Mumsema.NET

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   Mumsema.NET >
İslamiyet
> İslami Konular > Sahabeler ve Alimler

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et
Alt 16-08-2007   #1
Profil Bilgileri
Reklam
www.mumsema.com
Standart Selman-ı Farisi



Selman-ı FarisiSelman-ı Farisi hazretleri, eshab-ı kiramın büyüklerinden ve meşhurlarındandır Ehl-i beytten sayılmıştır İnsanları Hakka davet eden, doğru yolu göstererek saadete kavuşturan ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velilerin ikinci halkasıdır

Hendek savaşından itibaren bütün gazalara katıldı Bedir ve Uhud savaşından sonra, Medine üzerine üçüncü defa yürüyen müşriklere karşı nasıl bir savunma yapılması gerektiği istişare ediliyordu Bütün müşriklerin birleşerek hücum ettiği bu savaşta Selman-ı Farisi, Resulullaha hendek kazmak suretiyle savunma yapmayı söyledi Onun bu teklifi kabul edilip, hendek kazıldı Bu sebeple bu savaşa, Hendek Savaşı denildi Selman-ı Farisi, içlerinde Amr bin Avf, Huzeyfe bin Yeman, Numan bin Mukarrin ile Ensar'dan altı kişinin bulunduğu bir grupla beraber bulunuyordu Kendisi güçlü ve kuvvetli bir zat idi Hendek kazma işinde gayet mahir ve becerikli idi Yalnız başına on kişinin kazdığı yeri kazardı Cabir bin Abdullah: "Selman’ın kendisine ayrılan beş arşın uzunluğunda, beş arşın derinliğinde yeri vaktinde kazıp bitirdiğini gördüm" buyurmuştur

Hendek savaşındaki gayret ve hizmetinden dolayı ona Peygamber efendimiz "Selman-ül Hayr" "Hayırlı Selman" buyurdu

Eshab-ı kiram tarafından da çok sevilip hürmet görürdü Selman-ı Farisi hazretleri dünyaya hiç rağbet etmezdi Kendisine gelen bütün dünya malını Allah rızası için dağıtırdı Ayakta duramayacak hale gelinceye kadar namaz kılar, sonra bedeni yorulunca oturur dili ile zikir ederdi Dili yorulduğu zaman da Allahü teâlânın yarattığı şeylerdeki hikmetleri düşünürdü ki, bu tefekkürü Peygamber efendimizin "Bir saat tefekkür bin sene ibadetten hayırlıdır" buyurdukları tefekkürdü Birazcık dinlenince "Ey nefsim sen iyi dinlendin Şimdi kalk Allahü teâlâya ibadet et" Diline de "Ey lisanım, sen de Allahü teâlânın zikrine başla" derdi

Selman-ı Farisi hazretleri zaten Eshab-ı Suffe denilen ve Peygamber efendimizin bizatihi kendilerini ilim öğrenmekle vazifeli kıldıkları ve Peygamberimizden hazarda ve seferde bir an ayrılmayan kimselerdendi Bazı geceler Resulullahın huzurunda bulunarak başbaşa saatlerce sohbetinde kalırdı

Elinde mal bulundurmazdı Kinde kabilesinden bir hanım ile evlenmişti Evlendiği kadının evine girdiği zaman duvarlarına süs eşyalarının asılmış olduğunu gördü

Ziynetli, süs örtülerin Kâbe-i Muazzamaya yakışacağını söyledi ve eve girmedi Kapının örtüsü hariç bütün örtüler kaldırıldı Eve girdiği zaman bir hayli mal gördü "Bunlar kimin içindir?" diye sordu Dediler ki, "Senin ve hanımının malıdır Buyurdu ki: "Resulullah bana bunu tavsiye etmedi Bana bir yolcunun malından ve ihtiyacından fazla bir şey bulundurmamamı tavsiye etti" Biraz sonra bir hizmetçi gördü "Bu hizmetçi kimin?" diye sordu "Senin ve ehlinindir" dediler Buyurdu ki: "Halilim (sallallahü aleyhi ve sellem) bana bunu tavsiye etmedi ve evinde nikahlı zevcenden başka kimse bulundurma, buyurdu Eğer bulundurursam onlar kadınların yapması icap eden şeyleri (yalanı, geçimsizliği, dedikoduyu) yaparlar diye tavsiye etti" Bunun üzerine hizmetçi kadını da gönderdi Daha sonra hanımının yanına girdi ve ona "Sen bana emrettiğim şeylerde itaat edecek misin?" diye sordu

Hanımı, "Senin meclisine itaat etmek üzere oturdum" Yani sana itaat etmek üzere geldim, evlendim dedi Bunun üzerine Halilim (sallallahü aleyhi ve sellem) bana buyurdu ki, "Sen ehlinle Allahü teâlânın emirlerini yerine getirmek üzere bir araya gel" dedi

Bundan sonra namaz kılmaya kalktı ve ehline de namaz kılmasını emretti Çok ibadet edip gözyaşı döktü ve bereketli kılması için Allahü teâlâya dua etti Selman-ı Farisi hazretleri hanımı ile de gayet zahidane bir hayat sürdüler Eshab-ı Suffe içerisinde Resulullahın önünde, İslam ilimlerini öğreniyordu Hz Selman (radıyallahü anh) senelerce fakirlik ve kölelik içerisinde çektiği sıkıntıları, vahiy pınarının berrak sularından, kana kana içip gideriyordu Ehli Suffe içerisinde Resulullah efendimize en yakın olan Selman-ı Farisi hazretleri idi Hz Âişe validemiz buyurdu ki: "Selman-ı Farisi geceleri uzun zaman Resulullah ile beraber kalırdı ve sohbetinde bulunurdu Neredeyse Resulullahın yanında bizden fazla kalırdı Peygamber efendimiz "Allahü teâlânın bana sevdiğini bildirdiği, benim de sevmemi emrettiği dört kişiden biri Selman’dır" buyurdu

Hz Ebu Bekir devrinde Medine'denveHz Ebu Bekir'in sohbetinden bir an ayrılmayan Hz Selman, Hz Ömer zamanında İran fethine katılmıştır, İslam ordusunun büyük zaferlere kavuştuğu bu seferlerde çok büyük hizmetleri olmuştur, İranlılar hakkında büyük malumat sahibi idi Çünkü kendisi İranlıydı İranlıları kendi lisanlarıyla dine davet ediyor, onlara İslamiyet’i anlatıyordu İranlılar savaşlarında fil kullanıyorlardı Müslümanlar o zamana kadar fil görmedikleri için çok şaşırdılar Hz Selman fillerle nasıl çarpışılacağını ve nasıl öldürüleceğini İslam askerlerine gösterdi İran'ın Medayin şehri alınınca onu Hz Ömer şehre vali tayin etti İlmi, basireti vazifesindeki adaleti ve nezaketi ile Medayin halkı tarafından çok sevilip sayıldı Böylece İslamiyet orada süratle yayıldı

Selman-ı Farisi hazretleri HzÖmer zamanında Medayin valisi iken otuz bin kişiye hutbe okuduğu zaman yanında da iki parçadan müteşekkil bir hırka vardı Hırkasının bir parçasını namazlık olarak serer namaz kılar, diğer parçasını da giyerdi Ondan başka hiçbir elbisesi yoktu Vali olduğu için kendisine maaş verildi Maaşını aldığı zaman ondan hiçbir şey harcamaz hepsini fakirlere dağıtırdı Kendi emeği ile geçinirdi Topraktan tabak çanak yapar üç dirheme satardı Onun bir dirhemi ile bir daha tabak yapmak için malzeme alır, bir dirhemini sadaka verir, bir dirhemiyle de evinin ihtiyacı olan şeyler alırdı

Medayin'de vali iken Şam'dan bir kimse geldi Yanında bir çuval incir vardı Selman-ı Farisi hazretlerini tek bir hırka ile görünce işçi zannetti ' "Gel şunu taşı" dedi O da çuvalı yüklendi ve yürümeye başladı Bunu görenler, adama, "Sen ne yapıyorsun bu validir" dediler Adam, "Kusurumu bağışlayınız, sizi tanıyamadım Çuvalı indirin" dedi Hz Selman; "Hayır niyet ettim gideceğin yere kadar götüreceğim" dedi ve adamın evine kadar götürdü

Çok sade bir hayat yaşayan Selman-ı Farisi hazretleri, Hz Osman devrinde hastalandı Bu sırada kendisini ziyarete gelen Sa'd bin Ebi Vakkas'a artık dünyadan ayrılacağım ve bütün servetinin bir kase (tas), bir leğen, bir kilim ve bir hasırdan ibaret olduğunu söyledi Kendisini ziyarete gelen Eshab-ı kiram nasihat isteyince, onlara hasta olduğu halde devamlı nasihatte bulunuyordu Bu hastalığı neticesinde Medayin'de vefat etti

İlim öğretmeyi çok severdi Çok âlim yetiştirmiştir Ebu Said el-Hudri, ibni Abbas, Evs bin Malik, onun talebeleri arasında idi Tabiinin büyüklerinden ve o zaman Medine'de Fukaha-i Seb'a denilen, yedi büyük âlimden biri olan, Kasım bin Muhammed de Selman-ı Farisi'nin talebelerindendir Onun derslerinde ve sohbetlerinde kemale gelmiştir

Selman-ı Farisi hazretleri, Resulullah efendimizin huzurunda ve sohbetlerinde kemale geldi Zahir ve batin ilimlerinde çok yüksek derecelere kavuştu Eshab-ı kiramın hepsi de böyle olmuştu Fakat Resulullahtan herkes, kendi kabiliyeti ve kapasitesi kadar feyz alırdı Hz Ebu Bekir'in kavuştuğu derecelere hiçbir Sahabi kavuşamadı Selman-ı Farisi hazretleri, Resulullahtan sonra Hz Ebu Bekir'in sohbetinde ve hizmetinde de çok bulunarak, ondan da feyz aldı

Hanımı anlatır:
Vefatına yakın bana: "Evde biraz misk olacak, onu suya koy ve başımın etrafına saç, insan ve cin olmayan kimseler (melekler) yanıma geleceklerdir" dedi Söylediği gibi yaptım Dışarı çıktım Odadan, "Esselamü aleyke, ey Allah’ın velisi ve Resulullahın arkadaşı" diyen bir ses duydum, içeri girdiğimde ruhunu teslim etmişti Yatağında uyuyor gibiydi

Said bin Müseyyeb, Abdullah bin Selam'dan naklen anlatır:
"Selman-ı Farisi bana: "Ey kardeşim, hangimiz evvel vefat ödersek, vefat eden kendini, hayatta olana göstersin" dedi, ben de bu mümkün müdür? dedim "Evet, mümkündür Çünkü müminin ruhu bedeninden ayrılınca, istediği yere gidebilir; kâfirin ruhu Siccinde hapsedilmiştir" dedi Selman vefat etti Bir gün kaylüle yaparken (gün ortasında uyurken) Selman'ın geldiğini gördüm Selam verdi Selamına cevap verdim Yerini nasıl buldun diye sordum, "İyidir Tevekkül et Tevekkül ne iyi şeydir" dedi ve üç kere tekrarladı"

Selman-ı Farisi hazretlerinin ilmi ile fazileti pek çoktu Her ilimde âlim idi Hz Ali, "Selman-ı Farisi evvelkilerin ve sonrakilerin ilmini öğrenmiş bitmez tükenmez bir denizdir" buyurmuşlardır Resulullaha sıdk ve muhabbeti sebebiyle Eshab-ı kiramın seçkinleri arasına Resulullah tarafından dahil edildi Muhacirlerle Ensar arasında, Muhacirlerden mi yoksa Ensardan mı meselesinde ihtilaf çıkınca Peygamber efendimiz, "Selman bizdendir, ehl-i beyttendir" buyurdu

Selman-ı Farisi hazretlerinin kıymetli nasihatlerinden bazıları şöyledir:

"Mümin, doktoru yanında olan hastaya benzer Doktoru, ona yarayan ve yaramayanı bilir Hasta, kendine zararlı bir şeyi isterse, mani olur ve yersen ölürsün der Müminin hali budur O birçok şeyleri arzular, ama Allahü teâlâ mani olur, tâ ölünceye kadar Sonra Cennete gider"

"Şaşılır şu kimseye ki, dünyaya hırsla sarılır, ama ölüm onu aramaktadır Unutmuş ama unutulmuş değildir Güler, ama bilmez ki, Rabbi ondan razı mıdır, yoksa değil midir?"

"Üç şey beni hayrete düşürdü Bunlar; ölüm kendisini yakalamak üzere olduğu halde, dünyalık peşinde olan kimselerin hali, kendisi gaflete dalıp, kendini unuttuğu halde unutulmamış olup, hesaba çekilecek olan kimseler ve Rabbinin kendinden razı olup, olmadığını bilmediği halde,ağızdolusu gülen kimselerin hali"

"İlim çoktur fakat ömür kısadır O halde önce dinde zaruri lazım olan ilimleri öğren!"

"Kalb ile bedenin hali kör ve topal bir kimsenin hali gibidir Kör bir ağacın altına gider, fakat onda meyve olduğunu göremez Topal, ağaçtaki meyveyi görür fakat alamaz, ilahi nimetleri kalb bilmeli, inanmalı, beden de onunla amil olmalı ki ahiretteki sonsuz nimetlere kavuşmak nasip olsun"

"Sizler mümkün olduğu kadar sabah çarşıya ilk çıkan ve akşam en son dönen olmayınız Çünkü bu iki vakit şeytanların harp ettikleri zamanlardır"

"Bir kimse Allahü teâlâya açık günah işlerse; tevbesi açık, gizli olarak günah işlerse tevbesi gizli olur Tevbe ettikten sonra: "Ya Rabbi bu tevbe ile günahımı affet" diye dua etsin"

"Bir zenginle arkadaş olduğun zaman, onun yanında dereceni düşürmek istemiyorsan kendisinden bir şey isteme Çünkü istemek insanoğlunun yüzünde siyah bir lekedir Verileni red eden kimse ise, verenin gözünde büyük ve ona karşı makamını korumuş olur"

"Farzları tam yapmadığı halde, nafilelerle derecesini yükseltmeye çalışan kimsenin hali, sermayesi elinden çıktığı (iflas ettiği) halde kâr peşinde koşan bir tüccarın haline benzer"

"Müminin ölüm zamanında alnının terlemesi, gözleri yaşarıp, burun deliklerinin kabarması, Allahü teâlânın rahmetine nail olduğunun alametidir"

"Namaz bir ölçektir Kim dolu dolu ölçer, onu hakkıyla kılarsa, büyük ecir ve mükafata kavuşur Kim ki, eksik ölçerse (adabına uygun kılmazsa) Allahü teâlânın buyurduğu Veyl'i (Cehennemi) hatırlasın

Ebu Vail diyor ki:
Bir arkadaşımla Selman'ın ziyaretine gittim Bize bir miktar arpa ekmeği ile biraz da tuz getirdi Arkadaşım "Şu tuzun yanında biraz da sater (kekik gibi bir ot) olsaydı" dedi Bunun üzerine Selman matarasını rehin vererek o otu aldı geldi Yemeği bitirince arkadaşım, "Bize verdiği nimete kanaat ettiğimiz, Allahü teâlâya hamd ederiz" dedi Selman: "Eğer kanaat etseydin, matara rehin olmazdı" buyurdu

Gayet az yerdi Bir sofrada kendisine daha ziyade yemesi için ısrar edilince, Peygamber efendimizin kendisine; "İnsanların ahirette çok açlık çekecek olanları, dünyada doyuncaya kadar yemek yiyenlerdir" buyurduğunu haber verdi Çok cömert olan Selman hazretleri günlük gelirinin çoğunu dağıtırdı ve el emeği ile geçinirdi Fakirleri daima doyurur, onlarla beraber yerdi Kendisi çok ihtiyar olduğu halde kendi işini kendi görürdü Bir şey taşırken elleri titrerdi Halk etrafına toplanır, eşyalarını biz taşıyalım derler, onlara; "Hayır yerine kadar kendim götüreceğim" derdi Halbuki emrinde binlerce kişi vardı

Buyurdu ki:
"Dünyada Allah için tevazu edin Dünyada tevazu sahibi olanları Allahü teâlâ kıyamet günü yüceltir"

"Eline geçmediği halde geçmiş gibi nimetlere şükür edip razı olan, eline geçmiş hükmündedir,"

"Cehennemin zulmeti ve azabı, dünyada iken insanların kendilerine ve başkalarına yaptıkları zulümdür"

"Allahü teâlâ müminin hastalığını ona kefaret yapar ve günahlarının affına sebep olur Fasıkın hastalığı ise, sahibi tarafından bağlanan devenin hali gibidir Daha sonra salındığında niçin bağlandığını ve neden salındığını bilmez"

"Resul-i Ekrem, bizde olmayan şeyi misafir için almak suretiyle külfete girmememizi ve mevcut ile yetinmemizi bizlere emretti"

Selman-ı Farisi hazretleri ölüm döşeğine yattığı vakit ağladı Sebebini soranlara "Dünyadan ayrıldığım için ağlamıyorum Ancak Resul-i Ekrem Efendimiz; "Dünyadan ayrılırken sermayeniz bir yolcunun yol azığından fazla olmasın" buyurmuştu, işte buna ağlıyorum" dedi Halbuki öldüğü vakit bıraktığı malın kıymeti on dirhem civarında idi

Bir gün yanında misafiri olduğu halde Medayin’den çıkıp bir yere gidiyorlardı Yolda karınları acıktı, yiyecek bir şeyleri de yoktu Orada geyikler ve kuşlar vardı Selman-ı Farisi hazretleri bir geyik ile bir kuşu yanına çağırdı, ikisi de yanlarına geldi Onlara "Bu kimse benim misafirimdir Sizi ona ikram etmek istiyorum" dedi Geyik ve kuş hiç itiraz etmediler Onları kesip yediler O zat bu işe çok hayret etti ve "Ey efendim, geyik ve kuşu çağırdınız hiç kaçmadan yanınıza geldiler, ben buna hayret ettim" dedi Hz Selman buyurdu ki: "Bunda hayret edilecek bir şey yok Bir kimse Allahü teâlâya itaat eder ve Ona hiç günah işlemezse, her şey ona itaat eder"

 

talha_efendi is offline  
Dantel   Mumsema   Frmacil
Cevapla



Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap son Mesaj
giresunlu öğrenciden sihir selman parlak Mirkan38 İlginç Videolar 2 15-07-2008 00:22
Ahmed Bİn SelmÂn En-neccÂd ZeuS Sahabeler ve Alimler 0 06-07-2007 15:21

Saat 11:47.

Web Site Ekle Pagerank Toplist Netfrm Frmalev Mumsema Frmacil Dantel Derya Modeller Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.12
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.