Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> Peygamber Efendimiz (S.A.V)

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et
Alt 04-06-2008   #1
Profil Bilgileri
Reklam
www.mumsema.com
Standart Rahman’ın Adıyla...



Rahman’ın Adıyla

Bir Nûr Yaratıldı, Kâinata Rahîm Olanın Rahmetini Muştulayan
Selâm Olsun O Müjdeciye!

Ve gözlerin düşer gecelerime!
Gözlerin düşer, gecelerde üşüyen yüreğime
Gözlerin, kâinattaki her bir zerreye düşer tek tek, hakikâti gösteren bir nûr olarak Rahmân ve Rahîm olanın mâhlukata bir büyük ikrâmıdır siyah gözlerin Ki onlardır zulmeti nûra çeviren, nazar kıldığı yerde güller bitiren Ve bir bakışıyla âlemi âşka doyuran!

Hamdolsun bizi bir çift siyah gözde âşka düşürene!
Hamdolsun, seni kendine “sevgili” eyleyene!
Seni en güzel şekilde terbiyene edene hamdolsun
Hamdolsun sana hikmeti verene, sana kitabı indirene, seni âlemlere uyarıcı olarak gönderene

Seni bize peygamber; bizi sana ümmet edene hamdolsun!
Ve hamd yalnız O’na olsun!

Ey Nebî; sana, zaman denilen mâhluku sıyırarak aradan, mahcubiyetle, hasretle ve elbette muhabbetle sesleniyorum, haddim olmayarak

Seni anlayabilme nimetinden beridir, görmeden sana inanıp bağlanmanın hadsiz hesapsız şerefini ve saâdetini tadıyorum, şükür ile
Benim gibi belki kâinat da senin gelişine hiçbir zaman şâhit olamadı
Âlemlerin nefes alışı belki senin hilkâtinle başladı
Senden aldı sanki melekler zârafeti; senden aldı ahlâk, letâfeti
Ve olacaksa bu arzın hüsranı, seni unutup yitirmekten
Rabbinin nûrundan bir ziyâ idin sanki Hiçbir şey bilmezken seni, belki sen Rabbinin “Ol” emrindeydin!
Âdemin tevbesindeydin, İbrahim’in duasında
Nuh’un gemisindeydin, İsa’nın müjdesinde

Ey Nebî, sen teşrif edince yeryüzüne, zaman belki yaratılışından beri en güzel, en mutlu ânını yaşadı

Çünkü Âlemlerin Rabbinin “Habibim” dediği o mukaddes nûrunun gölgesi düşüvermişti arza
Şerefine bu olayın, yer gök bayram etti Nice küfür sarayı yıkıldı, nice küfür ateşi söndü zuhûrunun hürmetine, zuhûrunun haşmetiyle

En çok Rabbin sevmişti seni
Sen de en çok O’nu
Sonra melekler sevdi seni, kanat gerdiler sana, başının üzerinde rahmet bulutu oldular kimi zaman
Ve sonra insanlar!
Ne güzel dostların vardı senin ey Nebî! Seni canından çok, her şeyden çok seven
Sen güneşsen onlar ışığını senden alan yıldız oldular karanlık gecelerimize
Sen son peygamberdin, sen Allah’ın Habibiydin!
Daha ötesi nedir ki?
Ve gelince vakit, bırakıp nûrundan bir parça bize, sen Refîk-i Âla ile vuslâta erdin
Bize ise hep hüzünler düştü ey Nebî!
Bir boşluktu sanki senden ayrı kalmanın sonu!

Halbuki ne “zaman” açabilirdi seninle aramızı, ne de sonu toprak bir beden yakınlaştırabilirdi seninle bizi; farkedemedik

Bilemedik! Senin o siyah gözlerinin nûru bir miskinin, bir fakirin gözlerinde saklıymış meğer; göremedik

Bilemedik! Senin ellerinin sıcaklığını hissedebilmek için bir yetimin başını okşayabilmek yetermiş; düşünemedik

Ve yine bilemedik ey Nebî; seni sevindirmek, senin gönlünde yer edinebilmek, karanlıklar içerisinde kalan bir kalpte sevginin ateşini yakabilmekmiş; beceremedik

Yolda kalmışlığımızın, şaşıp durmuşluğumuzun kusuruna bakma ey Nebî!

Hani sen kral gibi değil de kul gibi yaşayan bir peygamber olmayı tercih etmiştin Sıkıntı, ezâ, hüzün

sanki senin en yakın yol arkadaşlarındı
Bir gün tok olursan bir gün aç olurdun
Ve hani yatışsın diye açlığın, bir değil de iki tane taş bağlamıştın ya mübârek karnına!
Biz de sanki gönlümüze sayısız taşlar bağlamışız ey Nebî, seni unutmamıza sebep olan
Sanki, sana muhtâç ruhumuzun üzerine demirden ve betondan yaptığımız gökdelenlerle koca bir şehir inşâ etmişiz de seni anmak istersek, seni bulmak istersek o şehrin sokaklarında kaybolup değil seni, kendimizi dâhi unutalım, bulamayalım diye!


Ey Nebî, nefesini ver bize!
Nefes ver sensiz kalmaktan, seni hatırlayamamaktan kurumuş gövdelerimize!

Nefes ver ki dile gelelim ve dem vuralım firâkından
Nefes ver ki bize yeşersin gövdemiz, gülzar olsun bedenimiz

Nefes ver bize; bitsin artık bu asırlardır süren ümmetinin kara kışı; nefes verdiğin baharları teneffüs edelim senin kokundur diye, kokusu sensin diye

Ey Nebî! İçimdeki hüznümü hasretine adadım


Ne zaman sensizliği tüm hücrelerimle hissedebilsem takatim kalmıyor

Nefesim kesiliyor da, kanım donuyor
Ey Nebî, yolda kalmışlığımızı yüzümüze vurma n’olur!

Pürkusur hâlimizle gelip de aklayamazsak kendimizi mizanda, bizi önce sen sitemli gözlerinle utancın nârına atma, n’olur!

Ey Nebî! Seni yaratılmış tüm zerreler miktârınca sâlat ve selâmla anıyoruz; utanarak

Ey Nebî! Şefaâtini umarak

Allah’ım! Peygamberimiz Muhammed’e, âline ve ashâbına selâm olsun


Allah’ım! Sen peygamberimize vesîleyi ve fazîleti ihsân et

Ve onu vaad ettiğin Makâm-ı Mahmûd’a eriştir
Âmin!

 

mehmet-22 is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Cevapla



Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap son Mesaj
Rahman ALLAH Hasan Dini Videolar 1 2 Hafta önce 10:10
Gün Allah’ın adıyla başlar... aygen Dini Sohbet 2 10-10-2008 15:22
Kalpler rahman’ın iki parmağı arasındadır Gölge AdaM Sünnet & Hadis 1 07-10-2008 22:28
Aşk Adıyla.. ayşe_41 Resimli Şiirler 15 19-07-2008 14:51
Esirgeyen Ve Bağışlayan Allah(c.c.)ın Adıyla herbstregen87 Dua 1 25-06-2008 02:35

Saat 16:56.

Web Site Ekle Pagerank Toplist Netfrm Frmalev Mumsema Frmacil Dantel Derya Modeller Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.