyanların ve okumayanların hükmedeceği bir hükümle hükmedeceğim Ömer bundan sonra şöyle dedi: "Ey Allahım! Yer yüzünün (mıntıkaların) emîrleri üzerine seni şahit yapıyorum Ben o emîrleri o memleketler halkı üzerine ancak onlara adalet etsinler, halka dinlerini ve Peygamberlerinin sünnetini öğretsinler, ganimetlerini aralarında taksim etsinler ve onların işlerinden kendilerine problemli gelen şeyleri bana arzetsinler diye göndermişimdir Sonra siz ey insanlar! İki habisten başka bir şey görmediğim iki bitkiyi, şu soğan ve sarmısağı yiyorsunuz Yemin olsun ben Allah Resulü'nü gördüm ki mescit dahilinde bir kimseden onların kokusunu duyduğu zaman onun çıkarılmasını emrederdi de o şahıs derhal Baki tarafına çıkarılırdı Benaenaleyh soğan ile sarmısağı her kim yiyecekse onların kokularının kuvvetini pişirmek suretiyle kırsın"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 879

Abdullah b Buhayne (ra) şöyle dedi:
Allah Resulü (as), namazların birinden bize iki rekâtını kıldırdı Sonra (birinci teşehhüd için) oturmadan kalktı Cemaat de (ona uyarak) kendisi ile beraber ayağa kalktı Namazını tamamladığı zaman biz selam vermesini beklerken selam vermeden evvel tekbir aldı Ve oturduğu halde (yanılmaktan dolayı) iki secde yaptı, sonra selam verdi
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 885

Abdullah b Mesûd (ra) şöyle dedi:
Allah Resulü (as), bize namaz kıldırdı (İbn Mesûd'dan rivayet eden Alkame'nin ravisi İbrahim Namazı ya artırdı yahut da eksiltti, dedi) Allah Resulü selam verince ona: Ey Allah'ın Resulü! Namaz hakkında yeniden bir şey mi (vahiy mi) geldi? denildi "Neden sordun?" buyurdu Şöyle, şöyle kıldınız da ondan, dediler Bunun üzerine (Allah Resulü hemen teşehhüd vaziyetini almak üzere) iki bacağını kıvırdı ve kıbleye karşı yönelip iki secde etti Sonra selam verdi Sonra yüzünü bize döndürdü ve şöyle buyurdu: "Namaz hakkında yeniden bir şey (vahiy) gelmiş olsaydı muhakkak bunu size (önceden) haber verirdim Fakat ben de ancak sizin gibi bir insanım Siz unuttuğunuz gibi ben de unuturum (Bir şeyi) unuttuğum zaman bana hatırlatınız İçinizden biri namazından şüphe edecek olursa doğru olmaya daha yakın olan ihtimali seçsin (doğrudur diye verdiği karara yönelsin) de namazını onun üzerine tamamlasın Sonra da iki kere secde yapsın"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 889

Ebu Hureyre (ra) der ki:
Allah Resulü (as) bir defasında bize öğleden sonraki namazlardan birini, ya öğleyi, ya ikindiyi kıldırırken iki rekâtte selam verdi Sonra mescidin kıble tarafında bulunan bir hurma gövdesine geldi ve ona öfkeli olarak dayandı Cemaatin içinde Ebu Bekr ve Ömer de bulunmaktaydı Bunlar çekinerek bir şey söylemediler İnsanların acele çıkmak isteyenleri dışarı çıkıp (kendi kendilerine) namaz kısaldı, dediler Zül-Yedeyn ayağa kalktı ve: Ey Allah'ın Resulü! Namaz kısaldı mı yoksa sen mi unuttun? dedi Peygamber, sağa sola bakıp: "Zül-Yedeyn ne söylüyor?" buyurdu Doğru söyledi, iki rekâtten başka kılmadınız, dediler Bunun üzerine Allah Resulü iki rekât daha kıldırdı ve selam verdi Sonra tekbir alıp secdeye vardı, sonra tekbir alıp başını secdeden kaldırdı Sonra tekrar tekbir alıp secdeye vardı Sonra tekbir alıp başını secdeden kaldırdı
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 896
İbn Ömer (ra) şöyle anlattı:
Hz Peygamber (as), Kur'an okurdu Bazen içinde secde ayeti bulunan bir sureyi okurdu da hemen secde ederdi Biz de ona uyarak secde ederdik O kadar (kalabalık ve sıkışık bir halde secde ederdik) ki, bazılarımız alnını koymak için yer bulamazdı
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 900

Abdullah b Mesûd (ra) şöyle anlatır:
Pegamber (as), Mekke'de iken, "Necm" suresini okudu ve bu surede secde etti Onunla beraber olanlar da secde ettiler Yalnız bir ihtiyar kişi bir avuç çakıl veya toprak alıp onu anlına götürdü ve: Bu bana yeter, dedi
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 902

Zeyd b Sabit'in (ra) rivayetinde anlatıldığına göre:
Atâ b Yesar Zeyd b Sabit'e (ra) imamla beraber namaz kılan için kıraatin hükmünü sordu? Zeyd b Sabit (ra): "İmamla beraber kılınan hiç bir namazda kıraat yoktur" dedi Allah Resulü'nün (as) huzurunda "ve'n-necmi iza heva" suresini okuduğunu ve secde etmediğini de söyledi
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 903

Ebu Hureyre'den (ra) Ebu Seleme b Abdurrahman'ın (ra) rivayet ettiğine göre:
Ebu Hureyre onlara, "ize's-semau inşekkat" suresini okudu ve onda secdeye vardı Secdeyi yaptıktan sonra Allah Resulü'nün (as) bu surede secde ettiğini onlara haber verdi
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 904

İbn Abbas (ra) şöyle dedi:
Allah Resulü'nün (as) namazının bittiğini (sonrasında getirilen) tekbirden anlardık
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 917

Aişe (rah) şöyle dedi:
Medine'deki Yahudilerin yaşlı kadınlarından ikisi bana geldiler (Konuşurken Kabirlerde olanlar kabirlerinde azap görürler, dediler Ben onların bu sözlerini yalanladım Onları tasdik etmek için evet demeye gönlüm razı olmadı Ardından çıkıp gittiler Derken Allah Resulü yanıma geldi Ben de ona: Ey Allah'ın Resulü! Medine Yahudilerinin yaşlı kadınlarından ikisi benim yanıma geldiler ve kabir ahalisine kabirlerinde muhakkak azabedilir, dediler dedim Bunun üzerine Allah Resulü: "O kadınlar doğru söylemişlerdir Onlar kabirlerinde öyle bir azap görürler ki o azabı konuşamayan hayvanlar bile işitir" buyurdu Aişe: Artık bundan sonra Allah Resulü'nü her namazda kabir azabından (Allah'a) sığınırken görmüşümdür, dedi
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 922

Müminlerin annesi Aişe (rah) şöyle dedi:
Allah Resulü'nün (as) namazı içinde iken Deccal fitnesinden Allah'a sığındığını işittim
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 923

Ebu Hureyre'nin (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as) şöyle buyurdu: "Sizden herhangi biriniz teşehhüd yaptığı zaman şu dört şeyden Allah'a sığınsın ve şöyle desin: Ey Allahım! Cehennem azabından, kabir azabından, hayat ve ölüm fitnelerinden ve Mesih Deccal fitnesinin şerrinden ancak sana sığınıyorum"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 924

Hz Peygamber'in eşi Aişe (rah) şöyle haber verdi:
Hz Peygamber (as), namaz (ın sonun) da: "Ey Allahım! Ben kabir azabından sana sığınırım Mesih Deccal'in fitnesinden sana sığınırım Hayat ve ölüm fitnelerinden sana sığınırım Ey Allahım! Ben günahtan ve borçlanmaktan sana sığınırım" diye dua ederdi Biri kendisine: Ey Allah'ın Resulü! Borçtan ne de çok sığınıyorsun! dedi Bunun üzerine: "İnsan borçlandığı vakit söz söyler de yalan uydurur, söz verir de sözünde durmaz" buyurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 925

Muğire b Şu'be (ra) mevlası Verrad'dan rivayetle şöyle anlatır: Muğire b Şu'be Muaviye'ye,
Allah Resulü'nün (as), namazı bitirip selam verdiği zaman şunu söylediğini yazdı: "Yegâne olan Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur Onun hiçbir benzeri yoktur Mülk onundur Hamd, ona aittir Her şeye kudreti yeten odur Allahım, senin verdiğine mani olabilecek hiç kimse yok Vermediğine verebilecek de hiç kimse yok Baht ve servet sahibinin baht ve serveti senin lütuf ve ihsanın yerine geçip de kendisine fayda veremez"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 933

Ebu Hureyre (ra) şöyle nakletmiştir:
Muhacirlerin fakirleri Allah Resulü (as)'a geldiler ve "Ey Allah'ın Resulü, çok mal sahibleri yüksek dereceleri ve devamlı nimetleri alıp gittiler," dediler Allah Resulü: "Bu nasıl olur?" buyurdu Cevaben: Bizim namazımız gibi namaz kılarlar, bizim orucumuz gibi oruç tutarlar Halbuki onlar sadaka da verirler (oysa) biz veremiyoruz, köle de azat ederler (oysa) biz edemiyoruz, dediler Bunun üzerine Allah Resulü: "Size bir şey öğreteyim mi, ki onu yapmakla sizi geçip geride bırakmış olanlara yetişirsiniz, sizden sonraya kalanları da geçersiniz Sizin gibi yapanlar müstesna hiçbir kimse de sizden daha üstün olamaz!" buyurdu Evet, öğretiniz ey Allah'ın Resulü! dediler "Her namazdan sonra otuzüç kere Subhanellah, Allahu Ekber ve Elhamdu lillah deyiniz" buyurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 936

Ebu Hureyre (ra) şöyle dedi:
Allah Resulü (as) namaz başlangıçlarında iftitah tekbiri aldığı zaman okumaya başlamadan evvel biraz susardı Dedim ki: Ey Allah'ın Resulü! Anam, babam sana kurban olsun Tekbir ile kıraat arasındaki şu sükutunu, orada ne dediğini bana haber verirmisin? O, "Şöyle derim" buyurdu: "Allahım! Beni günahlarımdan doğu ile batı arasını açtığın kadar uzak tut Allahım! Beyaz kumaş kirden, pastan nasıl temizlenirse beni günahlarımdan öyle temizle Allahım! (Geçmiş) günahlarımdan da beni kar ile, su ile ve dolu ile tertemiz yıka!"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 940

Ebu Hureyre'nin (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as) şöyle buyurdu: "Namaz için kamet getirildiği zaman namaza koşa koşa gelmeyip, sakin bir şekilde yürüye yürüye geliniz Namazın yetiştiğiniz kadarını (imamla beraber) kılınız, kaçırdığınız kısmını da kendiniz tamamlayınız"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 944

Ebu Katâde (ra) şöyle dedi:
Biz Allah Resulü (as) ile birlikte namazda iken o, konuşma ve haykırışma sesleri duydu (Namazı kıldırdıktan sonra "Ne oluyorsunuz?" diye sordu Namaza yetişmek için acele ettik, dediler Buyurdu ki: " (Hayır) öyle yapmayınız Namaza geldiğinizde sekinetten ayrılmayınız (ağır ağır geliniz) Namazın yetiştiğiniz kadarını (imam ile beraber) kılınız, kaçırdığınız kısmını da siz tamamlayınız"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 948

Ebu Katâde'nin (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as) şöyle buyurdu: "Namaz için kamet getirildiğinde beni görmedikçe ayağa kalkmayınız"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 949

Ebu Hureyre (ra) şöyle dedi:
(Bir defasında) namaz için kamet getirildi Biz de Allah Resulü (as) bizim yanımıza çıkmadan önce kalktık ve safları düzelttik Sonra Allah Resulü geldi, nihayet namaz kılacağı yerde durunca tekbir almadan evvel (yıkanması lazım geldiğini) hatırladı Hemen yerinden ayrıldı ve bize: "Yerinizde durun!" dedi Biz, Allah Resulü yıkanmış ve başından su damlar olduğu halde tekrar bize gelinceye kadar kendisini ayakta bekledik Sonra tekbir aldı ve bize namaz kıldırdı
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 950

Cabir b Semure (ra) şöyle anlatır:
"Bilâl (vakit girince) ezanı okur, Hz Peygamber (as) çıkıncaya kadar kamet getirmezdi Onun çıktığını görünce kamet getirirdi"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 953

Ebu Hureyre'nin (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as) şöyle buyurdu: "Her kim namazın bir rekâtına yetişirse o namaza yetişmiş olur"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 954

Ebu Mesûd'un (ra) duyduğuna göre:
Allah Resulü (as) şöyle buyurmuştur: "Cebrail indi ve bana imam oldu Ben de onunla beraber namaz kıldım Sonra onunla birlikte namaz kıldım Sonra onunla birlikte namaz kıldım Sonra onunla birlikte namaz kıldım Sonra onunla birlikte namaz kıldım" Bunu söylerken Allah Resulü (as) beş (vakit) namazı parmaklarıyla sayıyordu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 959

Aişe (rah) şöyle anlatır:
Hz Peygamber (as), güneş (ışığı) hücremde tırmanırken ve henüz gölge (hücremin doğu duvarına) dönmeden ikindiyi kılar idi
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 961

Ebu Hureyre'nin (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as) şöyle buyurdu: "Sıcak şiddetlendiği vakitte namazı serinliğe bırakınız Çünkü sıcağın şiddeti Cehennemin kaynamasındandır"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 972

Ebu Zerr (ra) şöyle dedi:
Allah Resulü'nün müezzini öğle namazı ezanını okumağa davrandı Bunun üzerine Peygamber (as): "Serinliğe bırak, serinliğe bırak!" buyurdu Yahut "serinliği bekle, serinliği bekle" buyurdu Arkasından şöyle dedi: "Şüphesiz sıcağın şiddeti Cehennemin kaynamasındandır Sıcak şiddetlendiği zaman namazı serinliğe bırakınız"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 976

Ebu Hureyre'nin (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as) şöyle buyurdu: "Cehennem ateşi Rabbine şikâyette bulundu: Ey Rabbim! Ben kendimi yiyorum (izin ver!), dedi Yüce Allah da iki defa nefes almasına izin verdi Nefesin biri kışın, diğeri yazın Karşılaşmış olduğununuz çok şiddetli sıcak ile sizi en çok üşüten Zemheri soğuğu işte budur"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 977

Enes b Malik (ra) şöyle dedi:
Sıcağın şiddetli vaktinde Allah Resulü (as) ile birlikte namaz kılardık da herhangi birimiz sıcaktan alnını yere koyamadığı zamanlarda elbisesini yayar ve üzerine secde ederdi
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 983

Enes b Malik (ra) şöyle dedi:
Allah Resulü (as), güneş henüz yüksek ve dipdiri iken ikindi namazını kıldırırdı (Namazdan sonra) Avali'ye giden insan, Avali'ye varırdı da güneş hâlâ yüksek bulunurdu
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 984

Enes b Malik'in şöyle dediğini Ebu Umame anlatıyor:
Kendisi öğle namazından çıktıktan sonra Enes b Malik'in Basra'daki mescidin yanında bulunan evinde huzuruna girdi Şöyle dedi:Yanına girdiğimiz zaman bize: İkindiyi kıldınız mı? diye sordu Biz de kendisine: Şu saatte öğlen namazından çıktık, dedik İkindiyi kılınız dedi Kalktık ve ikindi namazını kıldık Namazı bitirdikten sonra şöyle dedi: Allah Resulü'nden (as) işittim buyuruyordu ki: "Bu, münafık namazıdır Oturur güneşi gözetler, güneş şeytanın iki boynuzu arasında olduğu zaman, kalkar namazı kuşun gagalaması gibi süratle dört rekât kılar Kıldığı bu namaz içinde Allah'ı ancak pek az zikreder"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 987

Rafi' b Hadîc (ra) şöyle dedi:
Biz, Allah Resulü (as) ile beraber ikindi namazını kılardık Sonra deve boğazlanır (Takribi) on parçaya bölünür, sonra pişirilirdi de güneşin batmasından önce pişmiş et yerdik
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 990

Abdullah b Ömer'in (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as) şöyle buyurdu: "İkindi namazını kaçıran kimse sanki ehlini de malını da elinden kaçırmış (kaybetmiş) gibidir"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 991

Hz Ali (ra) şöyle dedi:
Hendek (Ahzap) günü olduğu zaman Allah Resulü (as) buyurdu ki: "Allah onların kabirlerini ve evlerini ateş doldursun Zira onlar ta güneş batıncaya kadar bizi hapsettiler ve orta namazını kılmaktan bizi alıkoydular"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 993

Cabir b Abdullah'ın (ra) anlattığına göre:
Hendek harbi günü (gün battıktan sonra) Ömer b Hattab gelip Kureyş kâfirlerine ağır sözler söylemeye başladı ve: Ey Allah'ın Resulü! İkindiyi az daha gün batmadan kılamayacaktım, dedi Allah Resulü (as): "Vallahi onu ben de kılamadım" buyurdu Bunun üzerine kalktık Buthan vadisine indik Orada Allah Resulü abdest aldı, biz de abdest aldık Arkasından gün battıktan sonra Allah Resulü ikindiyi sonra onun arkasından da akşamı kıldırdı
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1000

Ebu Hureyre'nin (ra) naklettiğine göre:
Hadis: Allah Resulü (as) şöyle buyurdu: " (Her gün) bir kısım melekler geceleyin, diğer bir kısım melek de gündüzleyin birbirlerinin peşi sıra size gelir içinizde kalırlar Bunlar sabah ile ikindi namazlarında buluştuktan sonra (evvelce) içinizde kalmış olanlar semaya yükselirler Yüce Allah namaz kılmış kullarının hallerini en iyi bilen iken (yine) o meleklere: Kullarımı ne halde bıraktınız? diye sorar Onlar da: Onları namaz kılarlarken bıraktık Nitekim namaz kılarlarken bulmuştuk, cevabını verirler"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1001

Cerir b Abdullah (ra) şöyle dedi:
Bir gece Allah Resulü'nün (as) yanında oturuyorduk (Ayın ondördü idi) Allah Resulü aya baktı ve şöyle buyurdu: "Şu ayı nasıl birbirinize gösterebilmek için sıkışıp üst üste yığılmanıza gerek kalmaksızın hiç zahmetsizce görüyorsanız, Rabbinizi de öylece göreceksiniz Artık güneşin doğmasından da, batmasından da evvelki namazların hiçbirini geçirmemek elinizden gelirse ona çalışınız" Bunlarla ikindi ve sabah namazlarını kasteder Sonra Cerir şu ayeti okudu: Bunun için onların atıp tutmalarını, sabırla karşıla, güneşin doğmasından önce Rabbini yücelterek ibadetini yap, batmasından önce de; gecenin başladığı zamanla gündüzün iki ucunda da ibadet et ki, gönül rahatlığına eresin
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1002

 

FataL is offline  
Alt 26-05-2008   #3
Profil Bilgileri
Reklam
www.mumsema.com
Standart --->: Mescitler Ve Namaz Kılma Yerleri

Ebu Musa'nın (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as) "Her kim iki serinlik namazını (sabah ve ikindi namazlarını) kılarsa Cennete girecektir" buyurmaktadır
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1005

Seleme b Ekva'nın (ra) naklettiğine göre:
Allah Resulü (as), akşam namazını güneş battığı yani perdenin arkasına çekildiği zaman kılar idi
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1006

Rafi' b Hadîc (ra) şöyle dedi:
Biz akşam namazını Hz Peygamber (as) ile birlikte kılardık da her birimiz namazdan çıktığında attığı okun nereye düştüğünü muhakkak görürdü
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1007

Hz Peygamber'in zevcesi Aişe (rah) şöyle anlattı:
Allah Resulü (as) bir gece yatsı namazını geç vakte kadar bıraktı Bu, gecenin karanlığında kılındığı için atame (karanlık) namazı denilen namazdır Allah Resulü o gece hücresinden erken çıkmadı Nihayet Ömer b Hattab (Buradaki) kadınlar ve çocuklar uyuya kaldılar dedi Bunun üzerine Allah Resulü dışarıya çıkıp yanlarına vardığı zaman mescitte bulunanlara: "Şimdi yeryüzünde sizden başka bu namazı bekleyen hiç kimse yoktur" buyurdu Bu (dediğim) İslâm henüz insanlar arasında yayılmadan evvel idi
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1008

Abdullah b Ömer (ra) şöyle anlattı:
Bir gece mescitte yatsı namazını kıldırması için Allah Resulü'nü (as) bekleyip kaldık Sonra gecenin üçte biri yahut daha sonrası geçtiği vakit yanımıza geldi Kendisini ailesi ile ilgili bir şey mi meşgul etti, yahut bunun dışında bir sebep mi bilmiyoruz Yanımıza çıktığı zaman: "Siz bir namaz için bekliyorsunuz ki sizden başka hiçbir din ehli onu beklemiyor Eğer ümmetime ağır gelmeseydi onlara muhakkak bu saatte kıldırır idim" buyurdu Sonra muezzine emretti Oda namaz için kamet etti ve Allah Resulü namazı kıldırdı
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1010

Enes (ra) Sabit'ten rivayetle şöyle dedi:
Enes'e Allah Resulü'nün mührünü sordular, Enes de: Allah Resulü (as) bir gece yatsı namazını gecenin yarısına kadar yahut nerde ise yarısının geçmesine kadar geri bıraktı Sonra geldi ve: " (Bu saatte) insanlar namaz kılmışlar ve uyumuşlardır Siz ise namazı beklemekte olduğunuz müddetçe bir namaz içinde bulunmaktasınız" buyurdu Enes dedi ki: Gümüşten yüzüğünün (mührünün) parıltısı hâlâ gözümün önündedir Enes bunu söylerken sol elinin küçük parmağını kaldırarak Peygamber'in yüzüğünün orada bulunduğunu işaret etti
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 1012

Ebu Musa (ra) şöyle dedi:
Ben ve gemide benimle beraber (Medine'ye) gelenler Bakii Buthan'a inmiştik Allah Resulü'de (as) Medine'de idi Her gece yatsı namazı vaktinde Allah Resulü'nün huzuruna bizimkilerden beş on kişi nöbet ile giderlerdi Ebu Musa devamla: Arkadaşlarımla ben Allah Resulü'nü kendilerinin bir işiyle biraz meşgul bulduk Ondan dolayı da namazı gecenin yarı