| |||||||
| Forum Kuralları | Bize Ulaşın | İletiler | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| | #1 |
| Sinan, Türk mimarlık sanatının en büyük ustalarından biridir Yurdumuz onun ölümsüz yapıtları ile doludur Sinan'ın eserleri bugün bile görenleri hayran bırakmaktadır Eserlerinde incelik, sağlamlık ve güzellik göze çarpar Sinan'ın eserleri gün görmüş, hoş görülü bilge kişiler gibidir Yüzyıllar ötesinden sabırlı, ağırbaşlı, eşsiz güzellikleri ile bize bakarlar Yeryüzünde bu duyguyu veren az sayıda sanat yapıtı vardır Dünyanın öbür köşelerinden Sinan'ın eserlerini yakından görmek için her yıl yurdumuza binlerce turist gelir Beğeni, şaşkınlık, güzel bir sanat yapıtı karşısında duyulan coşku ile izlenen yapıtları övünç kaynağımızdır![]() Sanat anlayışında meydana gelen değişikliklere rağmen O'nun eseri, değerini korumaktadır Kötü doğa koşulları, yağmurlar, rüzgarlar, seller, depremler bu eserlerin güzelliğini, sağlamlığını, inceliğini bozamamıştır Sinan'ın büyüklüğü, yapılarının ölmezliği, buradan gelmektedir Türkler güzel sanatların, mimari, süslemecilik, oymacılık ve yazı (hat) dallarında eşsiz eserler ortaya koymuştur Bütün dünyanın beğenisini kazanan bu yapıtlar müzelerimizin en değerli hazinesidir Mimarlık alanındaki yapıtlarıyla kendini dünyaya kabul ettiren Mimar Sinan bazı kaynaklara göre 29 Mayıs 1490 günü Kayseri'nin Kesi bucağına bağlı Ağırnas köyünde doğmuş Çocukluğunda arkadaşları bilinen oyunları oynarken O; bahçelere, bağlara su yolları, köprüler, topraktan kaleler, evler yapardı Yaşadığı devirde Anadolu'nun genç ve sağlıklı çocukları köylerinden, yurtlarından devşirilir, saraya getirilirdi Eğitimlerine özen gösterilen bu çocuklar, sonradan yeniçeri olarak veya devletin öteki işlerinde görevlendirilirdi Sinan, Yavuz Sultan Selim zamanında devşirilerek İstanbul'a getirildi Sarayda acemi oğlanlar okuluna verildi Bu okulda okuma yazmanın yanı sıra uygulamalı sanatlar da öğretiliyordu Sinan marangozluğu seçti Ünlü ustaların yanında cami, han, çeşme ve hamamların yapımında çırak olarak çalıştı Sonra askeri mimar olarak görev yaptı 1535'te Osmanlı ordusunun İran seferi sırasında Van'ı almaya giden askerler arasında Sinan'da vardı Van Gölü kıyısında askerlerin karşıya geçmesi için gemi yapılması gerekti Bu iş Sinan tarafından gerçekleştirildi Barbaros Hayrettin Paşa ile İtalya sahillerini dolaştı, bu arada Bağdat seferine katıldı Savaşta köprüler yaparak orduya zafer yollarını açtı Sefer dönüşü Sinan tümüyle mimarlık mesleğine girdi Mimar Hasekisi sanını aldı 1538'de saraya mimarbaşı oldu![]() O yıllarda Osmanlılar; dünyanın büyük bir bölümüne egemendi Sinan İstanbul'da Bizans mimari eserlerini inceledi Yavuz Selim'in doğu seferlerine, Kanunî Sultan Süleyman'ın batı seferlerine katıldı Dünyanın ünlü mimarî yapıtlarını yakından gördü, onları incelemek fırsatını buldu Hiç bir zaman gördüklerini taklit etmedi Sinan'ın bilinen 315 eseri vardır, bunun 73'ü cami, 49'u mescit, 50'si medrese, 7'si kitaplık, 17'si imaret, 6'sı hastane, 7'si su kemeri, 7'si köprü, 18'i kervansaray, 5'i buğday deposu, 31'i hamam, 18'i türbedir İlk eseri Kanunî Sultan Süleyman'ın oğlu Şehzade Mehmet adına 1543 yılında yaptığı Şehzade Camii'dir Cami 1548 yılında bitti Sinan'ın yapıtlarında, durmadan kendini aşma, daha iyiye, daha güzele varma çabası görülür En büyük amacı «işte bu yaptığım eser en iyisi» diyebilmekti Fakat arka arkaya yarattığı eserlerden sonra en görkemlisi olan Edirne'deki Selimiye Camii için bile «İşte en iyisi» diyemedi En iyiye, en güzele ulaşmak için hep çalıştı Bütün yapıtları birbirini aşan birer sanat anıtıdır Kendi anlatımına göre, sanat yaşamını üç bölüme ayırır Buna göre Sinan; Şehzade Camisini çıraklık, Süleymaniye Camiini kalfalık, Selimiye Camiini de ustalık devrinin eserleri olarak nitelendirir O devirde saray baş mimarinin görevleri oldukça yüklü idi İstanbul'un imarı, caddeleri, kaldırımları, su yolları, kentin alt yapı işleri, evlerin yapımında belli kuralların uygulanması, kale yapımlarının denetimi hep baş mimarın görevleri arasında idi Mimar Sinan İstanbul'un su yolları ile uğraşırken 1550 - 1560 yılları arasında Süleymaniye Camiinin yapımını tamamladı Anlatılanlara göre «Sinan, Süleymaniye Camiini yapmak için iki yıl İstanbul'da yer arar Caminin şimdi bulunduğu yere temel kazdırır Toprağın kayıp kaymadığını, temelin sağlam olup olmadığını denemek için temelin üstüne cam döktürür ve dört yıl bekler Bu arada Sinan'ı çekemeyenler Kanunî'ye şikayet ederler, «Dört yıldır yapıya başlamadı» derler Sinan temelin sağlam olduğunu anladıktan sonra caminin yapımını hızla sürdürür Kubbenin yapımı bittikten sonra ses yansımasını ayarlamak için, geceleri yapıya gelir Kubbenin altında nargile içer Su sesinin duvarlara yansımasını dinler, caminin iç bölümlerini ona göre yapar Süleymaniye Camiinin yapımı tamamlandıktan sonra Sinan caminin anahtarlarını Kanunî Sultan Süleyman'a verdiği zaman çok mutlu idi Padişah Sinan'a -Yapımını gerçekleştirdiğin bu Tanrı evini dua ederek açmak sana düşer Dedi Mimar Sinan'ın yapıtlarının bir özelliği de kimin için yapılmışsa o kişiyi çeşitli yönleri ile yansıtmasıdır Örneğin Kanunî Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan adına yaptığı Edirnekapıdaki Mihrimah Sultan Camii ince ve zarif görünümüyle bir kadını, Süleymaniye Kanunî Sultan Süleyman'ın görkemini yansıtmasıyla ün kazanmıştır Edirne'deki Selimiye de ikinci Selim'in şair ruhunu anlatan incecik zarif minareler vardır Her minarede bulunan üç şerefeye üç ayrı merdivenden çıkılması, dünya mimarisinde o güne kadar uygulanmamış bir işlemdi Mimar Sinan yapıtlarında hiç bir planı ikinci defa kullanmamıştır Her yeni yapıtına yeni buluşlarını eklerdi Mimar Sinan'ın evi İstanbul'un Süleymaniye semtinde idi; adına bir okul ve bir sebili vardı Öldükten sonra Süleymaniye Camiinin bahçesindeki türbesine gömüldü Sinan, paraya önem vermeyen bir kişiydi Osmanlı İmparatorluğu'nun en zengin yıllarında yaşadı Ünü dünyanın her yönüne yayılmış olan bu büyük mimar hiç zengin olmadı Yanında çalışanların emeklerinin karşılığını tam olarak verdi Kendisi yüz yıllık yaşantısında hep para sıkıntısı çekti Dünya mimarlık tarihine adını altın harflerle yazdıran Koca Sinan'ın ruhu gibi, esin kaynağı ve gönlü de zengindi![]()
| |
| |
| Dantel | Mumsema | Frmacil |
![]() |
| Tags: buyukleri, gunu, turk |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | son Mesaj |
| Amerikada Türk günü... | BADMAN | Diğer Videolar | 0 | 17-10-2008 07:41 |
| Almanya'daki Türk Günü | FataL | Özel Gün ve Geceler | 0 | 14-06-2008 19:45 |
| Kabus 22: Yıkım Günü (Türk Oyunu)(Demo) | Metalci_06 | Oyun-K-L | 0 | 24-10-2007 23:07 |
| dünyanın en büyükleri. | g.e.s | Komik Resimler | 10 | 17-08-2007 15:26 |
| Dünya'nın En Büyükleri! | baristekin | Konu Tekrarları Buraya | 3 | 09-04-2007 15:28 |